Erbil’e atılan füzelerle ilgili yeni iddia!

Haşdi Şabi 30. Tugay’dan bir yönetici, Haşdi Şabi gruplarının kontrolündeki Sehl-i Ninova’dan Erbil’e atılan füzelerin arkasında ABD’nin olduğunu söyledi. Füzelerin Sehl-i Ninova’dan atılması, Haşdi Şabi’yi birinci dereceden suçlu konumuna getirdi. Haşdi Şabi içerisinden bir kaynak ise 30. Tugay Eski Komutanı Vad el-Kadu’yu saldırının arkasında olmakla suçladı. Kaynak, Kadu’nun yeni tugay komutanı Ebu Kevser eş-Şebeki’yi zor durumda bırakmak istediğini kaydetti.

05.10.2020, Pts - 12:06

Erbil’e atılan füzelerle ilgili yeni iddia!
Haberi Paylaş

Irak Meclisi’nin olayın araştırılması için kurduğu soruşturma komitesi bölgeye ulaşırken, Kürdistan Bölgesi Yönetimi’ndeki uluslararası grupların da soruşturmaya katıldığı duyuruldu. 30. Tugay Operasyonlar Komutanı Ebu Sidra eş-Şebeki, “Füze fırlatma dosyası son derece şüpheli. Bunun amacı, Haşdi Şabi’yi zor duruma sokarak, Sehl-i Ninova’dan uzaklaştırmaktır. Amerikalıların bu eylemin arkasında olmasını ihtimal dahilinde görüyorum” dedi.

30. Tugay Komutanı Ebu Kevser eş-Şebeki, Bakanlar Kurulu’ndan bir soruşturma komitesinin geldiğini açıkladı. Şebeki, 30. Tugay’a yöneltilen suçlamalar karşısında şaşırdığını belirterek, “Tugayın bölgede bulunmasının birinci hedefi, bölgeyi herhangi bir tehlikeye karşı korumaktır. Tugayda görev yapanların hepsi, tüm bileşenleriyle birlikte bölgenin evlatlarından oluşuyor. Füzeler, Haşdi Şabi güçleri ile Peşmerge güçleri arasında kalan bir bölgeden fırlatıldı. Dolayısıyla bu bölgede güvenlik boşluğu bulunuyor” dedi.

Peşmerge Kuvvetleri Genel Sekreteri Cabbar Yaver, yaptığı açıklamada, “IKBY’deki soruşturma komitesi, uluslararası örgütlerin katılımıyla birlikte, olayın nasıl meydana geldiğini inceliyor. Komite, füzelerin fırlatılmasıyla ilgili detaylara ve fırlatma rampalarının kullanıldığı aracı kimin sağladığı bilgisine ulaşmak için uydu görüntülerinden ve bölgedeki kameralardan yardım alıyor” ifadesini kullandı.

Yaver, “Peşmerge Kuvvetleri’nin karşısında, Hanekin’den başlayarak Haşdi Şabi ve Irak Federal Polis’in bulunduğu Sincar ve Rebia bölgesine uzanan bir güvenlik kuşağı var. Bu güvenlik kuşağında çok sayıda güvenlik boşluğu bulunuyor ve farklı gruplar tarafından saldırılar için kullanılıyor” diye konuştu.

Yaver, Haşdi Şabi’ye yakın sosyal medya hesapları tarafından dolaşıma koyulan ve fırlatma rampaları monte edilen aracın IKBY’den gelmiş gibi gösterildiği video hakkında, “Şimdiye kadar, soruşturma devam ettiği ve sonuçları netleşmediği için ne merkezi hükümetten ne de IKBY hükümetinden herhangi bir suçlama yapıldı. Ancak şu an yapılan karşılıklı suçlamalar, sadece resmi olmayan grupların şahsi suçlamalarıdır” dedi.

