İsrail ve Türkiye: Suriye topraklarında beklenen çatışma
Lübnanlı yazar Ahmed Mahmud Ucac, İsrail ile Türkiye’nin Suriye sahasında giderek sertleşen çıkar çatışmasının kontrollü bir gerilimden doğrudan askeri çatışma riskine evrildiğini belirterek, iki ülkenin askeri kapasitesi, ittifakları ve ekonomik dayanıklılığının bölgeyi sarsacak bir krizin eşiğine getirdiği uyarısında bulundu.
Lübnanlı yazar Ahmed Mahmud Ucac, Şarku’l Avsat’ta kaleme aldığı analizinde, Suriye topraklarının İsrail ile Türkiye arasında tehlikeli bir güç mücadelesine sahne olduğunu yazdı. Ucac’a göre, Beşşar Esad sonrası oluşan güvenlik boşluğu, İsrail’in askeri hareket alanını genişletme çabaları ile Türkiye’nin yeni Suriye yönetimi üzerinden nüfuzunu pekiştirme stratejisini karşı karşıya getirdi. Yazar, tarafların askeri kapasite, ittifak ilişkileri ve ekonomik dayanıklılıklarına dayanan bu rekabetin, ABD’nin küresel önceliklere yoğunlaştığı bir dönemde kontrolsüz bir çatışmaya dönüşebileceğine dikkat çekti.
Ucac, yazısında her iki ülkenin Suriye’ye farklı stratejik beklentilerle yaklaştığını vurguladı. Türkiye’nin, Esad yönetiminin zayıflamasının ardından Suriye’de yeni oluşan siyasi düzeni destekleyerek askeri ve ekonomik nüfuzunu artırmayı hedeflediğini belirten Ucac, İsrail’in ise merkezi otoritenin zayıf kalmasını ve Suriye hava sahasındaki hareket serbestisini korumayı stratejik öncelik olarak gördüğünü kaydetti. Bu iki yaklaşımın sahada doğrudan çatışan hedefler yarattığına dikkat çekti.
Yazıda, Esad sonrası dönemde oluşan güvenlik boşluğunun İsrail’i Suriye içinde daha agresif bir askeri pozisyona ittiği, bu kapsamda İran ve müttefiklerine yönelik saldırıların yanı sıra Türkiye’nin askeri üs olarak değerlendirmeyi planladığı kuzeydeki bazı askeri tesislerin ve havaalanlarının da hedef alındığı ifade edildi. Ucac, Türkiye’nin bu saldırıları kendi ulusal çıkarlarına doğrudan tehdit olarak algıladığını ve buna Suriye hükümetine verdiği askeri ve siyasi desteği artırarak yanıt verdiğini belirtti.
Lübnanlı yazar, Ankara ile Şam arasında imzalanan askeri anlaşmaların, ilerleyen süreçte İsrail’e karşı örtülü ya da açık bir ortak savunma düzenlemesine dönüşebileceğini öne sürdü. Bu durumun, Suriye sahasını iki bölgesel gücün dolaylı değil, doğrudan karşı karşıya geldiği bir cepheye dönüştürme riski taşıdığını ifade etti.
Ucac’a göre, olası bir çatışmayı tehlikeli kılan başlıca unsurlardan biri, her iki ülkenin de yüksek askeri kapasiteye sahip olması. İsrail’in gelişmiş hava gücü ve teknolojik üstünlüğüne karşın Türkiye’nin son 15 yılda savunma sanayisinde önemli bir atılım gerçekleştirdiğini hatırlatan yazar, Ankara’nın askeri ihtiyaçlarının büyük bölümünü yerli üretimle karşılar hale geldiğini ve silah tedarikinde dışa bağımlılığının azaldığını vurguladı.
Yazıda ittifakların da çatışmanın seyrinde belirleyici olacağına dikkat çekildi. Ucac, Türkiye’nin NATO üyeliği ve Ukrayna savaşı sonrası artan jeopolitik ağırlığı sayesinde bölgesel ve uluslararası düzeyde İsrail’e kıyasla daha geniş bir manevra alanına sahip olduğunu savundu. Buna karşılık İsrail’in, bölgesel yalnızlığını aşmak amacıyla Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile ilişkilerini güçlendirdiğini aktaran yazar, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail’i Türkiye ile doğrudan çatışmadan kaçınması yönündeki uyarılarını da hatırlattı.
Ekonomik faktörlerin de çatışma riskini artırdığına işaret eden Ucac, İsrail’in Gazze ve İran cephelerinde yürüttüğü savaşların ülke ekonomisi üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu, buna karşın Türkiye’nin daha geniş iş gücü havuzu ve üretim kapasitesi sayesinde uzun süreli bir kriz karşısında görece daha dayanıklı olduğunu ifade etti.
Analizin sonunda Ucac, her iki liderin de mevcut koşulları “tarihi bir fırsat” olarak gördüğünü belirtti. Netanyahu’nun Tevrat merkezli güvenlik anlayışı ile Erdoğan’ın kültürel ve ekonomik etki alanını genişletmeye dayalı bölgesel vizyonunun Suriye’de uzlaşmaz bir karşıtlık yarattığını savunan yazar, ABD’nin arabulucu rol üstlenmemesi halinde İsrail ile Türkiye arasında doğrudan bir askeri çatışmanın kaçınılmaz hale gelebileceği uyarısında bulundu.
Son güncellenme: 07:17:09