Kadim Ulus Bilinci ve Karşı Manipülasyonlar!
Apocular, "Kürt Özgürlük Hareketi" ismiyle çıkıp, "entegrasyon hareketine" nasıl dönüştü?
Apocular, "Kürt Özgürlük Hareketi" ismiyle çıkıp, "entegrasyon hareketine" nasıl dönüştü?!
Bu soruya sağlıklı cevap vermek için önce;
Kürt ulusu,
Kürt Dili,
Kürt kültürü,
Kürt Tarihi,
Kürd toplumunun oluşumu ve neolitik devrimdeki yeri
Kürdistan coğrafyası,
Kürdistan'da ve Mezopotamya'da yaratılan uygarlık,
Kürtlerin etnisiteden devlete dönüş serüveni,
Mitani devleti ile uluslaşma sürecine girmeleri,
Kasit, Hati, Part, Med, Mervani devletleri, Kürt Aşiret ve Aşiret Federasyonları ile Şadadi krallığı, sonrasındaki mirlikler ve aşiret alanları bir ulus tarihidir.
Hayvancılık ve tarıma bağlı üretim, göçebelik ve ticaretin yaygınlaşması ile Kürt dili, Kürt Kültürü ve üretime, yani yaratıcı ekonomiye dayalı oluşan ve bugün bu yaşanan tarihin eseri olarak "eski" değil, çok yerinde olarak KADİM diye tanımlanan Kürt ulus toplumunun şekillenmesi...
Bölge devletleri ve toplumları ile Kürt ulus toplumunun ilişkileri,
Kolonyal tarih ile yüzleşmesi ve mücadelesi,
Bunun bütünlüklü anlaşılması, Kürt tarih ve toplum bilincinin oluşmasıdır.
Köle konumuna düşürülmüş, parçalanmış, paylaşılmış, sömürge ve sürece yayılmış total soykırım siyaseti ile üzerinde başka milletlerin ulus inşa etmeyi amaçladığı bir sosyolojik coğrafya....
Yüz yıllardır bir ulus topluluğun yaşadığı bu esaretten, kolonyal ve jenosid kuşatılmışlıktan çıkma, zincirlerinden kurtulma mücadelesi, özgürlük ve bağımsızlık olarak tanımlanmıştır. Bu mücadele, öncesi bir yana 200 yıldır kesintisiz sürmüştür .
Bugüne kadar Kürt toplumunun kendini varlık olarak sürdürebilir olmasının nedeni, Kürt ulus toplumunun üretime dayalı şekillenmesi ve alanına mütemadiyen tutkun kalmasındandır..
Kürt ulus tarihi, Frankların Fransa'da işgale aldığı etnik toplulukları üniter devlet projesiyle asimilasyona tabii tutmak yoluyla Fransız tarzı uluslaşmamıştır.
Kürt ulusu tarihi, fetihçilikle genişlemiş, bu gelişmişlikte Avrupa'da, Asya'da, Afrika'da esaret altında tutulamayanların da bir yarı barbar olarak kalan bakiyesi ile yakın doğunun İonya, Pontus, Mezopotamya, Klikya, Lazoria vs. üstüne çökmüş, devşirmelerden müteşekkil, sorularından kopmuş devlet subay ve bürokratlarının imparatorluk bakiyesi üzerinde, otokton halkları soykırıma tabii tutarak, imha edip, ilhak ettikleri ekonomik ve kültürel yapılarını gasp ve entegre ederek de uluslaşmamıştır...
Bu siyasal ve toplumsal tarihten kendini soyutlayarak, kavramları kirleterek, içeriğinden boşaltarak, bir tarafa bırakarak dillendirmek kasıtlıdır.
İşte yaşanan "süreç" ve "entegrasyon" siyaseti, bu kolonyal siyasetin, "barış", "demokrasi", "kardeşlik" argümanları ile morfin enjekte edilmiş misali tatbik olunmasıdır...
Bu tespiti yapan entelektüel ve aydınların, kendi ulusdaşları tarafından da hakarete tabii tutulmaları, ne acı!
Bunları bir tarafa bırakarak, ilk paragrafı çözmek ve doğruda durmak, bunca kirlenmiş medya ve muazzam hile karşısında, doğru düşünmek güç olduğu kadar zorunludur!
Umuyorum ki feraset üstün gelir!
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 14:30:33
