Maduro'nun düşüşü izole edilmiş İran için ne anlama geliyor?

ABD’nin Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yakalamasının ardından gözler İran’a çevrildi. Ekonomik protestolarla sarsılan ve ağır yaptırımlar altındaki Tahran yönetimi, Karakas’taki gelişmeleri Washington’un “sıradaki hedef” mesajı olarak okurken, Maduro’nun düşüşü İran’ın dış ittifakları ve yaptırımları aşma stratejileri açısından ciddi bir kırılma olarak değerlendiriliyor.

5 Ocak 2026 - 12:37
5 Ocak 2026 - 12:37
 0
Maduro'nun düşüşü izole edilmiş İran için ne anlama geliyor?
İran'ın eski Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi (solda), 12 Haziran 2023'te Caracas'taki Miraflores Başkanlık Sarayı'nda Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro tarafından karşılanıyor/AFP

ABD’nin Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yakaladığına yönelik açıklaması, yalnızca Latin Amerika’da değil, ağır yaptırımlar ve iç protestolarla sarsılan İran’da da derin yankı uyandırdı. Tahran yönetimi gelişmeyi sert sözlerle kınarken, olayın İran açısından jeopolitik ve ekonomik sonuçları dikkatle izleniyor.

Tahran’dan sert tepki

İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Venezuela’daki operasyonunu “uluslararası barış ve güvenliğin açık ihlali” olarak niteledi. Yapılan yazılı açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne çağrıda bulunularak Venezuela’nın egemenliğinin ve kendi kaderini tayin hakkının savunulması istendi.

Maduro’nun yakalandığının doğrulanmasının ardından İran’da tansiyon daha da yükseldi. Ekonomik gerekçelerle başlayan protestolar yedinci gününe girerken, güvenlik güçleriyle göstericiler arasında çatışmalar yaşandı. Devlet medyası, Kürt nüfusun yoğun olduğu Malekşahi kentinde çıkan olaylarda en az üç gösterici ve bir güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Böylece protestolarda ölenlerin sayısının en az 12’ye yükseldiği bildirildi.

80’den fazla kentte gösteriler

Aktivistlere göre gösteriler Tahran başta olmak üzere Şiraz, Kirmanşah, Hamedan, Zabol ve Kazvin gibi yaklaşık 80 kent ve kasabaya yayıldı. Buna karşın İran devlet televizyonu, ABD’nin Maduro’yu yakaladığına dair haberleri “psikolojik savaş” olarak nitelendirerek, Venezuela liderinin “güvende olduğunu” savundu.

Ancak rejime yakın bazı yorumcular bile ABD’nin operasyonunun hızına ve kapsamına dikkat çekti. Muhafazakâr bir köşe yazarı, Maduro’nun “12 saatten kısa sürede direnemeden teslim olduğunu” yazarak Washington’un kararlılığına vurgu yaptı.

Venezuela neden İran için önemliydi?

Uzmanlara göre Maduro’nun düşüşü, İran açısından yalnızca sembolik değil, aynı zamanda stratejik bir kayıp anlamına geliyor. Tahran, yıllardır Venezuela’yı ABD yaptırımlarını delmek için kilit bir ortak olarak kullanıyordu. Gizli petrol sevkiyatları, yakıt takasları ve mali işlemler Karakas üzerinden yürütülüyordu.

Venezuela’nın devlet kontrolündeki enerji sektörü, İran için hem yaptırımlı petrolün pazarlanmasında hem de lojistik gizleme faaliyetlerinde önemli bir rol oynuyordu. Maduro’nun devrilmesiyle bu hattın büyük ölçüde kopmasının, zaten ekonomik darboğazdaki İran’ı daha da zorlayacağı değerlendiriliyor.

Protestolar ve dış baskı ikilemi

Karakas’taki gelişmeler, İran’da devam eden protestolarla aynı döneme denk geldi. ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran güvenlik güçlerinin göstericilere ateş açması halinde müdahale edilebileceği yönündeki açıklamaları Tahran’daki baskıyı artırdı.

Bu durum İran yönetimini zor bir ikilemle karşı karşıya bırakıyor. Sert bir müdahale, Washington’un tehditlerini tetikleyebilirken; geri adım atmak ise protestoların güçlenmesine yol açabilir.

Hamaney’den dikkat çeken sessizlik

İran lideri Ali Hamaney, protestoların başlamasından günler sonra yaptığı konuşmada, ekonomik taleplerin “meşru” olduğunu kabul etti ancak “provokatörlerin” sert biçimde bastırılması gerektiğini söyledi. Hamaney’in konuşmasında Trump’ın son tehditlerine ve Maduro’nun yakalanmasına doğrudan değinmemesi dikkat çekti.

Hamaney, 2022 yılında Maduro’yu Tahran’da ağırlamış ve Venezuela liderini ABD’ye karşı “direnişin sembolü” olarak övmüştü.

Tahran için daralan manevra alanı

Analistlere göre ABD’nin Venezuela hamlesi, İran’a yönelik doğrudan bir askeri müdahalenin yakın olduğu anlamına gelmese de, “dokunulmazlık” algısının zayıfladığını gösteriyor. Protestocular açısından bu gelişme moral kaynağı olurken, İran yönetimi için hata payının giderek daraldığı bir döneme işaret ediyor.

Tahran’da birçok çevre, Karakas’ta yaşananların şu mesajı verdiği görüşünde: Uzun süre ayakta kalan ittifaklar hızla çözülebilir ve bir zamanlar sarsılmaz görünen rejimler beklenenden çok daha kısa sürede çöker.

 

Bu haber toplam 926 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 19:13:53