Siyasi analist ve yazar Saman Nuh, bu saldırıların, Washington’un, Bağdat Büyükelçiliği’ne yapılan saldırıların tekrarlanması nedeniyle elçiliği kapatmayı ve ABD çıkarlarını Erbil’den yönetmeyi ciddi bir şekilde düşündüğünü ifade ederek Irak yönetimine verdiği tehdit mesajlarının ardından geldiğini ifade etti. Nuh, “Bu saldırılar, Haşdi Şabi içindeki velayet gruplarının Amerikalılara yönelik bir tehdit mesajı olarak görülebilir. Bu tehdit mesajında, ‘Haşdi Şabi’nin Irak’ta elinin uzanmadığı yer yok ve velayet gruplarının silahları Erbil Havalimanı’nı ve Harir Askeri Üssü’nü vurabilecek güçte’ denilmek isteniyor. Nitekim Erbil Havalimanı ve Harir Üssü’nde ABD bulunuyor” diye konuştu.

Nuh, “Saldırı Kürt yönetimine de ‘Amerikalıları kucaklamayı ve onlara güvenmeyi düşünmek tehlikeli bir beklenti’ mesajını veriyor. Bağdat’taki Büyükelçiliğin kapatılması tehdidi bütünüyle ağır ve sonuçları olacak bir adım. Bunun akabinde Irak’taki büyük Amerikan yatırımı aynı zamanda baskı altında Erbil’den de çekilebilir.

Nuh’a göre, İran müttefikleri, bu saldırıyla “Kürt liderler İran’ın kendilerine zarar verme gücünü unutmamalı ve en nihayetinde Şii paydaşların çoğunluğunun ABD’nin çekilmesiyle ilgili görüşünün dışına çıkmamaları gerekir” şeklinde dolaylı bir mesaj verdi.

Nuh, “Unutmamalıyız ki Erbil’e yapılan ve ileri kapasiteye sahip füzelerin kullanıldığı bu saldırı, füzelerin fırlatıldığı bölgeyi kontrol eden 30. Tugay Komutanının değiştirilmesi kararının yürürlüğe girmesinden bir gün önce gerçekleştirildi. Halbuki çoğu Haşdi Şabi grubu orta ağırlıklı silahlara sahip ve 30. Tugay velayet liderlerine yakın tugaylar kategorisine dahil ediliyor” ifadesini kullandı.

Sehl-i Ninova’daki Haşdi Şabi güçlerinden bir kaynak, verdiği demeçte, Erbil’e yapılan saldırının arkasında 30. Tugay Eski Komutanı Vad el-Kadu’nun olduğunu söyledi. Hakkında soruşturma açılması endişesiyle isminin gizli kalmasını isteyen kaynak, Kadu’nun bölgede kargaşa ve kaos yaratmak ve yerine geçen şu anki Tugay Komutanı’nı zor duruma düşürmek amacıyla bu saldırıyı gerçekleştirdiğini belirtti.

Kaynak, “Adı yolsuzluk anlaşmalarına ve insan hakları alanındaki suçlara karışan ve 30. Tugay Komutanlığı yaptığı dönemde bölge halkın talepleri ve baskıları sonucu görevden alınan Kadu, Bağdat’taki gruplardan birinin yardımını alarak Tugay Komutanlığı’na geri dönmeye çalışıyor” diye konuştu. Kürdistan Demokrat Partisi yöneticisi ve Irak’ın eski Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, daha önce yaptığı açıklamada, füze saldırısının arkasında Kadu’nun bulunduğunu söylemişti. Zebari, “Bu tür durumlar bizde tamamen bilinen şeyler. Nitekim El-Kadu, yönetimindeki 30’uncu Tugay’ın kontrol ettiği bölgelerde suç işlediğine dair hakkındaki suçlamalar nedeniyle terör listesinde yer alıyor” dedi.

Kürt Peşmerge kaynakları, Çarşamba günü, Erbil Havalimanı yakınına 3 füze düştüğünü, 4’üncü füzenin de İran’a muhalif bir grubun merkezine yakın alana isabet ettiğini bildirmişti.

Nerina Azad
Bu haber toplam: 11509 kişi tarafından görüldü.
Son Güncellenme:03:13:05
Bu gönderiye hiç yorum yapılmamış! İlk yorum yapan kişi olmak ister misin?
Nerina Azad
x