Kürt Komutan Yezdanpena: İran’da Siyasi Kriz Patlamaya Hazır
Kürt Komutan Hüseyin Yezdanpena , İran'daki sorunlar sadece ekonomik kriz değil; esasen derin bir siyasi krizin belirtileri. Devlet ve siyasi sistem krizde.' dedi

28 Aralık 2025’te Tahran’daki Kapalıçarşı’dan başlayan protesto dalgası kısa sürede tüm İran’a yayıldı. On yıllardır süren sert devlet baskısı ve ekonomik çöküş sonrası birçok İranlı, “tahammül sınırına ulaştıklarını” ifade ediyor.
Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) lideri Hüseyin Yezdanpena, Jerusalem Post’a yaptığı açıklamada, İran’da yaşananların yalnızca ekonomik bir kriz olmadığını, çok daha derin bir politik krizin dışavurumu olduğunu söyledi.
“İran’da gördüğümüz sadece ekonomik bir kriz değil. Bunlar, öncelikle derin bir politik krizin belirtileri,” diyen Yezdanpena, “Devlet, siyasi sistem ve hükümet kriz içinde” ifadelerini kullandı.
Yezdanpena aynı zamanda Kürdistan Ulusal Ordusu’nun komutanı olarak da görev yapıyor. Bu grup, İran Kürdistanı’nda (Kürtler tarafından Rojhelat veya Doğu Kürdistan olarak bilinir) kökleri bulunan milliyetçi bir Kürt silahlı örgüt.
Yezdanpena, İran’da devlet kimliği ile nüfus arasındaki temel uyumsuzluğun, Sovyetler Birliği’nin çöküşüne ve Yugoslavya’daki savaş ile soykırım krizine yol açan süreçlere benzer bir kriz oluşturduğunu belirtti.
Son protesto dalgasının patlak vermesiyle birlikte, PAK Rojhelat’taki tüm siyasi partileri acil bir toplantıya çağırarak, bölgenin savunulması için ortak bir Kürt stratejisi etrafında birleşmeye çağırdı. Rojhelat, 14 milyondan fazla Kürt nüfusa ev sahipliği yapan ve İran’ın en yoğun şekilde militarize edilmiş bölgesi olarak biliniyor.
Son günlerde İran güvenlik güçleri protestoculara karşı sert müdahalelerini yoğunlaştırdı; göstericilere ateş açıldı ve toplumsal olaylara müdahale birimleri devreye sokuldu. En az 30 kişi yaşamını yitirdi ve çoğu kurban İran’ın Kürt bölgelerinde kaydedildi.
“İran krizi 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip,” diyen Yezdanpena, “Bu kriz, devletin nüfusla uyumsuz olmasından kaynaklanıyor. Devletin kimliği, dili, egemenliği ve hatta dini tek bir millete – Perslere – ait ve diğer etnik gruplara dayatılıyor” değerlendirmesinde bulundu.
İran nüfusunun yüzde 45’ten fazlası Pers olmayan etnik gruplardan oluşuyor; Kürtler ve Azeriler en büyük gruplar arasında yer alıyor. Yezdanpena’ya göre, demokratik olmayan ve totaliter bir siyasi sistem, Pers kimliğini Kürtler, Azeriler, Beluçlar ve Ahvaz’daki Sünni Araplar üzerinde zorla uygulamak için dayatılıyor.
“Persler egemen, geri kalanlar sistematik asimilasyon politikasıyla boyun eğdirilmiş ve baskı altında,” diyen Yezdanpena, İran İslam Cumhuriyeti ve dini liderliğin politik meşruiyetten ve halk güveninden yoksun olduğunu belirtti.
Ekonomik yoksulluğun çoğu İranlıyı etkilediğini söyleyen Yezdanpena, “İranlılar daha iyi bir yarın umudunu kaybetti. Bu sahte hükümet nükleer programına ve çeşitli terör örgütlerine milyarlar harcadı” dedi.
Yezdanpena, dünyadaki birçok terör olayının kaynağının Tahran’a dayandığını savundu ve geçtiğimiz yıllardaki saldırı ve katliamları örnek gösterdi. Ayrıca, İran halkının çoğunun özgürlük, güvenlik ve temel ihtiyaçlara erişimden yoksun olduğunu belirterek, toplumun adeta tek bir kıvılcımla patlayacak bir barut fıçısı gibi olduğunu ifade etti.
Hüseyin Yezdanpena, geçmişteki protestoların (2009, 2017, 2019 ve 2022 Jina Mahsa Emini olayları) sert şekilde bastırıldığını ve binlerce silahsız sivilin, kadın ve çocukların öldürüldüğünü hatırlattı.
ABD ve Avrupa politikalarını eleştiren Yazdanpana, son yarım yüzyıldır Avrupa’nın ticari çıkarları uğruna İran’daki özgürlük ve insan haklarını feda ettiğini, ABD’nin ise özellikle Obama döneminde halkı desteklemediğini ve Tahran’ın Orta Doğu’da kontrolü güçlendirmesine izin verdiğini belirtti.
Yezdanpena, İsrail ve ABD’nin artık İran’daki rejim karşıtı hareketi destekleyen açık politik aktörler olarak devreye girdiğini ifade etti. İsrail’in farklı düzeylerde, halkın ayaklanmasına destek verdiği biliniyor. ABD Başkanı Trump’ın ise halkın haklarını desteklediği ve Tahran’a vergi ödemediği vurgulandı.
Yezdanpena, İran’daki muhalefetin dağınık olmasına rağmen, tüm İran halkının ortak düşman olarak Tahran rejimine karşı birleştiğini belirtti. Pahlavi ile iş birliği konusunda ise “Kürtlere ve diğer etnik gruplara kendi kaderlerini belirleme hakkını tanıyan herkesle iş birliğine hazırız” dedi.
Yezdanpena, Kürtlerin hem politik hem de askeri açıdan İran muhalefetinin en iyi örgütlenmiş kesimi olduğunu ve PAK dahil Kürt grupların 40 yılı aşkın süredir İran rejimine karşı silahlı mücadele yürüttüğünü hatırlattı.
İran’da demokratik ve çok kimlikli bir devlet oluşmadan siyasi istikrarın sağlanamayacağını vurgulayan Yezdanpena, bu prensiplere inanan herkesle iş birliğine hazır olduklarını söyledi.
Son güncellenme: 23:44:13







































































































































































































