Candy Crush’tan Captagon’a: Esad iktidarının çöküş hikâyesi
ABD merkezli The Atlantic dergisinin geniş kapsamlı raporuna göre Beşar Esad rejiminin çöküşü yalnızca bölgesel jeopolitik dengelerin sonucu değil; gerçeklikten kopmuş, saray içi yozlaşma, uyuşturucu ekonomisi ve liderlik zafiyetinin kaçınılmaz bir sonucuydu.

ABD’nin saygın dergilerinden The Atlantic’in yayımladığı kapsamlı rapor, Beşar Esad rejiminin çöküşüne dair çarpıcı ayrıntılar ortaya koydu. Rapora göre rejimin dağılması yalnızca dış baskılar ve bölgesel güç dengelerindeki değişimlerle açıklanamaz. Asıl neden, Esad’ın yıllar içinde gerçeklikten tamamen kopan yönetim tarzı oldu.
Raporda, Esad’ın ülke derin bir ekonomik ve askerî kriz içindeyken zamanının büyük bölümünü mobil oyunlar (özellikle Candy Crush), eğlence ve saray içi ilişkilerle geçirdiği, stratejik karar alma kapasitesinin neredeyse tamamen ortadan kalktığı belirtiliyor. Bu süreçte maaş alamayan askerlerin cepheleri terk ettiği, halkın ise açlık sınırında yaşam mücadelesi verdiği vurgulanıyor.
Esad’ın çevresinde dar ve yozlaşmış bir klik oluştuğuna dikkat çekilen raporda, eski El Cezire sunucusu Luna el-Şibl’in hem medya danışmanı hem de Esad’ın özel hayatında etkili bir figür haline geldiği aktarılıyor. Kaynaklara göre Şibl, sarayda aşağılama ve keyfîlik kültürünün yayılmasında rol oynadı. Sızdırıldığı öne sürülen ses kayıtlarında Esad ve yakın çevresinin, yoksulluk içindeki asker ve sivillerle alay ettiği iddia ediliyor.
Raporda ayrıca Suriye’nin fiilen bir “narkotik devlet”e dönüştüğü, Mahir Esad’ın denetimindeki ağlar üzerinden büyük miktarlarda Captagon üretimi ve kaçakçılığı yapıldığı, bunun Esad ailesine milyarlarca dolar kazandırdığı belirtiliyor.
Bölgesel ve uluslararası aktörlerin, Esad’ı iktidarda tutmak yerine kontrollü bir siyasi ve ekonomik geçiş planını değerlendirdiği de raporda yer aldı. Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere bazı Arap ülkelerinin, Suriye’nin Arap dünyasına dönüşü için İran’la mesafenin artırılmasını şart koştuğu ifade edildi. Ancak Esad’ın bu teklifleri reddettiği, İran’a olan bağımlılığını sürdürdüğü aktarıldı.
ABD’nin de geçmişte dolaylı temas kanalları açtığı, hatta kayıp Amerikalı gazeteci Austin Tice dosyası üzerinden yaptırımların hafifletilmesini içeren bir “altın anlaşma” önerdiği, ancak Esad’ın bunu da kesin şekilde reddettiği bildirildi.
2023’te Hamas’ın İsrail’e saldırısıyla başlayan süreçte Suriye’nin sessiz kalması, İran ve müttefiklerinde ciddi güvensizlik yarattı. 2024 yazında Luna el-Şibl’in şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybetmesi ise saray içi çatışmaların boyutunu gözler önüne serdi. Bazı kaynaklar, Şibl’in İran faaliyetlerini Rusya’ya sızdırdığı gerekçesiyle Esad’ın onayıyla öldürüldüğünü öne sürdü.
Rapora göre rejimin sonu, 2024 sonbaharında muhalif güçlerin Türkiye destekli geniş çaplı operasyonlarıyla hızlandı. Halep, Hama ve Humus’un kısa sürede düşmesi, İranlı askeri danışmanların Suriye’den çekilmesi ve Rusya’nın Esad’a açık destek vermekten vazgeçmesiyle rejim çözüldü.
The Atlantic, Esad’ın son ana kadar “Rusya ve İran bana muhtaç” yanılgısıyla hareket ettiğini, gerçeklikten kopuk bu yaklaşımın rejimin çöküşünü kaçınılmaz hale getirdiğini vurguluyor.
Son güncellenme: 13:31:38






































































































































































































