Komisyonun toplantısında AK Parti'den kritik çıkış: Kayyum uygulaması düşmeli
Yeni süreç kapsamında TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşme ve yasal düzenlemeleri görüşmek üzere toplandı.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, AK Parti, DEM Parti ve MHP’den birer üyesinin İmralı’ya gitmesinin ardından ilk kez toplandı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlık ettiği 19’uncu toplantıda İmralı ziyaretine dair bilgilendirme yapılması ve süreç kapsamında ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin yer alacağı raporun nasıl hazırlanacağının da müzakere edilmesi bekleniyor.
Komisyon toplantısı, Numan Kurtulmuş ve koordinatör üyelerin toplantı öncesi yaptığı değerlendirme sebebiyle 35 dakika gecikmeli başladı.
Kurtulmuş: En hassas, en kırılgan döneme girildi
Toplantının açılışını yapan Kurtulmuş, sürecin ve komisyon çalışmalarının en hassas, en kırılgan döneme girdiğini söyledi. Sürecin sadece komisyon çalışmalarından ibaret olmadığını kaydeden kurtulmuş, devletin bütün kurumlarıyla sahada çalıştığını kaydetti. Sürecin bir pazarlık süreci olmadığını belirten Kurtulmuş, örgüt kendini feshettikten sonra sürecin hızlandığını ve komisyonun kurulduğunu hatırlattı.
"Dinleme faslı bitti, raporlama aşamasına geçiyoruz"
Çok daha dikkatli olunması, hassas davranılması gereken bir sürece girildiğini belirten Kurtulmuş, 24 Kasım’da İmralı ziyaretinin gerçekleştiğini belirtti. Bu ziyaretle birlikte komisyonun dinleme Faslının sona erdiğini belirten Kurtulmuş, “Bundan sonraki süreçte raporlama safhasına geçiyoruz” dedi. Kurtulmuş, bugünkü oturumda önce rapor çalışmalarına dair değerlendirmeleri dinleyeceklerini ve fikir alışverişinde bulunacaklarını ifade etti.
"Söz gümüşse sükût altındır"
Söylenen her bir sözün hiç beklenmeyen çevrelerde olumlu ya da olumsuz etki ettiği bir dönemden geçildiğini belirten Kurtulmuş, “Hani derler ya söz gümüşse sükut altındır. Bin düşünüp bin konuşmak gereken bir dönemden geçiyoruz” dedi.
"Süreç siyasi pozisyonların malzemesi haline getirilmesin!"
Sürece dair tartışmaların siyasi pozisyonların malzemesi haline getirilmemesi gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, “Bu milletin geleceği bir şekilde karanlık ellere teslim edilmesin. Özellikle siyasi malzeme yapılmaması konusunu her birinizden istirham ediyorum” diye konuştu.
Sürecin aslının kimin ne dediği, nereden geldiği olmadığını esas meselenin hangi somut sonuçların ortaya konulduğu olduğunu kaydeden Kurtulmuş, “Sürecin magazinleştirilmemesi için olağanüstü gayret gösterilmelidir” sözlerini kaydetti.
"Sürece karşı olan partiler dahil tüm Türkiye kazanacak"
Kullanılan dil ve üsluba dikkat edilmesi gerektiğine dair uyarılarını da sunan Kurtulmuş, “Bu mesele bir partinin ya da birkaç partinin meselesi değildir. Bu mesele başarılı olduğunda sürece karşı olan partiler dahil bütün Türkiye kazanmış olacak” diye konuştu.
"Akamete uğratma hesabı yapanları biliyoruz"
Sürecin sona yaklaştığına dair söylemlerin farkında olduklarını belirten Kurtulmuş, "Sağda solda içeriden ya da dışarıdan bu mesele son noktaya geldi son günlere yaklaşıyor bu meseleyi akamete uğratalım diye hesap kitap içerisinde olanların varlığını biliyoruz. Akıl onların aklından daha üstün olmayı gerektirir. Onun için bizler de sabırla farklılıklarımızı yine birbirimize ifade ederek yolumuza devam edeceğiz. İnanıyorum ki bu sefer Türkiye kazanacak" ifadelerini kullandı.
