Trump Birliğin Durumu konuşmasında hangi mesajları verdi?
ABD Başkanı Donald Trump 108 dakika süren Birliğin Durumu konuşmasında Amerikan halkına dış politika hamlelerini açıklamaya çalıştı, İran'ı "karanlık emellerin peşinde olmakla" suçladı.

ABD Başkanı Donald Trump, Kongre'de gerçekleştirdiği geleneksel Birliğin Durumu konuşmasında ağırlıkla iç politika meselelerine odaklandı, ancak kürsüde kaldığı 1 saat 48 dakika boyunca dış politika hamlelerini de savundu.
Trump; Gazze'deki kırılgan ateşkesi, Hamas'ın 7 Ekim 2023'te kaçırdığı tüm rehinelerin serbest kalmasını, Venezuela'nın otokrat lideri Nicolas Maduro'nun ABD'ye kaçırılmasını ve NATO müttefiklerinin silaha daha fazla para harcamaya başlamasını en büyük başarıları arasında saydı.
ABD'nin Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırdığı bir dönemde Trump, Tahran yönetimine yeni uyarılarda da bulundu.
İran'a neden saldırmak istediğini anlattı
Konuşması sırasında Trump, İran'daki nükleer tesisleri tamamen yok ettiğini iddia ettikten sadece sekiz ay sonra neden yeni bir saldırıyı değerlendirdiğini açıklamaya çalıştı.
ABD, geçen yılın Haziran ayında İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına destek vermiş, Trump, Amerikan uçakları ve gemilerinden atılan bombalarla İran'daki üç nükleer tesisin "tamamen yok edildiğini" söylemişti.
Trump Kongre'deki konuşmasında, "(Nükleer kapasitelerini) Ortadan kaldırdık ve şimdi her şeye yeniden başlamak istiyorlar. Şu anda yine karanlık emellerinin peşindeler. Onlarla müzakere halindeyiz. Bir anlaşma yapmak istiyorlar ama şu ana dek 'asla nükleer silah sahibi olmayacağız' demediler" ifadelerini kullandı.
Dün İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi X hesabından "İran hiçbir koşulda asla nükleer silah geliştirmeyecektir" diye yazdı.
Tahran resmi olarak, nükleer programının "sivil amaçlarla" olduğunu savunuyor.
Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'in Perşembe günü Cenevre'de İranlı yetkililerle yeniden bir araya gelmeleri planlanıyor.
Ancak bu görüşmeden de bir anlaşma çıkması beklenmiyor. Tahran yönetimi yalnızca nükleer konusunu müzakere edeceğini söylerken, Washington İran'ın füze programı ve Hizbullah, Hamas ve Husiler dahil olmak üzere bölgesel silahlı güçlere verdiği desteği de ele almak istiyor.
Uzun konuşmasında Ukrayna'ya çok az değindi
Dün Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin dördüncü yıl dönümüydü. Trump seçim kampanyası sırasında defalarca, savaşı sadece bir günde bitireceği sözünü vermişti. Ancak göreve geleli bir yıldan fazla olmuşken şu ana kadar Ukrayna'da barış yönünde herhangi bir somut ilerleme sağlanamadı.
Trump 108 dakikalık konuşmasında Ukrayna savaşına çok az değindi, "Her ay 25 bin askerin öldüğü bu katliamı sona erdirmek için çalıştığını" yineledi.
Rus ve Ukraynalı yetkililer ABD arabuluculuğunda müzakereleri sürdürüyor. Bir anlaşma önünde ise sert anlaşmazlıklar bulunuyor.
Moskova, ilhak ettiğini açıkladığı ancak askeri olarak kontrolünde bulunmayan, Ukrayna'nın doğusundaki yerleşimlerin kendisine bırakılmasını isterken, Kiev savaşın mevcut cephe hattında dondurulmasında ısrarcı.
Zorluklara rağmen Trump, ABD'de gelecek yıl yapılacak ara seçimlerinden önce bir barış anlaşmasına varılması için taraflara baskı yapıyor gibi görünüyor.
Venezuela için "yeni dostumuz ve ortağımız" dedi
Trump konuşmasında, Venezuela'ya yönelik geçen ayki saldırıyı ve ülkenin lideri Maduro'nun kaçırılmasını bir kez daha kutladı, Venezuela'dan "yeni dostumuz ve ortağımız" diye bahsetti.
"Batı Yarımküre'de Amerikan güvenliğini ve üstünlüğünü yeniden tesis ediyoruz" diyen Trump, ABD'yi "şiddet, uyuşturucu ve terörizmden korumak için harekete geçtiklerini söyledi.
Trump Yüksek Mahkeme'nin gümrük kararını da eleştirdi
Trump konuşmasında, kendisini dış politikada oldukça güç durumda bırakan ve belki de şimdiye kadar aldığı en büyük darbe olan Yüksek Mahkeme kararına da değindi.
ABD Yüksek Mahkemesi geçen hafta, Trump'ın bir dış politika aracı olarak kullandığı gümrük vergilerini iptal etmiş, yeni vergiler belirleme yetkisinin başkanların değil, Kongre'nin elinde olduğuna hükmetmişti.
Trump konuşmasında "Yüksek Mahkeme talihsiz bir karar aldı" dedi ve gümrük politikasında geri adım atmayacağını sinyalini verdi.
ABD Başkanı karar sonrası mahkemeye yönelik daha sert bir dil kullanmış, yargıçların "yabancı etkisinde olduğunu" iddia etmişti.
Karar sonrası ABD'nin son bir yılda imzaladığı ticaret anlaşmaları ve topladığı gümrük gelirinin akıbeti belirsizliğini koruyor.
Amerikan halkının öncelikleri farklı
Gelecek yılki ara seçimlerden önce anketler kamuoyunun önceliğinin ekonomi olduğuna işaret ediyor.
Trump bazı seçmenleri tarafından, Venezuela, Grönland veya İran'a fazla odaklanarak seçilmeden önce verdiği "Önce Amerika" sözünden uzaklaşmakla eleştiriliyor.
ABD Başkanı ise konuşmasında, iç politika kaygıları ile Amerika'nın askeri gücünü gerektiğinde kullanma arasında doğru dengeyi kurduğunu savunmaya çalıştı:
"Başkan olarak, mümkün olan her yerde barış yapacağım, ancak Amerika'ya yönelik tehditlerle yüzleşmekten asla tereddüt etmeyeceğim."
Ocak-Şubat döneminde yapılan bir AP-NORC anketine göre, ABD'li yetişkinlerin yüzde 61'i Trump'ın dış politikayı ele alış biçimini onaylamıyor. Amerikalıların yüzde 56'sı da Trump'ın ABD ordusunu başka ülkelere müdahale için kullanmada "fazla ileri gittiğini" düşünüyor.
Son güncellenme: 14:15:44

































































































































































































