İsrail, Güney Suriye’de güvenlik bölgesine tugay konuşlandırdı
İsrail ordusu, çoğunluğu ultra-Ortodoks Yahudilerden oluşan “Haşmonayim Tugayı”nı ilk kez Güney Suriye’deki güvenlik bölgesine sevk etti. Adım, Haredilerin askerlikten muafiyetine ilişkin tartışmaların yeniden alevlendiği bir dönemde geldi.

İsrail ordusu, Perşembe günü yaptığı açıklamada, ultra-Ortodoks (Haredi) askerlerden oluşan “Haşmonayim Tugayı”na bağlı birliklerin Güney Suriye’deki güvenlik bölgesinde göreve başladığını duyurdu. Bu konuşlandırma, söz konusu tugayın Suriye sahasında ilk kez görev alması bakımından dikkat çekici bir adım olarak değerlendiriliyor.
Ordudan yapılan resmi açıklamada, tugaya bağlı piyade birliklerinin özel bir eğitim programını tamamlamasının ardından sahaya indiği belirtildi. Açıklamada, birliklerin yerel aramalar, devriye faaliyetleri ve istihbarat toplama görevleri yürüttüğü, bu faaliyetlerin “güvenlik tehditlerini ortadan kaldırmak” ve özellikle Golan Tepeleri’nde yaşayan İsraillilerin güvenliğini sağlamak amacı taşıdığı ifade edildi.
İsrail ordusu, Haşmonayim Tugayı’nın farklı cephelerde de faaliyet göstermeye devam edeceğini vurgularken, dini hassasiyetleri yüksek askerlerin hizmet sırasında yaşam tarzlarını koruyabilmeleri için özel düzenlemeler yapıldığını da kaydetti.
Bu gelişme, İsrail ordusunun 28 Aralık 2024’te yedek kuvvetlerden oluşan 55. Tugay’ın Suriye’deki görevini, 100 günü aşkın saha faaliyetinin ardından tamamladığını açıklamasından yalnızca birkaç gün sonra geldi.
Harediler, İsrail toplumunda dini kurallara en sıkı şekilde bağlı gruplar arasında yer alıyor. Günlük yaşamlarını Tevrat hükümlerine göre şekillendiren bu kesim, modern Batı yaşam tarzına, kitle iletişim araçlarına, teknoloji kullanımına ve sosyal karmaşaya büyük ölçüde mesafeli duruyor; çoğunlukla kapalı topluluklar halinde yaşıyor.
On yıllar boyunca Haredi toplumu, ordunun laik yapısının dini kimliklerini tehdit ettiği gerekçesiyle askerlik hizmetine karşı çıktı. Bu tutum, devletle yapılan ve “statüko” olarak bilinen yazılı olmayan uzlaşmalar çerçevesinde fiili muafiyetlerle desteklendi. Ancak son yıllarda artan güvenlik tehditleri ve personel ihtiyacı, bu muafiyetleri yeniden tartışma konusu haline getirdi.
Son güncellenme: 14:05:32



































































































































































































