DEM Parti: 'Kürtsüz bir Suriye hedefleniyor'
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, partilerinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi
DEM Parti'den Suriye'de yaşanan gelişmelere ilişkin olarak yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Büyük bir sorumlulukla hareket ederek bölgeden geri çekildiler. Kürt kentlerinde şu an yoğun olarak bulunuyorlar. Kürt kentlerini sonuna kadar savunacağız diyorlar. şunları hatırlatmak isterim; özellikle SDG'n in 10 Mart Mutabakatı'na uymadığı yalanına yanıttır. SDG mutabakata uydu ancak HTŞ zamana oynadı ve komisyonların kurulmaması için süreci uzattı. Şara'nın görüşmeye katılmaması SDG tarafından enteresan bulunmuş ve şaşkınlık yaşadılar. Şara'nın bu görüşmeye de katılmaması aslında imza atılmamasına neden oldu. Yani 4 Ocak'ta sadece imza atılacaktı. Erteleniyor. HTŞ ve Geçici Şam Hükümeti tarafından erteleniyor.
Türkiye'de Türkler ve Kürtler iç barış için daha fazla çaba sağlanmalı. Garantör ülkelerin güvenilirliği ne yazık ki bu süreçte sarsıldı. Görevlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirmeliler, Kuzey ve Doğu Suriye'deki kuşatmanın kalkması için gereklilikleri yerine getirmeliler. Suriye barışının inşa edilmesinde bütün dünya kamuoyundan destek ve dayanışmasını beklediklerini belirtmek isterim.
"Yönetim iddianız var ama yönetimi ele geçirdiğiniz günün ertesi gününde elektriği kesiyorsunuz"
Kobani'de Rakka'dan gelen elektrik Kobani'den SDG çekildikten sonra çekildi. Arap-Kürt savaşı çıkmasın diye SDG bölgeden çekildi. Direkt elektrik kesildi. İnternet ve su kesildi. Bu insanlık dramıdır. Kendi halkına bunu reva gören bir yönetim Suriye'yi nasıl yönetebilir? Yönetim iddianız var ama siz yönetimi ele geçirdiğiniz günün ertesi gününde elektriği kesiyorsunuz. Bu yurttaş size nasıl inansın ve güvensin? Hem insani hem askeri kuşatma ortadan kalkmalı. Gece - gündüz halk sokakta ve kentlerini savunuyor. Okullar, hastaneler, yaşam alanları işlevsiz. Sadece Haseke'de, Rakka'da, Kamışlı'da değil neredeyse tamamında yaşam dediğimiz şey ortadan kaldırılmış. Bir ülkenin bu şekilde bu hayatı sürdürebilmenin olasılıklarını Şam yönetimi ortadan kaldırıyor. Şam yönetimi SDG ile yapılan anlaşmanın gerekliliklerini yerine getirmeli, fiili ateşkes sürmeli. Ortak yurt olan Suriye'nin yeniden inşası için herkes görevini yerine getirmeli.
"Kürtsüz bir Suriye hedefleniyor"
Kürt'süz bir Suriye hedefleniyor. Öleni öldürmek, kalanı da göç ettirmek istiyorlar. Bunu kabul etmek mümkün değil. Türkler, Araplar, Acemler gibi onların da bu topraklar da yaşam hakkı vardır. bu topraklar bize ait olduğu kadar onlarındır da. Kürt'süzlük zaten fiilen yapılabilecek bir şey değil, buradan savaşı sürdürmenin anlamı yoktur. Rojava halkını yalnız bırakmayacağız. Demokratik mücadele, diplomaside ve insani yardımlarda Rojava halkının yanındayız."
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise şunları söyledi:
"Ciddi bir yanlış algı oluşturulduğunu izliyoruz. Yaklaşık bir haftadır bölgedeyim, izlenimlerimi paylaşmak istiyorum. Rojava'da soykırıma verecek düzeyde saldırılar olduğunu gördük. İnsanlar orada kardeşleri katledilirken burada alkış çalacak değil. Vicdanı olan herkese sesleniyorum. Katliama karşı dünyanın dört bür yanında demokratik kamuoyunun ortaya koyduğu tepkilerin anlaşılması gerektiğini düşünüyorum. Ateşin kesilmesi gerekiyordu. Sanırım ateşkes sadece Kürt'lerin ateş etmemesi olarak anlaşılıyor. Ateşkes herkes için geçerlidir. Rojava'da ateş kesilmedi, saldırılar devam ediyor. Orada IŞİD barbarlığı karşısında hayatını yitirenlerin mezar taşları harap ediliyor.
Kürtler yine göç ediyor. Artık bu göç yollarındaki kayıplara başta ülkemiz olmak üzere artık tüm dünya kamuoyu olumlu bir tepki koymalı. Kobani kuşatma altındadır. selefi örgütler tarafından Kürt'ler katlediliyor. Bu saldırıları teşvik edenleri biliyoruz. Rojava'da kimin onarıcı, yapıcı kimin çatışmacı olduğunu Kürt'ler çok iyi biliyor. Kesilen suların açılması gerekiyor. Yakıt yok. Kürtler ne kadar onurlu bir halk, yıllardır petrolü yönetiyorlar ama eşit dağıtılmış. İlacı istiflememiş, şimdi ilaçsızdır. Dört çocuk Kobani'de donarak yaşamını yitirdi. 21. yüzyıldayız!"
Son güncellenme: 18:16:15