Kendi Piyonuyla Satranç Oynamak

Özellikle Kürtler kendisini kandırmasın!
Gerek Türk gerekse Kürt Taymında sıkça söz edilenlerin aksine, ortada ne gerçek anlamda bir barış süreci ne de Kürtlerin taraf olarak yer aldığı bir masa var . .
7 Ekim sonrasında bölgede yaşanan büyük altüst oluşlar ve değişen jeopolitik dengeler karşısında Türk devleti, yıllarca sahada silahlı olarak kullandığı aparatı, kuzey Kürdistan coğrafyasında çatışmaların, sürgün, göç ve yıkımın gerekçesi haline getirdiği, Suriye’de de Kürtlerin statüsüz bırakılmasında işlevsel bir rol yüklediği kendi PKK’sini yeni dönemin ruhuna ve ihtiyaçlarına uygun şekilde farklı bir formata dönüştürerek yeniden konumlandırıyor. Olan biten özünde budur.
Öte yandan, bu bölgesel alt oluş Kürtlere bazı yasal hakların verilmesi Türk devleti açısından giderek kaçınılmaz hale geliyor. Mevcut bölgesel konjonktür ve uluslararası dengeler bunu zorluyor. Ancak bu haklar verilirken de, dün sahaya silahlı olarak sürdüğü, bugün ise sözde barış masasının aktörü gibi sunduğu PKK/KCK üzerinden bir algı inşa ediyor. Böylece sanki masada Kürt halkının gerçek temsilcileri varmış gibi bir görüntü oluşturulmaya çalışıyor.
İşin gerçeği Türk devleti kendi belirlediği aktörlerle \(PKK\-KCK\-DEM\) kendi oyununu kuruyor. Ardından da bu durum, Kürtlere “barış süreci var”, “Kürtler masada” söylemleriyle sunuluyor.
Kısacası; biz Kürdler kendi piyonuyla satranç oynayan bir devlet gerçeğiyle karşı karşıyayız. Sonra da bu oyuna “barış süreci”, bu tabloya da “Kürtler masada” adı veriliyor.
Yersen!
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 16:27:25




























































































































































































