İsmail Sihat Kaya- Borç Alınmış Sandalye: Tip’in Kredi Defteri ve Anadilin “Nokta’’sı
Erkan Baş, anadili Kürtçe olan bir cumhurbaşkanı adayını “ortaklaşamayabiliriz” noktası "lan etti". Bu yazı kızmadan önce hesap soruyor; çünkü ortada bir defter var. Krediler, "imkânlar ve faizsiz açılmış hatırlar defter". Hüküm, defterin sonunda.

12 Haziran 2026. TİP Genel Başkanı Erkan Baş, olası bir seçim ittifakını değerlendiriyor. DEM Parti’nin anadili Kürtçe olan bir cumhurbaşkanı adayı çıkarabileceğini söylüyor ve cümlesini şöyle bağlıyor: bu noktada ortaklaşamayabiliriz
Cümle kısa. İçindeki tarih uzun.
Aday programıyla eleştirilebilir. Siyasetiyle, geçmişiyle, İttifak aritmetiğindeki yeriyle eleştirebilir — bunların hepsi siyasetin tabiatıdır. Ama bir genel başkanın, daha ortada aday bile yokken, “anadili Kürtçe olan” ibaresini bir ayrılık maddesi olarak kurması siyaset değildir. Bir refleksin dile vurmasıdır. Ve o refleksin adı sosyalizm değildir.
Acele etmeyelim ama. Önce defteri açalım.
Kredi Defteri
Siyasette hiçbir söz, sahibinin sandık ağırlığından bağımsız okunamaz. O yüzden Erkan Baş’ın cümlesini değerlendirmeden önce, o cümleyi kuran kürsünün hangi sandalyeye dayandığına bakmak gerekiyor:
2018 | TİP henüz birkaç aylık bir partiyken, kurucuları Meclise HDP listelerinden girdi". Erkan Baş İstanbul’dan, Barış Atay Hatay’dan — her İkiside Kürt seçmenin oylarının taşıdığı listelerden vekil oldular. Baraj duvarının önünde kapıyı açan el, bugün “ortaklaşamayabiliriz” denilen hareketin eliydi. |
2023 | Emek ve Özgürlük İttifakı kuruldu. Kürt siyasi hareketi, kendi adayını geri çekip İttifakın ortak adayına yüklendi; TİP’in güçlü olduğu İllerde alan açtı. Sonuç: TİP dört vekil çıkardı. Hatay’da Can Atalay’ı Meclis’e taşıyan oyların hatırı sayılır bölümü Kürt seçmenindi. Aynı seçimde Tip’in ayrı liste ısrarının İttifaka kaç vekile mal olduğu tartışması ise hâlâ kapanmadı. |
Bilanço | Tip’in ülke genelindeki oyu yüzde İkiye ulaşmıyor. Buna karşılık bugün kurulan cümle, oyları yüzde onların üzerinde seyreden, Meclis’in üçüncü büyük grubunu çıkarmış bir hareketin aday tercihine şart koşma tonunda. Defterin iki sütunu birbirini tutmuyor. |
Bu tablo bir suçlama değil; bir hatırlatma. Kredi ayıp değildir — siyasette herkes bir yerden el alır. Ayıp olan, krediyle alınan sandalyeye kurulup ev sahibine oturma adabı öğretmektir.
Özgül Ağırlık Meselesi
Fizikte özgül ağırlık, kütlenin hacme oranıdır. Siyasette de öyledir: oyunuz kütlenizdir, sesiniz hacminiz.
Tip’in hacmi geniştir; bunu teslim etmek gerekir. Ekranlarda, kürsülerde, sosyal medyada — Türkiye’de sandık ağırlığının bu kadar üstünde görünürlük üretebilmiş az parti vardır. Ama hacmi büyük, kütlesi küçük cisimlerin fizikteki kaderi bellidir: suyun üstünde kalırlar, akıntıyı belirleyemezler.
Akıntıyı belirleyemeyen, akıntının sahibine rota çizemez. Yüzde İkinin altındaki kütleyle, yüzde onun üzerindeki kütleye “şu vasıftaki adayı çıkarırsan ortaklaşamayız” demek, fizik kurallarına meydan okumaktır. Fizik, meydan okuyanı affetmez; sandık da öyle.
1971’in Aynası
Şimdi defteri kapatıp aynayı kaldıralım. Çünkü bu hikâyenin asıl acı tarafı bugünde değil, isimde saklı.
