Epstein belgeleri: Barrack'ın Epstein'le iletişimi ilk yargılamadan sonra da yıllarca devam etmiş!
ABD Başkanı Donald Trump’ın uzun yıllardır yakın çevresinde yer alan ve ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi olarak görev yapan Thomas Barrack’ın, reşit olmayan kız çocuklarına cinsel istismar ve fuhuş ağı suçlamalarından yargılanırken cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein ile, Epstein'in ilk yargılandığı 2008'den sonra da düzenli iletişim kurduğu ortaya çıktığı.

CBS News, ABD Adalet Bakanlığı'nın yayımladığı Epstein belgelerinde, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Jeffrey Epstein ile yıllar süren yakın ilişkisini gösteren mesajlaşmaları haberleştirdi. Söz konusu yazışmalar, Barrack'ın, Epstein'in suçlarının kamuoyunda bilinir hâle gelmesinin ardından dahi iletişimi sürdürdüğünü gösteriyor. İkilinin ilişkisi, Barrack’ın 2016’da Trump’ın seçim kampanyası için önemli bir bağış toplayıcı haline gelmesinin, ardından yemin töreni komitesine başkanlık etmesinin ve Beyaz Saray’da sıkça görülen bir isim olmasının ardından da devam etti.
CBS News'un aktardığı belgelerde Epstein’ın zaman zaman, Barrack’ı Başkan Trump’a bilgi iletmek için olası bir aracı olarak gördüğü anlaşılıyor. Öte yandan Epstein’ın mesajlarının Trump’a iletildiğine ya da Trump’ın Barrack aracılığıyla Epstein ile iletişim kurduğuna dair herhangi bir gösterge bulunmuyor.
Yazışmalar; özel konutlara davetleri, diplomatlar ve yatırımcılarla tanıştırmaları ile iş fırsatlarına ilişkin görüşmeleri içeriyor. Ayrıca Epstein’ın, Barrack'ı hükümetin yayımladığı belgeler arasında yer almayan ve kayıtları paylaşılmayan şifreli mesajlaşma uygulamalarına davet ettiği görülüyor.
Barrack ile Epstein’ın ilk kez nasıl tanıştığı net değil. Ancak Michael Wolff, “Fire and Fury” adlı kitabında Trump, Barrack ve Jeffrey Epstein’ı “1980’ler ve 90’ların gece hayatı Üç Silahşörleri” olarak tanımlıyor. . Epstein’ın e-postaları, hem Barrack’ın hem de Epstein’ın Wolff’un kitabı için katkıda bulunduğunu yaptığını gösteriyor. Trump ise kitabı “yalanlar, yanlış beyanlar ve var olmayan kaynaklarla dolu” olarak nitelendirmişti.
Barrack ile Epstein arasındaki dostluğun, Epstein’ın Florida’da reşit olmayan kız çocuklarına cinsel istismar suçlamalarla karşı karşıya kalmasının ardından kesintisiz şekilde sürdüğü görülüyor. Epstein, 2008 yılında federal suçlamalardan kaçınmasını sağlayan bir anlaşma kapsamında suçunu kabul etmişti.
Belgelerde, 2009'un Eylül ayında, Epstein’ın Palm Beach County Hapishanesi’nden tahliye edilmesinden sadece aylar sonra Barrack'ın kendisine “Seni düşünüyorum, umarım iyisindir ve hayat yeniden sakinleşmiştir” diye yazdığı görüldü. İzleyen yıllarda Epstein'in Barrack’ı Palantir’in CEO’su Peter Thiel, İsrail’in eski Başbakanı Ehud Barak ve Rusya’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vitaly Churkin dahil olmak üzere çeşitli isimlerle tanıştırdığı anlaşıldı.
2016'daki mesajlaşmalar
2016’nın ilk aylarında Trump’ın yükselişi hız kazanırken Epstein, Barrack’a selam veren ve geçmiş ilişkilerine dair bir hatırlatma içeren e-posta gönderdi. Epstein mesajında, “Umarım iyisindir. Fotoğraflar iyi görünüyor. Bilgin olsun, hem Donald ([karartıldı], Marla, güzellik yarışması, Mar-a-Lago vb.) hem de Clinton hakkında haftada birçok telefon alıyorum. Clinton’la ilgili aramalar son dönemde daha az ama yanıtım her zaman söyleyecek bir şeyim olmadığı yönünde. Ya da tamamen görmezden gelmeye çalışıyorum. Birkaç kez sokakta sorularla köşeye sıkıştırıldım ama artık daha dikkatliyim” ifadelerini kullandı. Barrack ise, “Umarım iyisindir. Görüşüp konuşalım” yanıtını verdi.
Epstein daha sonra Barrack’ın yeni doğan bebeğinin fotoğrafını istedi ve “Senin ve çocuğun fotoğraflarını gönder. Beni gülümset” diye yazdı.
