Küresel enerji kriziyle hangi ülke nasıl başa çıkıyor?

Dünya, devam eden İran savaşı nedeniyle enerji kriziyle karşı karşıya. Çalışma günlerini azaltmaktan petrolü karneye bağlamaya kadar farklı yerlerde çeşitli önlemler alınıyor.

28 Mar 2026 - 15:44
28 Mar 2026 - 15:44
 0
Küresel enerji kriziyle hangi ülke nasıl başa çıkıyor?
Hindistan'da LPG krizi nedeniyle insanlar tüp alabilmek için bekliyor /Hindustan Times

ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaşta İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatması ve dünyada üretilen petrolün yaklaşık yüzde 20'sinin piyasaya sunulamaması küresel bir enerji krizine yol açtı.

Ham petrolün varil fiyatı 100 doları aşarken, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) acil durum rezervlerinden 400 milyon varil petrolün piyasaya sürülmesi kararı aldı. Birçok ülke ise yaşanan enerji krizini aşmak için enerji ihtiyacını düşürmenin yollarını arıyor.

Yaşanan krizi "küresel petrol piyasası tarihindeki en büyük arz kesintisi" olarak adlandıran Uluslararası Enerji Ajansı, ülkelerin enerji tüketimini azaltabilecekleri çeşitli yöntemler öneriyor.

Ancak her ülkenin kendine özgü enerji ve ulaşım altyapıları ile zorlukları bulunuyor. Bundan dolayı harekete geçen ülkelerin aldığı önlemler farklılık gösteriyor.

IAE, karayolu taşımacılığının küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 45'ini oluşturduğunu belirtiyor. Bu nedenle birçok ülke, tasarruf önlemleri almak için bu alana yönelmiş durumda.

Yakıt kısıtlaması popüler bir seçenek

Sri Lanka'da özel araç sahipleri, QR kodu tabanlı bir sistem aracılığıyla haftada yalnızca 15 litre benzin alabiliyor.

Asya'nın diğer bölgelerinde de benzer önlemler bulunuyor.

Kamboçya, benzin istasyonlarının üçte birini kapatırken Myanmar, araç plaka numaralarına dayalı bir "tek-çift" kısıtlama sistemi uygulamaya koydu. Bu sistemde, bir gün tek sayılı plakalı araçları, diğer gün ise çift sayılı plakalı araçları yakıt alabiliyor.

Yeni Zelanda'da hükümet, "arabasız günler" uygulamasını yeniden başlatmayı değerlendiriyor. Bu sistemde, sürücüler araç kullanamayacakları bir günü kendileri belirliyor.

Çin ise savaşın başlamasından bu yana benzin fiyatlarındaki yüzde 20 artışa rağmen planlanan akaryakıt zamlarından geri adım atarak farklı bir politika izliyor.

Slovenya, bu hafta başında yakıt kısıtlaması uygulayan ilk Avrupa Birliği (AB) ülkesi oldu. Buna göre özel araç sürücülerinin haftalık alımı 50 litreyle sınırlandırılırken, işletmeler ve çiftçiler için 200 litrelik üst sınır getirildi. Slovakya'nın da dizel yakıt stoklamasına kısıtlamalar getirmesine rağmen, Slovenya AB ülkeleri arasında şimdilik bir istisna.

Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği (UKTB), AB'ye hızlı hareket etme çağrısı yaptı.

UKTB Genel Sekreteri Umberto de Pretto, "Dizel tedariğinde bir aksama olursa, bunun etkileri AB lojistik ağlarında anında hissedilecek. Tedarik zincirleri yavaşlayacak ve işletmelere, mağazalara ve hanelere mal teslimatı olumsuz etkilenecek" uyarısında bulundu.

De Pretto, AB'nin "koordineli bir şekilde harekete geçmesinin hayati önem taşıdığını" da sözlerine ekledi. Ancak AB'nin ortak bir tutum sergilemekte isteksiz olması nedeniyle, her ülke kendi kararını almak zorunda kalıyor.

