SOHR’dan Barrack’a sert suçlama: 'Katliamın ortağı'

SOHR Direktörü Rami Abdurrahman, Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanan çatışmaları “barbarlık” olarak nitelendirdi ve ABD’nin tutumunu sert sözlerle hedef aldı. Abdurrahman, Şam yönetiminin sivilleri vurduğunu, uluslararası aktörlerin ise bu sürece “diplomatik ortak” olarak dahil olduğunu söyledi.

10 Ocak 2026 - 14:38
10 Ocak 2026 - 14:38
 0
SOHR’dan Barrack’a sert suçlama: 'Katliamın ortağı'

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) Direktörü Rami Abdurrahman, Rûdaw TV bültenine katılarak Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşanan askeri tırmanışa ve insani krize dair açıklamalarda bulundu. Abdurrahman, Şam yönetiminin operasyonlarını "barbarlık" olarak nitelendirirken, uluslararası toplumun ve ABD’nin bu süreçteki rolünü sert bir dille eleştirdi.

Halep’teki saldırıların odağındaki sağlık tesislerine dikkat çeken Rami Abdurrahman, Şam yönetiminin iddiaları ile sahadaki gerçekliğin örtüşmediğini vurguladı.

"Suriye ordusu sivil mahalleleri tanklarla istila ediyor"

Abdurrahman, "Suriyelileri koruduklarını iddia eden bu güçlerin, nasıl tanklarla sivil sokaklara ve Halid Fecir Hastanesi’ne girdiğini gördük. Batı Şeyh Maksud’da araçlarında mahsur kalan yüzlerce sivilin çıkmak için yaptığı insani çağrılar var ama mermiler onları hedef alıyor, o bölgeden çıkma imkanları yok" ifadelerini kullandı.

Medya üzerinden mahallede kontrol sağlandığına dair haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirten Abdurrahman, çatışmaların sürdüğünü ve yüzlerce yaralının tıbbi müdahale beklediğini söyleyerek, "İnsani durum tam anlamıyla bir felakettir" dedi.

"Kürtlerin elinde ağır silah yok, Şam yalan söylüyor"

Şam yönetiminin, sivil mahallelerin Kürt güçleri tarafından bombalandığı yönündeki iddialarını "tamamen yalan" olarak niteleyen Abdurrahman, sahadaki askeri dengesizliğe dair şu detayları paylaştı:

"Şeyh Maksud ve Eşrefiye’deki Kürtlerin elinde ne bir top ne de ağır bir askeri araç vardı; sahip oldukları en güçlü silah küçük bir havan topuydu. Hatta bir grup lideri, hata sonucu El-Meydan mahallesini hedef aldıklarını ve sivil can kayıplarına neden olduklarını itiraf etti. Ancak Şam hükümeti dün akşamdan şafağa kadar bu sivil bölgelere 'histerik' bir bombardıman uyguladı."

"Barrack, Alevi ve Dürziler gibi Kürtlerin katledilmesinde de ortaktır"

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın tutumunu sert bir dille eleştiren SOHR Direktörü, Barrack’ı diplomatik kılıf hazırlamakla suçladı.

Abdurrahman, "Benim için Tom Barrack, tıpkı Alevilerin ve Dürzilerin katledilmesinde olduğu gibi Kürtlerin katledilmesinde de bir ortaktır; çünkü bu suçların ve katliamların diplomatik kılıfını o hazırlıyor. Barrack, Mazlum Abdi’nin Ahmed Şara ile görüşmesi için DSG üzerinde baskı kurmak amacıyla bu askeri operasyonlara müsaade ediyor" şeklinde konuştu.

"Başkan Barzani’nin müdahalesi ikinci Bir Halepçe’yi önledi"

Bölgesel siyasi pazarlıklara da değinen Rami Abdurrahman, insan kanının siyasi çıkarlar için ucuzlatıldığını ifade etti.

"İsrail’e sunulan Güney Suriye karşılığında, Türkiye’ye de bir şeyler sunulacağını biliyorduk ama insan kanının bu derece ucuz olacağını tahmin etmiyorduk" diyen Abdurrahman, Başkan Mesud Barzani’nin rolüne dikkat çekti.

Abdurrahman, "Başkan Mesud Barzani’nin müdahalesi büyük bir etki yarattı. Gerçekten de ikinci bir Halepçe vakası tekrarlanmayacak. Şeyh Maksud halkı, kendilerini öldürmek isteyen barbarlığa karşı büyük bir direniş gösteriyor” dedi.

"Kürt medyası olmasaydı gerçekler gizlenecekti"

Arap medyasının Şam yönetiminin yalanlarına ortak olduğunu savunan Abdurrahman, Kürt medya kuruluşlarının önemini vurguladı.

Abdurrahman "Eğer Kürt medyası olmasaydı, Kürtlerin katledilişini sadece dezenformasyonlar üzerinden izleyecektik. Arap medyası, Şeyh Maksud’da olanlar konusunda tamamen Suriye hükümetinin yanında durdu” ifadelerini kullandı.

Rami Abdurrahman son olarak, Eşrefiye mahallesine girişin "El-Bakır Tugayı"nın ihaneti sonucu gerçekleştiğini ancak Şeyh Maksud’daki direnişin sivil kaygılar nedeniyle sınırlı kaldığını belirterek; "Eğer sivil can kayıplarına dair endişeler olmasaydı, bu mahalle saatlerce değil, haftalarca direnirdi. Şam’ın askeri ve medya makinesi, Suriyeliler arasında derin bir kopuş yaratmıştır" dedi.

 

Bu haber toplam 10711 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 03:45:12