Murat Emir CHP’nin raporunu özetledi
Kurtulmuş’un ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP olarak sürece katkı sunmaya devam edeceklerini söyledi. Hazırlanacak komisyon raporunun bir konuya sıkışmaması ve geniş bir rapor olması gerektiğini belirten Emir, partisinin hazırladığı 17 sayfalık rapora dair bilgi verdi.
Emir, CHP’nin raporunun başlıklarını şöyle sıraladı:
-AYM ve AİHM kararlarının uygulanması amacıyla idari ve siyasi engellerin kaldırılması,
-Hak ve özgürlüklerin kullanılması önündeki engellerin kaldırılması,
-Kürt sorununun çözümü için demokratik siyaset ortamının oluşturulması
-Kayyım uygulamalarına son verilmesi,
-Siyasetin yargıya müdahalesine son verilmesi, 19 Mart’ta tutuklanan tüm siyasetçilerin serbest bırakılması,
-Kadına ve çocuklara karşı şiddetle etkin mücadele edilmesi,
-Yargı ve infaz sistemindeki antidemokratik uygulamalara sın verilmesi,
-Devletin inançlara karşı tarafsız olduğu bir düzenin hayata geçirilmesi,
-Güvenlik bürokrasisinde çalışan sivil memurların özlük haklarının iyileştirilmesi
Ahmet Şık: İmralı tutanakları kamuoyun açık olmalı
Komisyonun TİP’li üyesi Ahmet Şık, görüşmenin tutanaklarına dair bilgiye sahip olmadan rapora dair öneride bulunmayı doğru bulmadığını ifade etti. Tutanakları gördükten sonra raporu tartışmanın daha sağlıklı olacağını kaydeden Şık, tutanakların tümünü görmek istediklerini ve kamuoyuna açık olmasını istediklerini de ifade etti.
Aksakal: Tutanaklar komisyon üyeleriyle paylaşılmalı
DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, İmralı görüşmesinin üzerinden 10 gün geçmesine rağmen komisyona hiçbir bilgilendirme yapılmamasını eleştirdi. Aksakal, bu görüşmeye dair mutlaka bilgilendirme yapılması ve tutanakların komisyon üyeleriyle paylaşılması gerektiğini de ifade etti.
Bayhan: Önce İmralı görüşmesinin detayları paylaşılmalı
EMEP Milletvekili İskender Bayhan, sürecin başından bu yana güçlendirici katkı sunmaya çalıştıklarını ifade etti. Bayhan, komisyon raporunun gündeme alınması için İmralı görüşmesinin ayrıntılarının paylaşılması gerektiğini söyledi. Bu yönde MEclis Başkanlığına bir dilekçe sunduklarını da belirten Bayhan, “Son dinleme İmralı’da yapıldı. Başından bu yana İmralı’daki dinlemenin önemine vurgu yapılıyor. Buraya gelen tüm bürokratlar İmralı’da Abdullah Öcalan’ın bu sürecin mimarı olarak oynadığı rolün önemine vurgu yaptılar” dedi. Bayhan, görüşmenin detayları alınmadan raporun ele alınmasının eksik olacağını kaydetti.
AK Partili Şen: Raporumuz 9 ana bölümden oluşuyor
AK Parti milletvekili Mustafa Şen, AK Parti’nin komisyon raporunun 9 ana bölümden oluştuğunu ve komisyonun ismine ve ruhuna sadık bir metin olduğunu söyledi. AK Parti’nin çeşitli seçim beyannamelerinden, resmi belgelerinden Kürt sorunu ile ilgili bazı metinleri rapora dercettiklerini kaydeden Şen, raporda sağlam bir altyapı oluşturduklarını söyledi. Komisyon dinlemelerinden öne çıkanlara, uluslararası tecrübelere de raporda yer verdiklerini belirten Şen, sürecin Türkiye’ye has yönünün altını çizdiklerini anlattı.
