İran nükleer görüşmeleri sonrası Çin’in Tahran’a desteği yeniden gündemde
Cenevre’deki son nükleer görüşmelerin ardından Washington’un, İran’ın Çin’e yaptığı indirimli petrol satışlarını hedef almayı değerlendirdiği belirtiliyor. İran petrol ihracatının yüzde 80’den fazlası Çin’e giderken, Pekin’in Tahran’a ekonomik ve teknolojik desteği yeniden tartışma konusu oldu.

17 Şubat’ta Cenevre’de sona eren nükleer temasların ardından ABD’nin İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmayı planladığı bildirildi. Axios’un ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, İran’ın Çin’e yönelik petrol satışlarının azaltılması için çalışılması konusunda mutabık kaldı.
İran’ın petrol ihracatının yüzde 80’inden fazlası Çin’e gidiyor. Bu ticaret, Tahran yönetiminin yaptırımlar altında ekonomik olarak ayakta kalmasında kritik rol oynuyor.
Çin Dışişleri Bakanlığı ise 16 Şubat’ta yaptığı açıklamada, “uluslararası hukuk çerçevesinde ülkeler arasında yürütülen normal iş birliğinin meşru olduğunu ve saygı duyulması gerektiğini” belirtti.
Yaptırımlara Karşı Çin Faktörü
Çin, İran’ın en büyük ticaret ortağı konumunda. ABD yaptırımları nedeniyle resmi finans kanallarının daralması, petrol ticaretinin büyük ölçüde takas (barter) sistemiyle yürütülmesine yol açtı. İndirimli İran petrolü karşılığında Çin malları, teknoloji ve altyapı yatırımları sağlanıyor.
6 Şubat’ta Başkan Trump’ın imzaladığı kararname, Washington’a İran’a yönelik ekonomik baskıyı artırma ve Çin’in petrol alımlarını hedef alma imkânı tanıyor.
Dijital Baskı ve Gözetim Teknolojileri
Uzmanlara göre Çin-İran iş birliği yalnızca enerjiyle sınırlı değil. İngiltere merkezli insan hakları kuruluşu Article 19’un Çin programı direktörü Michael Caster, Pekin’in geliştirdiği “dijital otoriterlik modelinin” İran tarafından benimsendiğini söylüyor.
Caster’a göre Çin’den sağlanan gözetim ve kontrol teknolojileri, İran’ın ülke genelindeki protestolar sırasında interneti kesmesini ve muhalefeti bastırmasını kolaylaştırdı. Ocak ayındaki gösteriler sırasında internet erişiminin hızla kapatıldığı, insansız hava araçlarının protestocuları izlemek ve dağıtmak için kullanıldığı bildirildi.
Raporda, Çin’in Sincan bölgesinde Uygur nüfusa karşı uyguladığı gözetim teknolojilerinin İran’da da devreye sokulduğu ifade ediliyor.
Güvenlik Ortaklığı Derinleşiyor
Çinli teknoloji şirketleri Huawei, ZTE, Hikvision ve Tiandy’nin İran’a ekipman ve teknik destek sağladığı belirtiliyor. Bu iş birliği, İran’ın devlet kontrolündeki Ulusal Bilgi Ağı (NIN) projesini ilerletmesine katkı sundu.
İran, 2023’te Çin’in desteğiyle Shanghai Cooperation Organization’na (ŞİÖ) katıldı. Aralık ayında Çin ve Rusya’nın da yer aldığı ŞİÖ tatbikatlarına ev sahipliği yaptı.
2021’de iki ülke, 25 yıllık kapsamlı ekonomik iş birliği anlaşması imzalayarak altyapı ve teknik alanlarda uzun vadeli ortaklık ilan etti.
Çin İçin İran Ne Anlama Geliyor?
Washington merkezli Brookings Institution tarafından yayımlanan yakın tarihli bir analiz, Çin-İran anlaşmasını “ABD yaptırımları karşısında İran ekonomisini ayakta tutma çabası” olarak tanımladı.
Rapora göre, “Çin İran için çok daha önemli; tersi aynı ölçüde geçerli değil.” Pekin’in öncelikleri arasında bölgesel istikrarın korunması, İran petrolüne erişimin sürdürülmesi ve Tahran’da Batı yanlısı bir yönetimin ortaya çıkmasının engellenmesi yer alıyor.
Cenevre’de nükleer müzakereler sürerken, Çin’in İran’a verdiği ekonomik ve teknolojik destek Washington’un baskı stratejisinin merkezine yerleşmiş durumda. Önümüzdeki süreçte ABD’nin Çin’i doğrudan hedef alıp almayacağı, müzakere sürecinin seyrini belirleyen başlıca faktörlerden biri olabilir.
Son güncellenme: 11:19:42


































































































































































