Bu ülkede bir Türkiye İşçi Partisi vardı. Mehmet Ali Aybar’ın, Behice Boran’ın Tip’i. 1970’teki kongresinde, bu memleketin doğusunda Kürt halkının yaşadığını söyleme cesaretini gösterdi — Türkiye siyasi tarihinde bunu kongre kararına yazan ilk parti oldu. Bedeli ağırdı: 1971’de Anayasa Mahkemesi partiyi kapattı ve kapatma gerekçesinin merkezinde tam da o karar vardı. Kürt’ün adını andığı için kapatılan bir işçi partisi.
O TİP, Kürt’ün varlığını söylemenin bedelini varlığıyla ödedi.
Bugün aynı ismi taşıyan partinin genel başkanı, Kürt’ün anadilini bir “ortaklaşamama noktası” olarak telaffuz ediyor.
Tarih bazen tekerrür etmez; tersine döner. Aybar’ın TİP’i Kürt dediği için devlet tarafından kapatıldı. Bugünkü TİP, Kürt’ün anadiline mesafe koyarak kendi tarihinin üzerini kendisi kapatıyor. Birincisi trajedidir. İkincisinin adını okur koysun — biz hükmü hâlâ sona saklıyoruz.
Anadil Bir “Nokta” Değildir
Burada durup kelimeye bakmak gerekiyor, çünkü mesele bir ittifak pazarlığı değil.
Anadil, insanın tercih ettiği bir şey değildir. Programa yazılmaz, kongrede oylanmaz, müzakere masasında geri çekilmez. İnsanın annesinden duyduğu ilk sestir. Bir cumhurbaşkanı adayının ekonomi politikası tartışılır, dış politika vizyonu tartışılır, geçmişi tartışılır. Ama “anadili Kürtçe” ibaresinin bir sakınca cümlesi içinde geçebilmesi, tartışmanın değil tahammülün sınırlarını gösterir.
Ve işte burada mesele TİP’i de, Erkan Baş’ı da aşar.
Türkiye solunun yüz yıllık misafir odası adabıdır bu: Kürt, dayanışmanın nesnesi olduğu sürece baş tacıdır. Mitingde oyu, zindanda mektubu, türküde acısı makbuldür. Ama Kürt kendi iradesinin öznesi olmaya — aday olmaya, karar vermeye, masaya kendi kimliğiyle oturmaya — kalktığı an, en enternasyonalist cümlelerin altından en yerli refleks çıkıverir. Bu hikâye Kürt’e de özgü değildir: her ezilen, müttefikinin gözünde oy deposuyken sevimli, irade olduğunda sorunludur.
Dayanışma eşitler arasında olur. Eşitlik şartı koşulan yerde olan şeyin adı dayanışma değil, vesayettir.
✦✦✦
Bu yazı bir küskünlük yazısı değil, bir muhasebe yazısıdır. Defter ortada: kapılar açıldı, listeler paylaşıldı, oylar verildi, vekiller taşındı. Karşılığında istenen şükran değildi — sadece adap idi. Adabın asgarisi de şudur: insanın, kendisini Meclis’e taşıyan halkın anadilini “sorun noktası” cümlesinin içine yerleştirmemesi.
Hüküm, baştan beri sakladığımız hüküm, şu:
Erkan Baş’ın cümlesindeki asıl kayıp DEM Parti’nin adayı değildir. Asıl kayıp, “Türkiye İşçi Partisi” isminin 1970’te yüklendiği şereftir.
Kredi hatırla verilir; hatır bitince geriye yalnız hesap kalır.
1971’de TİP’i devlet kapatmıştı. 2026’da TİP’in tarihini, kürsüden kurulan tek bir cümle kapatıyor.
Not: Bu yazı, TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın 12 Haziran 2026 tarihinde basına yansıyan, DEM Parti’nin anadili Kürtçe olan bir cumhurbaşkanı adayı çıkarması halinde “Bu noktada ortaklaşmayabiliriz” sözlerine ilişkin habere (Nerina Azad) dayanmaktadır. 1971 kapatma kararına ilişkin atıf, Anayasa Mahkemesi’nin Türkiye İşçi Partisi’ni 1970 4. Büyük Kongre kararları temelinde kapatmasına ilişkindir.
Son güncellenme: 12:50:46


































































































































































