"Silah bırakma tescil edildikten sonra yasa çıkabilir"
Sadece Türkiye’nin değil bölgenin de ‘terör’den arındırılmasının önemine vurgu yaptıklarını anlatan Şen, raporda silah bırakmanın tescil ve tespit süreçlerine de değindiklerini kaydetti. Örgütün kendi varlığına son verdiğine devletin ilgili birimlerinin somut delillerle kanaat getirmesiyle, devletin ilgili otoritesinin ‘bundan sonra terör yoktur’ demesiyle Meclis’in süreç kapsamındaki kanunu çıkarılabileceğini belirtti.
"Örgüt kendini feshettiyse örgüt üyeliği ve yardım yataklık suçu ortadan kalkar"
Silah bırakanların hukuki durumlarına ilişkin yasal düzenleme önerilerinden bahseden Şen, “Örgüt üyeliği bir suç. Örgüt kendini feshettiyse suç ortadan kalkar” dedi. Şen, aynı şekilde “yardım ve yataklık” suçunun da düşeceğini, yargılama devam ediyorsa da mahkemenin düşeceğini söyledi. Şen, bu suçlar kapsamında tahliye olanlara ya da hayata katılanlara 5 yıllık adli takip önerdiklerini de belirtti.
"Terör suçlarına bulaşanlara kamu vicdanını incitmeyecek indirimler öneriyoruz"
Şen, örgüte üyelik dışındaki ‘terör’ faaliyetlerine bulaşmış kişilere dair de "Türkiye’de bulunmaları halinde TCK geçerli olacak. Ancak örgütün kendini feshetmesi sebebiyle kamu vicdanını incitmeyecek cezai indirimler öneriyoruz” dedi.
Şen, silah bırakan örgüt üyeleri için iş, mesleki eğitim, psikolojik destek konusunda devlet desteği de sağlanması gibi önerileri olduğunu da ifade etti.
AK Partili Şen: Kayyum uygulamasının düşmesi gerektiği kanaatimizi paylaşıyoruz
Şen, AK Parti raporunda demokratikleşme adımlarının daha da ileri götürülmesi önerilerinin de yer aldığını anlatırken, “Bu kapsamda seçim kanunu, siyasi partiler kanunu, yerel yönetimler kanunu ve ilgili idari mekanizmaların daha da demokratikleştirilmesi” gibi öneriler sunduklarını söyledi.
Şen, kayyum uygulamalarına ilişkin olarak da “Terör örgütü kendi faaliyetine son vermiştir. Dolayısıyla o sebeple bir belediyeye kayyım atanmışsa artık o uygulamanın düşmesi gerektiği kanaatimizi paylaşıyoruz" dedi.
MHP'li Feti Yıldız: Örgüt kendisini tamamen feshettiğini ilan ettiğinde tüm engelleri çözeriz
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, partisinin 116 sayfalık bir rapor hazırladığını ifade etti.
Raporun ağırlıklı olarak siyasi değerlendirmelerden oluştuğunu vurgulayan Yıldız, hukuki düzenlemeleri komisyonla ortaklaşarak oluşturacaklarını kaydetti.
Yıldız, sözlerini şöyle devam ettirdi:
“Silahların teslim edilmesi, imha edilmesi, örgüt yapısının ve bağlı kuruluşların hangi ad adı altında olursa olsun tamamen dağıtılması, devletin emniyet güçleri tarafından bu hususun tespit edilmesi, örgütün fiili varlığının sona erdiğinin ilan edilmesinden sonra önümüzde, demokrasinin önünde, birliğimizin önünde ne kadar engel varsa el birliği ile çözeriz."
Son güncellenme: 04:22:18