Barrack, Nisan 2016'da Trump kampanyasının merkezinde aktif rol alırken Epstein yeniden temasa geçti. Epstein mesajında, “Katie Johnson” takma adını kullanan bir kadının yeni açtığı bir davaya ilişkin bir e-postayı iletti. Sivil şikâyet dilekçesinde kadın, 1994 yılında Epstein ve Trump’ın kendisine tecavüz ettiğini iddia ediyordu. Dava geri çekildi; Trump ise söz konusu suçlamaları reddetti. Epstein, hukuki iddiayı “saçmalık” olarak değerlendirdiğini ancak “yine de bilmeniz gerektiğini düşündüm” diye yazdı. Belgeler, Barrack’ın bu e-postayı alıp almadığını ya da yanıt verip vermediğini göstermiyor.
Barrack, Epstein ve Orta Doğu
2000’lerin başına gelindiğinde hem Epstein’ın hem de Barrack’ın Orta Doğu ile güçlü iş bağlantıları bulunuyordu. Adalet Bakanlığı belgelerine göre Epstein bölgeye sık sık seyahat ediyordu. Barrack ise Orta Doğu hükümetlerini içeren çok sayıda gayrimenkul anlaşmasında yer aldı.
eni yayımlanan Adalet Bakanlığı dosyalarında Barrack’a yapılan en erken atıf, Hyatt Hotels’in icra kurulu başkanı ve Epstein’ın arkadaşı Tom Pritzker’ın 2002 tarihli bir e-postasında yer alıyor. Pritzker, Epstein'in suç ortağı Ghislaine Maxwell’e gönderdiği e-postada, bir önceki akşam Meksika’daki bir yemekte Barrack’ı gördüğünü belirtiyor. Aynı yılın ilerleyen dönemlerinde dosyalarda, Epstein’ın New York’taki ofisinden Barrack’a gönderilen bir kargo paketi kaydediliyor.
2008'de hapse girmesinden bir yıl sonra trafik yoğunlaştı
Epstein’ın Barrack ile iletişimi, hapisten tahliye edilmesinden yaklaşık bir yıl sonra yeniden yoğunlaştı. Epstein, Barrack’ın finansçı ve Alman kontesi Nicole Junkermann ile bağlantı kurmasını sağladı. Belgelerde, taraflar arasında iş veya kişisel nitelikte bir ilişkinin şekillenmeye başladığı görülüyor. İzleyen aylarda Epstein, iki isim arasında aracı rolü üstlendi; her iki tarafa da destek teklifinde bulunurken Barrack ile dostluğunu sürdürdü.
Bir yazışma zincirinde Epstein, Barrack’ın asistanına New Mexico’daki evine davet içeren bir e-posta gönderdi. Barrack’ın daveti kabul ettiği anlaşılsa da birkaç gün sonra asistanı Epstein ile iletişime geçerek ziyareti iptal etti.
Kraliyet bağlantıları
Kasım 2010’da Epstein, Barrack’a kendisini Prens Andrew ile tanıştırmayı teklif etti. Belgelere göre, Epstein, “Prens Andrew bu hafta New York’ta benimle kalacak, ziyarete geldiğinde onun da orada olmasını ister misin?” diye sorduğu bir e-posta gönderdi.
Bu ziyaretin gerçekleşip gerçekleşmediği net değil. Ancak aynı hafta Epstein, Prens Andrew ile Central Park’ta yürürken görüntülendi.
Aynı yaz Epstein, Barrack’ı bir başka üst düzey temas fırsatı için New Mexico’daki çiftliğine davet etti. Epstein, “Sultan bu hafta çiftliğe gelecek, bize katılsana". diye yazdı.
“Sultan”ın, Epstein’ın yakın çevresinde yer alan ve Dubai merkezli büyük bir liman şirketinin CEO’su olan Sultan Ahmed bin Sulayem olduğu anlaşılıyor. (Ahmed bin Sulayem, Epstein ile yazışmalarının ortaya çıkmasının ardından bu hafta CEO görevinden alındı.) Barrack ise “Keşke gelebilsem, benim için ona sarıl” yanıtını verdi.
Ağustos 2011’de Barrack, Epstein’a gönderdiği bir e-postada “Az önce Sultan’ı gördüm, seni çok seviyor! Ona senin en iyisi olduğunu, birinci sınıf bir insanın içinde birinci sınıf bir beyin taşıdığını söyledim! Özledim” ifadelerini kullandı.(T24)
Son güncellenme: 11:42:04


































































































































































