İki hafta içinde yüzde 18'lik artışla benzin ve dizel fiyatlarının litre başına 2 euro üzerine çıkmasıyla Almanya krizin etkisini hissetmeye başladı. Akaryakıt fiyatlarındaki hızlı artış üzerine harekete geçen Alman hükümeti yeni bir yasal düzenlemeye gitti. Buna göre, benzin istasyonlarının fiyatları günde yalnızca bir kez artırmasına izin veren yasa Alman meclisinde kabul edildi.

Ekonomi Bakanı Katherina Reiche, akaryakıt fiyatlarına üst sınır getirilmesi, indirimler veya özel vergi gibi taleplerin inceleneceğini, ancak bunların maliyet ve faydalarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti.

Almanya, yaşanan krize rağmen, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden önce olduğu gibi yeniden Rus gazına dönme ihtimalini ise kesinlikle reddediyor.

Evden çalışma da bir seçenek

Akaryakıt kısıtlamalarının yanı sıra bazı ülkeler de vatandaşlarını evden çalışmaya teşvik ediyor.

Pakistan, kamu çalışanları için hafta dört günlük çalışma düzeni uygulamaya başladı. Dominik Cumhuriyeti işverenlere, çalışanların işyerinde geçirdikleri süreyi azaltmaya çağrısı yaptı.

Mısır ise alışveriş merkezleri ve restoranların saat 21.00, kamu binalarının ise saat 18.00'de kapanması yönünde bir düzenleme getirerek enerji kullanımını azaltmayı planlıyor.

Bangladeş ve Tayland da klima masraflarından tasarruf etmek amacıyla devlet binalarında izin verilen en yüksek sıcaklığı sırasıyla 25 ve 26 santigrat dereceye çıkardı.

Kenya yakıt alımını kısıtlayıp yakıt ihracatını yasaklarken Zambiya dizel istifine para cezası getirdi.

Afrika Rafineri ve Dağıtımcılar Birliği yöneticisi Anibor Kragha, Financial Times'a verdiği demeçte "Herkes kendi başının çaresine bakacak" diye konuştu:

"İhracatçılar bile öncelikle iç talebi nasıl karşılayacaklarını soruyorlar. Konu sadece rafineriyle ilgili değil; depolama, dağıtım altyapısı, boru hatları ve limanlar da dahil. Bunların tamamına baktığınızda, Afrika'nın ne kadar savunmasız olduğunu görmeye başlıyorsunuz."

"Uçmayı bırakın, toplu taşıma kullanmaya başlayın"

UEA ayrıca hava yolculuğundan kaçınma çağrısı da yaptı. ABD merkezli havayolu şirketi United Airlines da bilet fiyatlarını yüzde 20 artırmak zorunda kalabileceğini duyurmuştu.

Enerji krizine karşı bir diğer öneri ise mümkün olduğunca toplu taşıma araçlarını kullanmak. Bu, bazı ülkelerde diğerlerine göre daha kolay.

Almanya genelindeki tüm yerel ve bölgesel toplu taşıma araçlarında kullanılan ve şu anda aylık fiyatı 63 euro olan "Deutschlandticket" gibi uygulamalar başka ülkelerde de hayata geçirebilir.

Öte yandan otogaz olarak da bilinen sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) kullanımı da gündemde. Uluslararası Enerji Ajansı, LPG'nin ulaşımdan çok evlerde ocaklarda kullanılması gerektiğini söylüyor.

Bu durum, en büyük ikinci LPG ithalatçısı ve en büyük üçüncü LPG tüketicisi olan Hindistan için büyük önem taşıyor.

Mart ayında Hindistan’ın LPG ithalatı yarı yarıya azaldı. Restoran, otel ve kafeler bu durumla başa çıkmakta zorlanıyor. Bazı işletmeler daha seyrek açılıyor ya da daha az porsiyon sunuyor. Hükümet yetkilileri ise tedariğin öncelikli olarak yemek pişirmek için LPG kullanan 300 milyon haneye yönlendirileceğini belirtiyor.

 

Bu haber toplam 184 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 16:46:39