Münih Güvenlik Konferansı’nın önemi ve Suriye-Irak Kürtlerinin katılımının mesajları

Dünyanın en önemli güvenlik platformlarından biri olan Münih Güvenlik Konferansı, küresel krizlerin gölgesinde toplanırken Irak Kürt Bölgesi ve Suriye Kürt temsilcilerinin katılımı bölgesel dengeler açısından dikkat çekici siyasi mesajlar verdi.

14 Şubat 2026 - 14:31
14 Şubat 2026 - 14:31
 0
Münih Güvenlik Konferansı’nın önemi ve Suriye-Irak Kürtlerinin katılımının mesajları

Her yıl devlet liderleri, savunma ve dışişleri bakanları, güvenlik yetkilileri ve uzmanları bir araya getiren Münih Güvenlik Konferansı, yalnızca tartışma zemini olmanın ötesinde uluslararası sistemin yönelimlerini ölçen önemli bir barometre niteliği taşıyor.

Küresel kırılma döneminde kritik platform

Konferans bu yıl, Ukrayna savaşı, Gazze’deki çatışmalar, artan bölgesel gerilimler ve kurallara dayalı uluslararası sisteme yönelik güven kaybının yaşandığı bir dönemde düzenlendi. Ayrıca güvenlik kavramının yalnızca askeri boyuttan ibaret olmadığı; siber güvenlik, enerji, gıda, iklim değişikliği ve yapay zekâyı da kapsayan çok boyutlu bir çerçeveye dönüştüğü gerçeği öne çıktı.

Bu nedenle konferans, büyük güçler ile bölgesel aktörlerin görüş alışverişinde bulunduğu ve olası krizlerin yönetilmesine yönelik temasların yürütüldüğü merkezi bir platform olarak öne çıkıyor.

Irak Kürtlerinin katılımının anlamı

Kürdistan Bölgesel Yönetimi temsilcilerinin konferansta yer alması, anayasal olarak tanınan bir yapı olarak bölgesel yönetimin uluslararası alandaki konumunu güçlendiren bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Bu katılımın başlıca mesajları şöyle özetleniyor:

• Bölgenin Kürdistan Bölgesi’ndeki istikrarın korunmasındaki rolünün uluslararası düzeyde kabul görmesi

• Peşmerge güçlerinin IŞİD ile mücadeledeki katkısının takdir edilmesi

• Yönetimin diplomatik ilişkilerini geliştirme, siyasi ve ekonomik destek arayışını sürdürme isteği

Suriye Kürtlerinin katılımının hassasiyeti

Suriye Kürt temsilcilerinin konferansta bulunması ise daha hassas bir siyasi boyut taşıyor. Resmi devlet tanınırlığı bulunmamasına rağmen böyle bir platformda yer almaları, uluslararası toplumun sahadaki fiili aktörleri dikkate aldığını gösteren bir işaret olarak yorumlanıyor.

Bu katılımın öne çıkan mesajları arasında:

• Rojava’nın güvenliğin sağlanması ve IŞİD’le mücadelede oynadıkları rolün dolaylı kabulü

• Suriye’de gelecekte kurulacak siyasi ve güvenlik düzenlemelerinde yok sayılamayacak bir aktör olduklarının vurgulanması

• Bölgesel tehditler ve uluslararası askeri angajmanın azalması konusundaki güvenlik kaygılarını anlatma fırsatı

Aynı platformda bulunmalarının siyasi boyutu

Suriye ve Irak Kürtlerinin aynı uluslararası platformda yer alması, Kürt meselesinin sınır aşan niteliğine işaret ederken bunun birleşik bir ayrılık projesi anlamına gelmediği belirtiliyor.

Bu durum aynı zamanda:

• Suriye ve Irak güvenlik dosyalarının birbirine bağlı olduğunu

• Terörle mücadelede yerel aktörlerin kritik rol oynadığını

• Uluslararası toplumun bölgesel güvenlik denkleminde yerel güçleri göz ardı edemeyeceğini

Bölgesel düzen arayışının yansıması

Uzmanlara göre Münih Güvenlik Konferansı, küresel sistemdeki dönüşümlerin aynası olmayı sürdürürken, Suriye ve Irak Kürtlerinin katılımı da Orta Doğu’da gelecekte şekillenecek güvenlik mimarisinde yerel aktörlerin öneminin arttığını ortaya koyuyor.

Bu katılım, bağımsız devletlerin tanınması anlamına gelmese de şu gerçeği güçlendiriyor: Sahada etkili olan aktörler sürece dahil edilmeden bölgede kalıcı istikrar sağlanması zor görünüyor.

 

Bu haber toplam 759 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 15:32:27