İran’ın nükleer politikasını şekillendiren isim: Ali Laricani
ABD ile İran arasında Cenevre’de yapılacak görüşmeler öncesinde, Tahran’ın nükleer stratejisinin perde arkasındaki en etkili aktörlerinden biri olarak ülkenin üst düzey güvenlik yetkilisi Ali Laricani öne çıkıyor.

ABD ile İranlı müzakereciler Perşembe günü Cenevre’de bir araya geldiğinde, İran’ın üst düzey güvenlik yetkilisi Ali Laricani sahnede olmayacak; ancak Tahran’ın nükleer politikası ve stratejik diplomasisinin arkasındaki kilit isim olarak öne çıkacak.
İdeolojik bağlılık ile pragmatik devlet yönetimi arasında denge kurma becerisiyle bilinen 68 yaşındaki Laricani, görüşmelere katılmasa da İran’ın nükleer yaklaşımında merkezi rol oynuyor. Ocak sonunda Tahran’ın tercihi olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Moskova’da görüşen Laricani, bu ay da ABD ile yaşanan gerilimde arabuluculuk çabaları kapsamında Körfez yetkilileriyle temas kurdu.
Gözlüklü ve ölçülü üslubuyla tanınan Laricani’nin, uzun yıllara dayanan askeri, medya ve yasama kariyerinin ardından İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in güvenini kazandığı düşünülüyor. 2025’teki İran-İsrail savaşından haftalar sonra İran’ın en üst güvenlik organı olan Supreme National Security Council başkanlığına getirildi.
Sistemin içinden gelen isim
1957’de Necef’te doğan Laricani, İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ruhullah Humeyni ile yakın ilişkileri bulunan tanınmış bir Şii din adamının oğlu. Ailesi onlarca yıldır İran siyasetinde etkili konumda yer alıyor.
University of Tehran’da Batı Felsefesi doktorası yapan Laricani, İran-Irak savaşı sırasında Devrim Muhafızları’nda görev aldı. Daha sonra 1994-2004 arasında devlet yayın kuruluşu IRIB’in başkanlığını yürüttü ve 2008-2020 döneminde Meclis Başkanı oldu.
2005’te cumhurbaşkanlığı seçimlerine katıldı ancak popülist aday Mahmud Ahmedinejad’e kaybetti. Daha sonra nükleer diplomasi konusunda iki isim arasında anlaşmazlıklar yaşandı. Laricani 2021 ve 2024 seçimlerinde ise adaylıktan men edildi.
Diplomasi ve nükleer müzakereler
Gözlemciler, Laricani’nin yeniden güvenlik konseyi başına getirilmesini daha pragmatik bir güvenlik yönetimi işareti olarak değerlendiriyor. International Crisis Group İran Proje Direktörü Ali Vaez’e göre Laricani “sistemin nasıl işlediğini bilen, dini liderin eğilimlerine hâkim usta bir operatör”.
Nükleer müzakerelerin savunucularından olan Laricani, ABD Başkanı Donald Trump’ın 2018’de çekilmesiyle dağılan 2015 nükleer anlaşmasını desteklemişti. 2025’te ABD ile yapılan görüşmeler öncesinde ise dış baskının sürmesi halinde İran’ın nükleer tutumunun değişebileceği uyarısında bulundu.
İran ile İsrail arasındaki çatışmanın ardından Batı’nın nükleer kaygılarını “daha geniş bir çatışma için bahane” olarak nitelendiren Laricani, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ile sınırlı kalması gerektiğini savundu. Katar ve Umman gibi Körfez ülkelerine yaptığı ziyaretlerle diplomatik görünürlüğü de arttı (Umman, Katar).
“Bu sorunun hızlı çözümünü istiyoruz” diyen Laricani, Al Jazeera’ya verdiği röportajda ABD ile savaş ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.
Yaptırımlar ve siyasi hedefler
Laricani, Ocak ayında ülke genelindeki protestoların “şiddetle bastırılması” gerekçesiyle ABD yaptırımlarına maruz kalan yetkililer arasında yer aldı. Ekonomik baskıların protestolara yol açtığını kabul etse de şiddeti ABD ve İsrail’in dış müdahalesine bağladı.
Uzmanlara göre Laricani’nin siyasi hesapları uzun vadeli hedeflerle şekilleniyor. Ali Vaez, Laricani’nin cumhurbaşkanlığına aday olma isteğinin güçlü olduğunu belirterek, bunun hem sistemi koruma hem de siyasi seçeneklerini tüketmeme motivasyonu yarattığını ifade etti.
Son güncellenme: 12:15:10



































































































































































































