İran–ABD görüşmelerinde çıkmaz: Trump’ın seçenekleri daralıyor
Tahran yönetimi, uranyum zenginleştirme, balistik füze geliştirme ve bölgesel vekil güç ağını koruma konusunda geri adım atmayacağını vurgularken, Washington ile yürütülen temasların uzatılması ihtimali öne çıkıyor. Bu tablo, ABD Başkanı Donald Trump’ın manevra alanını daha da daraltıyor.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 8 Şubat 2026’da ABD ile yapılan görüşmelerden iki gün sonra yaptığı açıklamada, Tahran’ın temel pozisyonlarından geri çekilme niyetinde olmadığını net şekilde dile getirdi. Arakçi, “Şu an en büyük zorluğumuz geri adım atmadan ayakta durmak” diyerek İran’ın mevcut çizgisini koruyacağını söyledi.
Bu yaklaşım, İran’ın uranyum zenginleştirmeyi sürdürmesi, balistik füze programını ilerletmesi ve bölgedeki silahlı vekil ağını muhafaza etmesi anlamına geliyor. Söz konusu başlıklar ise ABD Başkanı Donald Trump’ın “vazgeçilmez talepleri” arasında yer alıyor.
“Zenginleştirmeden vazgeçmeyiz”
Arakçi, İran’ın nükleer faaliyetlerinden neden vazgeçmeyeceğini şu sözlerle savundu:
Hiç kimsenin İran’a neye sahip olup neye sahip olmayacağını söyleme hakkı olmadığını belirten Bakan, geri adım atılması halinde bunun nereye kadar süreceğinin belirsizleşeceğini ifade etti.
Washington ise İran’ın nükleer programının tamamen sona ermesi gerektiğini savunuyor. ABD tarafına göre zenginleştirmenin devam etmesi, Tahran’ın ileride yeniden silah odaklı bir nükleer kapasiteye yönelmesine teknik zemin sağlayabilir.
Sınırlı anlaşma ihtimali zayıf
Uzmanlara göre füze programı ve vekil güçler konusunda yapılacak sınırlı bir anlaşma, denetim ve doğrulama zorlukları nedeniyle düşük etkili kalabilir. Bu nedenle Tahran’ın bu başlıklarda taviz vermesinin rejim açısından güvenlik riski yaratacağı değerlendiriliyor.
Bazı gözlemciler, İran’ın ABD’nin olası askeri müdahale riskini hesaplayarak müzakereleri mümkün olduğunca uzatma stratejisi izlediğini belirtiyor. Bu yaklaşımın, saldırı ihtimalini azaltırken somut taviz vermekten kaçınmayı hedeflediği ifade ediliyor.
“İyi müzakere” vurgusu
Arakçi, görüşmeleri “iyi bir başlangıç” olarak nitelendirirken, Tahran merkezli Nour News müzakerelerde “iyi” kavramının ahlaki değil, stratejik maliyetleri azaltan ve seçenekleri genişleten bir ölçüt olduğunu yazdı.
Bu çerçevede İran tarafının, hızlı ve kapsamlı bir anlaşma yerine zamana yayılan görüşmeleri tercih ettiği yorumları yapılıyor.
İç politik baskı ve güvenlik önlemleri
Aynı dönemde İran’da ocak ayındaki protestolarla bağlantılı gözaltıların sürdüğü, bazı reformist isimlerin de soruşturmalara dahil edildiği bildirildi. Analistlere göre bu adımlar, yönetimin iç cephede kontrolü güçlendirme ve olası liderlik sonrası döneme hazırlık arayışının işareti olabilir.
Uzmanlar, İran’daki iç kırılganlıkların ABD açısından hem bir baskı aracı hem de olası bir çatışma durumunda öngörülemeyen sonuçlar doğurabilecek bir risk unsuru olduğuna dikkat çekiyor.
Washington için daralan alan
ABD ile İran arasında ikinci bir görüşmenin yapılabileceği belirtilse de tarafların temel taleplerinde geri adım atmaması, diplomatik ilerleme ihtimalini sınırlıyor.
Mevcut tablo, bir yandan müzakerelerin sürmesi olasılığını canlı tutarken diğer yandan Trump yönetiminin askeri ve siyasi seçeneklerinin giderek daraldığı bir dengeye işaret ediyor.
Son güncellenme: 12:05:51


































































































































































































