NEREDEN NEREYE GELDİK…Çoğunlukla düşünüyorum ve Kuzey Kürdistan için çok tuhaf oluyorum.
Kesinlikle ve kesinlikle biz; şimdi piyasada önde görünen tablo için mücadele etmedik.
Gerilla bağımsız, birleşik ve demokratik Kürdistan için şehit düştü. Amacı buydu.
20 binlere varan devletin “faili meçhul” cinayetleri Kürdistan’ın kurtuluşunu engellemek için yapıldığını biliyoruz.
Ülkemiz harabeye çevrildi, soykırım, özel savaş yöntemleri, köy yakmalar, boşaltılan yüz binlerce yerleşim yerleri, Kürdistan ekonomisinin çökertilmesi ve benzer ve benzer hep Kürdistan Kurtuluş Mücadelesini zayıflatmak için verildi.
Ergenekon ve AKP iktidarlarının yani devletin dayatmasıyla gelen fetvalarla bunlar unutturuldu, gerilla ve serhıldanların, kitlenin büyük direniş amaçlarından gelen FETVA\'larla vazgeçildi.
Kürdistan’ı tercih etmedik, tutsak alınan “Önderliği” tercih ettik. Kürdistana özgürlük denileceğinin Öcalan’a özgürlük ön plana çıkarıldı. Bir dönemde benimde bu konuda kusurlarım oldu. Geç farkettik.
Artık PKK tarihe maloldu. KCK kesinlikle PKK değildir. KCK ve HDP aynı amacı ve görüşleri savunuyor. Arada ki tek fark biri yasal görünüyor, diğeri illegal görünüyor ve elinde gerilla var. Zaten Kuzey için silahlı mücadelenin “miladının doldurduğunu” ilan ettiler.
Türkiyelileşme ve Türkiye solunun tasfiye yemiş kesimleri ile sosyal-demokrat(aslında sosyal şöven) bir partileşme hedefleniyor.Ezilenleri temsil ettiklerini söyleseler de; yapılan anketlerde Türkiye\'nin temel sorunu nedir diye sorulduğunda, demokrasidir diyenlerin oranı yüzde 6 civarındadır. Hadi ben bunu yüzde 10\'a çıkarayım.
Anketlerde ağırlıklı sorun ekonomi, ekonomik durum ve “istikrar”, işsizlik olarak ön plana çıkıyor. Partilere verilen oylara bakarsak nüfusun yüzde 90\'ı milliyetçidir,çünkü milliyetçi partilere oy vermektedirler ve buna Kürtlerde dahildir.
PKK tasfiye edildi. KCK ise Türkiye ile bütünleşme ve entegrasyon projesidir, HDP bunun devamıdır. HDP ye ağırlık verilerek “süreç” denilen şey tamamlanmak isteniyor.
O açıdan yapılan önümüzdeki seçimlerde barajı aşıp aşmamak temel bir strateji olmaz. Anlaşılan bu temel hedef olarak konuluyor. Bu durum KCK’nin siyasallaştırılması yani daha çok Türkü tezlere yaklaşılması ile tamamlanmak istenmektedir.
Bu gidişatı kesinlikle benimsemiyorum, olumsuz yanları ileride daha açık ortaya çıkacaktır. Uzatmadan bu parantezi kapatayım.
KCK GİDİŞATI KÖTÜYSE, KÜRDİSTAN’DA Kİ DİĞER MUHALEFETİN DURUMU İYİ Mİ?
Kesinlikle iyi değildir. Kuzey Kürdistan’da bir kaos ortamı yaşanıyor. Kürdistani amaçlar açısından belirsizlik yaşanıyor.
Birileri bizleri ve Özellikle TC ve MİT Kuzey Kürtlerini tıpkı 1. Dünya savaşındaki sömürgecilikle birleştikleri ve sömürgecilerinin başarıları için çalıştığı gibi, şimdi 100 yıl sonra aynı senaryo farklı biçimde sanki tekrarlanıyor.
“Süreç” ve AKP’nin de “çözüm” dediği olay ağırlıklı bu nitelik taşımaktadır.
*Kürdistan’daki KCK dışında kalan muhaliflerin çoğu “süreç” denilen olaya karşı nitelikli bir tavır koyamadılar. Hatta KCK ve İmralı eleştirisi adı altında AKP’ye yakın duranlarda oldu.
Kimileride “süreç”i destekledi. İçeriği boş olan bu süreçe muhalefet adı adı altında katılanlar tersten KCK ile benzer noktalara düşmüştür. AKP zayıf olduğu dönemde çok iyi takkiye yaptı. Bazı olumlu sloganları ve her konuda açılım yapacağını söyledi. Herkese de sırtını döndü. Şimdi hala Kürtlere karşı bu oyun sergilenmektedir. Kürdistan ve Kürtlere baştan beri sırtlarını döndükleri halde bu oyun sürmektedir.
*Barış istemek ayrı bir olaydır ama gerçeği olmayan barış oyununa katılmak muhalefet için ciddi bir hatadır. Hem bu oyuna destek olacaksın hemde Kürdistani görüneceksin...İşte bu olamaz.
*KCK karşıtlığı ve eleştirisi temelinde Kürdistani bir muhalefet olamaz. KCK eleştirilir ama a karşıtlık sömürgecilere karşı yapılır.
*Örgütlenme ve mücadele sömürgeciliğe karşı yapılır.
*Salt barışçı mücadele ile TC’ye karşı durulamaz. Kitle sehıldanları, sivil itaatsizlik ve BM\'nin bütün sömürge ve ezilen uluslara tanıdığı ve meşru gördüğü direniş yöntemleri Kuzey Kürdistan için geçerlidir. Kitleyi ve kendisini ve partisini vb buna hazırlamayanlar boşta kalır, bir arpa boyu kadar yol alamaz.
*Kürdistan halkının son otuz yıldaki direnişlerine ve Kürdistan için mücadelesine sahip çıkılmalıdır. Kendi halkının olumlu mücadelesine sahip çıkmayan bir muhalefet kendi halkını nasıl etkileyebilir ve örgütleyebilir?
*PKK deneyiminde Kürdistani muhalefetin öğrenecekleri olmalıdır. Bunu toptan tu kaka etmek siyaset bilimi açısından yanlıştır. “Olumluyu değerlendir, olumsuz olanı at” yaklaşımıyla hareket edilirse yeni olumlu sonuçlara varılır. Diğer Kürdistan parçalarına yaklaşım açısından da benzer tarz geçerli oluyor.
*Kürdistani muhalefet eski dünyaya ve bölgeye, mücadeleye ve örgütlenmeye yaklaşımını yeniden değerlendirip kendisiyle yüzleşmeden arpa boyu kadar yol alması mümkün değildir.
*Yeni bir dinamizm gereklidir.
*Kartlar yeniden karılıyor. Artık Kürdistan’a bölgede yer vardır. Demokratik ve özgürlükçü ve bağımsızlıkçı bir yaklaşımla eski kafalarımıza göre değil, kesinlikle yeni kafalara göre yenilenme, ilerleme şart olmaktadır.
Ben “eskiden haklıydım” diyene sorarlar, hani neredesin?
Demekki gerçeklik öyle değil.
Yeni bir fırtına dalgası Kuzeyide vuracaktır.
Hazır olan işi alıp ileriye taşır.
[email protected]
28-4.2015 Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.