Yaşar Bazencir: Ortadoğu Jeopolitiği, Bölgesel Şiddet ve Kürtler İçin Stratejik Seçenekler

11 Ağustos 2026 - 15:50
11 Ağustos 2026 - 15:50
 0
Yaşar Bazencir: Ortadoğu Jeopolitiği, Bölgesel Şiddet ve Kürtler İçin Stratejik Seçenekler

Giriş: Ortadoğu’nun Güvenlik Rejimleri ve Şiddet Sarmalı

Ortadoğu coğrafyası, I. Dünya Savaşı ve Lozan sonrasında kurulan vesayetçi ve homojenleştirici ulus-devlet modellerinin yarattığı kronik bir güvenlik krizini yaşamaktadır. Bölgedeki egemen devletler, toplumsal ve etnik talepleri demokratik müzakere kanallarıyla çözmek yerine "güvenlikleştirme" (securitization) ve orantısız baskı politikalarıyla bastırma yolunu seçmiştir.

Bu ikinci bölüm, 1. Bölümde ele alınan teorik çerçevenin Ortadoğu sahasındaki karşılığını, Arap Baharı tecrübesini ve özellikle Kürt halkının hak arayışındaki stratejik imkânlarını analiz etmektedir.

1. Ortadoğu’da Şiddet Dışı Mücadelenin Dinamikleri ve Dersler

Ortadoğu’da şiddet dışı toplumsal hareketlerin geçmişi son derece öğretici tecrübelerle doludur:

 Arap Baharı (2011) ve "Kurucu Akıl" İhtiyacı: Tunus ve Mısır’da kitlelerin şiddet dışı sokak hareketleri on yıllardır süren diktatörlükleri kısa sürede devirmeyi başardı. Ancak hareketlerin kurumsal bir stratejiden ve uzun vadeli "kurucu bir akıldan" yoksun olması; Mısır’da sürecin askeri darbeyle, Suriye ve Libya’da ise dış müdahaleler ve iç savaşla sonuçlanmasına yol açtı.

 Görünmez Baskı ve Söylem: Bölge rejimleri, kendilerine yönelen her türlü sivil ve şiddet dışı talebi derhal "dış güçlerin komplosu" veya "terör faaliyeti" olarak yaftalayarak toplumsal desteği kesmeyi hedefler.

2. Kürt Siyasal Hareketi ve Stratejik Araçların Dönüşümü

Kürtlerin 20. yüzyıl boyunca yürüttüğü varlık ve statü mücadelesi, inkar ve imha politikalarına yanıt olarak ağırlıklı olarak silahlı/gerilla yöntemleriyle şekillendi. Ancak 21. yüzyıla girerken hem bölgesel gerçeklikler hem de küresel dengeler, stratejik araçların çeşitlenmesini zorunlu kılmıştır:

 Serhildanlar, Kent Siyareti ve İtaatsiz Eylemler: 1990’lardan itibaren Türkiye ve Doğu Kürdistan (İran) başta olmak üzere toplumsal gösteriler, kepenk kapatma eylemleri, boykotlar ve kitlesel mitingler (Serhildan) Kürt siyasi hareketinin ana dinamiklerinden biri haline geldi.

 Parlamenter ve Yerel Yönetim Deneyimi: Sivil siyaset alanının zorlanması, belediyeler ve parlamenter temsil üzerinden toplumsal öz-yönetim ve sivil kurumsallaşma kapasitesinin inşa edilmesi, şiddet dışı mücadelenin en somut alanlarından biri oldu.

3. "Jin, Jiyan, Azadî" (Kadın, Yaşam, Özgürlük): 21. Yüzyılın Sivil İtaatsizlik Miladı

2022 yılında İran’da Mahsa Jina Emini’nin katledilmesinin ardından Doğu Kürdistan’da başlayıp tüm İran’a yayılan "Jin, Jiyan, Azadî" hareketi, Kürtlerin öncülük ettiği şiddet dışı mücadelenin küresel çaptaki en parlak örneğidir:

 Evrensel Söylem Üstünlüğü: Etnik bir talebin ötesine geçerek kadın özgürlüğünü ve insan haklarını merkeze alan bu slogan, rejim nezdinde iddialı bir meşruiyet krizi yaratmıştır.

 Geniş İttifak Zemini: Kürt coğrafyasından doğan bu sivil itaatsizlik dalgası; Fars, Azeri, Beluç ve Dürzi toplulukları aynı demokratik paydada buluşturmayı başarmıştır.

4. Kürtler İçin Yeni Stratejik Ufuk ve Kazanımlar

Ortadoğu’nun yeniden şekillendiği bu tarihsel kesitte, sivil itaatsizliğe ve stratejik şiddet dışı yöntemlere ağırlık verilmesi Kürt halkına şu kritik avantajları sağlamaktadır:

1. Uluslararası Diplomasi ve Meşruiyet: Küresel güçler ve uluslararası hukuk kurumları, şiddet dışı yöntemleri benimseyen ve demokratik değerleri savunan aktörlerle diplomatik ve kurumsal ilişki kurmaya çok daha açıktır.

2. Egemen Ulusların Demokratik Kesimleriyle İttifak: İtaatsiz eylemler ve sivil hak arayışı; Türk, Arap ve Fars toplumlarının otoriter rejimlerden rahatsız olan demokratik, sol ve aydın kesimleriyle ortak bir mücadele zemini kurmayı kolaylaştırır.

3. Toplumsal Dayanıklılık ve Kurumsallaşma: Silahlı yöntemler toplumsal yaşamı tahrip edip demografik boşalmalara neden olabilirken; sivil itaatsizlik, iktisadi dayanışma ağları ve kültürel/dilsel kurumlar toplumun kendi topraklarındaki köklerini ve özerk yapısını güçlendirir.

Sonuç

Özetle; Lozan ile dört parçaya bölünen Kürt coğrafyası, 21. yüzyılda sadece askeri veya jeopolitik dengelerle değil; toplumsal rızayı kesen, itaatsiz eylemleri örgütleyen, kadın ve gençlik dinamiklerini öne çıkaran ve uluslararası meşruiyeti yakalayan şiddet dışı stratejik akılla statü ve hak elde etme imkânına sahiptir. Şiddet dışı mücadele bir geri çekilme değil, otoriter sistemlerin meşruiyetini kökten sarsan en etkili modern siyaset tarzıdır.

idealist bir yaklaşım.

 Şiddet Dışı Mücadele: Devleti yok saymak yerine, mevcut devletin egemenlik aygıtlarını sivil itaatsizlikle felç ederek somut hukuki statü, anayasal tanınma ve kurumsal egemenlik elde etmeyi hedefleyen realist bir strateji.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.

 

Bu haber toplam 1 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 15:50:57