İsrail Lübnan'da ne yapmaya çalışıyor?
İsrail, İran ile ateşkesin dışında olduğunu savunarak Lübnan'a saldırılarını artırarak sürdürüyor. İsrail'in Lübnan'da ulaşmak istediği tek hedef Hizbullah'ı zayıflatmak değil.

İsrail, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığını savunarak Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor. Mart ayı başında bir kara harekatı da başlatan İsrail, ateşkesin duyurulduğu gün Lübnan'a en yoğun bombardımanını gerçekleştirdi. Lübnan Sağlık Bakanlığının verilerine göre, bu saldırılarda aralarında çok sayıda sivilin de bulunduğu 200'den fazla kişi öldü, binden fazla kişi yaralandı.
İsrail, saldırılarında İran'daki rejimin destekçisi ve birçok Batı ülkesi tarafından da terör örgütü olarak sınıflandırılan Hizbullah'ı hedef aldığını söylüyor. Hizbullah, İran'a destek amacıyla savaş sırasında İsrail'e yoğun füze ve İHA saldırıları düzenlemişti.
İsrail yönetiminin bakış açısına göre, Lübnan'a yönelik bu misillemeler, sadece kendisine yönelik saldırılara verilen bir tepki değil. Birden fazla stratejik hedefe odaklanan İsrail, Hizbullah'ı zayıflatmanın ya da yok etmenin yanı sıra kuzey sınırında güvenliğini sağlamayı ve bölgedeki İran etkisini de sınırlandırmayı amaçlıyor.
Ancak uzun süredir İsrail'in geçmişte olduğu gibi ülkenin güneyini kalıcı olarak işgal edebileceğine dair endişeler bulunuyor. Bu kaygı sadece Arap ülkeleri ve Lübnan'la da sınırlı değil.
Askeri tehdidin ortadan kaldırılması
Hizbullah İsrail açısından ülke için en büyük tehditlerden biri. Şii kökenli örgüt, İran savaşında da görüldüğü gibi, kapsamlı bir füze cephaneliğine ve iyi organize olmuş askeri bir yapıya sahip. İsrailli güvenlik çevrelerinin değerlendirmesine göre, silahları neredeyse tüm İsrail'deki hedefleri vurabilir.
İsrail merkezli Haaretz gazetesi, Mart ayı başında İsrail Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in "Hizbullah tehdidi ortadan kaldırılmadıkça İsrail'in savaşı sonlandırmayacağını söylediğine" dikkat çekmişti. Ve temel hedefin de "İran'ın müttefiki Lübnan'daki milis gücünün askeri kapasitesini uzun vadede zayıflatmak veya yok etmek" olduğu vurgulanmıştı.
Berlin merkezli düşünce kuruluşu Bilim ve Politika Vakfı'ndan (SWP) İsrail uzmanı Peter Lintl ise burada değişen bir askeri mantık görüyor. Lintl, DW'ye yaptığı değerlendirmede "Bu, genel olarak 7 Ekim olaylarının ardından gelişen İsrail'in yeni askeri stratejik yönelimidir" dedi. Lintl'e göre artık amaç sadece düşmanı kontrol altına almak değil, "onlarla artık hiçbir tehlike oluşturmayacak şekilde savaşmak."
Ancak bu stratejinin sınırlarına da işaret eden siyaset bilimci Lintl, "Hizbullah, toplumda büyük ölçüde kök salmış ve Lübnan toplum yapısının ayrılmaz bir parçasıdır" değerlendirmesini yaptı. Lintl'e göre örgütün tamamen ortadan kaldırılması pek gerçekçi değil. Bu nedenle, İsrail'in "güneyde bir tampon bölge oluşturmaya ve orada Hizbullah'ın mevzilerini ele geçirmeye" çalışması daha olası.
İsrail'in kuzeyindeki nüfusun geri dönüşü
İsrail'in bir diğer hedefi, ülkenin kuzeyindeki güvenlik durumunu kendisi için sağlamlaştırmak. 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e düzenlediği saldırılar ve ardından Hizbullah ile yaşanan çatışmalardan bu yana, Lübnan sınırına yakın çok sayıda yerleşim yeri tahliye edildi. On binlerce kişi evini terk etmek durumunda kaldı. Times of Israel gazetesine göre İsrail hükümeti kuzeydeki sakinlerin evlerine geri dönmesini de hedefliyor.
Ancak Lintl, bu konuda da siyasi perspektifin açıkça yetersiz kaldığını düşünüyor. İsrail'in şu andaki önceliğinin özellikle Hizbullah olmak üzere rakiplerine mümkün olduğunca büyük zarar vermek olduğunu belirten Lintl, Lübnan için bir siyasi konseptin neredeyse hiç görünmediğini belirtiyor. "Siyasi bir ideolojiyi bombalarla ortadan kaldıramazsınız" diyen Lintl, "Askeri baskı zaman kazandırabilir, ancak altta yatan siyasi sorunu kalıcı olarak çözemez" diye devam ediyor.
İran'ın destekçi ağının zayıflatılması
Hizbullah, İsrail açısından İran liderliğindeki geniş bölgesel ittifakın en önemli parçalarından biri olarak görülüyor. Bu ittifaka Lübnan'daki milislerin yanı sıra Irak ve Suriye'deki İran yanlısı gruplar ile Yemen'deki Husiler de dahil.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail'in İran liderliğindeki "Şii ekseninin oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırmak istediğini" söylemişti. İsrail kaynaklı analizlerde, Tahran'ın bölgedeki etkisini müttefikler aracılığıyla uyguladığı ve İsrail ile çatışmaları genellikle bu gruplar aracılığıyla dolaylı olarak yürüttüğü savunuluyor.
Hizbullah da bu konuda başı çekiyor.
Linth, bu yaklaşımın prensipte anlaşılabilir olduğunu belirterek "Her devletin, vatandaşlarının korunması konusunda meşru bir menfaati vardır" değerlendirmesi yaptı. Ancak bunun sonuçlarına da dikkat çeken siyaset bilimci, İsrail halkının korunmasının, genellikle Lübnan'da ağır sonuçlara yol açtığını vurguladı. Son can kayıpları da savaşın Lübnan'daki yıkıcı etkilerini ortaya koyuyor.
Son güncellenme: 18:47:59

































































































































































































