İran savaşında ekonomik cephe büyüyor: Petrol 100 doları aştı

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş üçüncü haftasına girerken çatışmanın ekonomik etkileri giderek belirginleşiyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim enerji piyasalarını sarsarken petrol fiyatları yeniden 100 doların üzerine çıktı.

16 Mar 2026 - 11:34
16 Mar 2026 - 11:34
 0
İran savaşında ekonomik cephe büyüyor: Petrol 100 doları aştı

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı savaş üçüncü haftasına girerken çatışmanın ekonomik etkileri giderek daha belirgin hale geliyor. Enerji piyasaları, ticaret yolları ve bölge ekonomileri üzerindeki baskı artarken petrol fiyatları keskin şekilde yükseldi.

Savaşın yarattığı belirsizlik nedeniyle Brent petrol fiyatı 16 Mart’ta yeniden varil başına 100 doların üzerine çıkarak Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

Enerji sektöründeki bazı uzmanlar ise piyasalardaki vadeli işlemlerin gerçek durumu tam yansıtmadığını belirtiyor. Fiziki petrol piyasasında özellikle Dubai ham petrolünün 140 dolar civarında işlem gördüğü ve kağıt piyasalar ile gerçek fiyatlar arasında ciddi fark oluştuğu ifade ediliyor.

Hürmüz Boğazı küresel risk noktası

Savaşın merkezinde yer alan Hürmüz Boğazı, dünya enerji güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Normal şartlarda küresel deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık yüzde 20’si bu boğazdan geçiyor.

Bloomberg’in tahminlerine göre boğazın yaklaşık iki ay boyunca büyük ölçüde kapalı kalması halinde:

• Katar ve Kuveyt ekonomileri yüzde 14’e kadar küçülebilir

• Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ekonomileri yüzde 3–5 daralabilir

Suudi Arabistan petrol ihracatında alternatif olarak Kızıldeniz limanlarını kullanabilirken, Birleşik Arap Emirlikleri ise Umman Körfezi’ndeki altyapısı sayesinde tanker yüklemelerini sürdürebiliyor.

Ancak bu alternatif hatların da hedef alınması halinde bölge ekonomilerinin çok daha ağır darbe alabileceği belirtiliyor.

İran’dan enerji tesisleri uyarısı

İranlı askeri yetkililer, İran’ın enerji altyapısına yönelik herhangi bir saldırının bölgede ABD ile bağlantılı tüm ekonomik ve enerji tesislerine karşı misilleme ile sonuçlanacağını açıkladı.

Bu uyarı, ABD’nin 13 Mart’ta İran’ın en önemli petrol ihracat noktalarından biri olan Harg Adası’ndaki askeri tesisleri bombalamasının ardından tekrarlandı.

Uydu görüntüleri ve tanker takip verilerine göre saldırıya rağmen Harg Adası’ndaki petrol yükleme terminali faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor.

Deniz savaşında yeni cephe

Savaşın deniz boyutu da giderek büyüyor. İran kaynaklarına göre 28 Şubat’tan bu yana Hürmüz Boğazı ve çevresinde 18 gemi saldırıya uğradı. Bu gemiler arasında petrol tankerleri, konteyner gemileri ve kuru yük gemileri bulunuyor.

Washington ise savaşın başlangıcından bu yana İran’da yaklaşık 6 bin hedefin vurulduğunu ve İran’ın füze ile drone kapasitesinin büyük ölçüde yok edildiğini iddia ediyor. Tahran bu rakamları kesin şekilde reddediyor.

İran buna karşılık İsrail’e yönelik füze saldırılarını sürdürüyor. 15 Mart’ta yaklaşık 90 dakikada bir küçük füze salvoları düzenlendiği bildirildi. İran kaynakları saldırılarda katı yakıtlı Sejjil füzelerinin kullanıldığını ileri sürdü.

Irak’ta gerilim artıyor

Savaşın etkileri Irak’a da yansımış durumda. İran’a yakın Şii silahlı gruplar Bağdat’taki ABD büyükelçiliği ve ABD üsleri dahil birçok hedefe saldırılar düzenliyor.

ABD ise 14 Mart’ta Bağdat’ta bazı milis noktalarını bombaladı. Washington yönetiminin İran’a yakın en güçlü milis gruplardan biri olan Ketaib Hizbullah liderini hedef almaya çalıştığı ancak operasyonun başarısız olduğu bildirildi.

ABD saldırıları Irak’ta siyasi gerilimi artırırken hükümet üzerinde de ciddi baskı oluşturuyor.

İran içinde güvenlik önlemleri arttı

Savaş nedeniyle İran içinde güvenlik önlemleri de sıkılaştırıldı. Yetkililer İsrail adına casusluk yaptığı veya askeri hedefleri görüntülediği iddiasıyla yüzlerce kişinin gözaltına alındığını açıkladı.

İnsan hakları örgütlerine göre savaşın başladığı günden bu yana İran’da en az 1.330 sivil hayatını kaybetti. Ölenler arasında 200’den fazla kadın ve yine 200’den fazla çocuk bulunduğu bildirildi.

Diplomasi kapıları tamamen kapanmadı

Sahadaki çatışmalar sürse de diplomatik temaslar tamamen kesilmiş değil. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron 15 Mart’ta İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile telefonda görüşerek İran’ın bölgedeki saldırılarını durdurmasını istedi.

Ancak Macron görüşmede ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını açık şekilde kınamadı.

Uzmanlara göre İran yönetimi savaşta yalnızca askeri olarak ayakta kalmayı değil, aynı zamanda bölgedeki güvenlik düzenini ve enerji ticaretinin kurallarını yeniden şekillendirmeyi hedefliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol tartışması, savaşın en kritik stratejik boyutlarından biri olarak görülüyor.

 

Bu haber toplam 331 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 17:47:33