Özgür Özel'den Demirtaş ve yeni parti açıklaması

Özgür Özel, gençlerin mutlak butlan süreci, yeni parti tartışmaları, yeni süreç ve Selahattin Demirtaş'ın tutuklanmasıyla sonuçlanan dokunulmazlıkların kaldırılması süreciyle ilgili sorularını yanıtladı.

27 Haziran 2026 - 12:00
27 Haziran 2026 - 12:00
 0
Özgür Özel'den Demirtaş ve yeni parti açıklaması

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Diyarbakır'daki programı kapsamında dün akşam gençlerle bir araya gelerek soruları yanıtladı.

Gençlerin kendileri hakkında vaatlerini sordukları soruları Özel, topluca şöyle yanıtladı:

"Esas beka sorunu ülkenin gençlerinin dünyanın diğer ülkelerinde gelecek hayal kurması. Bunun en temel sebebi gelecek kaygısı hem ekonomik olarak hem özgürlükler anlamında hem sosyal yaşam anlamında. Bizim CHP olarak gençlere en önemli vaadiniz ne deseniz… Tabii bunu butlan tartışmalarından önceki seçilmiş genel başkan ve partinin başındaki seçilmiş genel başkan olarak yanıtlıyorum. Bizim hayal ettiğimiz gelecekte, bir kez bugünkü meseleyi doğru tespit etmek lazım. Son 23 yıldır ülkedeki özgürlükleri birer birer kısıtlayan, demokrasiden geriye adımlar atan, sonra bir tek adam rejimi kuran, sonra da her şeye devletle parti ayrımının ortadan kalktığı, ele geçirdiği bu imkanları mutlak kendi iktidarı için sürdürüp bir daha iktidarı devretmemek üzere bir şeyler yapmak bu otokrasiye kayıştır, tek adam rejimine kayıştır. Hele hele sonra kamu gücünü ve yargı üzerindeki baskıyı, yargıdaki birtakım aparatları kullanarak da iktidardan gitmemek darbeciliktir.”

'Dokunulmazlıklar konusundaki o günkü tutum hatalıdır, yanlıştır'

Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun katıldığı bir televizyon programında, tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına destek vermesiyle ilgili “Pişman değilim” açıklamasının sorulması üzerine Özel, şunları söyledi:

“Bir televizyon programında, ‘Hiç pişman değilim’ falan denince büyük bir travma oldu yine haklı olarak hem Kürt vatandaşlarda hem Diyarbakır’da Selahattin Başkan ile ilgili. Bugün benim buraya geleceğimi bilince dün avukatını gece çağırmış. Sonra da burada beni göreceğinden emin olduğu bir kişiye avukatıyla ‘Özgür Başkan'a selam olsun. Diyarbakır’a, Amed'imize hoş geldi’ diye söylemiş Selahattin Başkan. Biz de bunu bütün kent adına başımız gözümüz üstüne aldık. Çok teşekkür ediyoruz. Ben zaten geçmişte dokunulmazlıklarla ilgili karşı görüşte olduğumu biliyorsunuz, yazıldı, çizildi de. Mücadele ettiğimizi partide. Ama genel başkan seçildikten sonra da bunun yanlış olduğunu söylemiş ve grup toplantısı kürsüsünden o zamanki tutum için bugünkü genel başkan olarak özür dilemiştim. O yüzden o konudaki hatalı tutumun ısrarına yönelik sözlerin bir kıymeti yok. CHP’nin temel tutumu bizim tutumumuzdur. O günkü tutum hatalıdır ve biz şu anda o gün dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda 130 arkadaşımızdan 20’sinin ikna edilerek güya referandumsuz geçmesin diye yapılan işin son derece yanlış, ayıplı, sorunlu olduğunu görüyoruz, kabul ediyoruz. Bunu bir kez daha buradan ifade edeyim."

'Kürt sorununun demokratikleşmeyle çözülebileceğini düşünüyoruz'

Özel, Kürt meselesinin çözümü için devam eden süreçle ilgili soruya şu yanıtı verdi:

“Bizim CHP olarak, Kürt meselesine yaklaşımımız şudur: Biz bir kere silah olmasın isteriz. Bu kentte silah olmasın istiyoruz. Gözyaşı olmasın isteriz. Bir şeyin rengi ananın gözünün yaşının rengi olmaz. Kürt'ün de Türk'ün de anasının gözünün yaşı dinsin isteriz. Ve bunun olması için de hem bir an önce bir kanun çıkarılacak, silahlar bırakılacak, ne yapılması gerekiyorsa her iki tarafta da hızlı şekilde bunların yapılması lazım, silahların bırakılması lazım PKK tarafından ve atılması gereken kanuni adımların da buradan uzatılması lazım. Biz bu meselenin Meclis zemininde çözülme fikrinin sahibi partiyiz. Yıllarca bunu söyledik. On yıllarca söyledik. Kurulan komisyona da o yüzden girdik. Yapıcı katkı sağlamaya çalıştık. Diğer yandan da bu Kürt sorununun sadece silahsızlanma değil, bir demokratikleşmeyle çözülebileceğini düşünüyoruz.

'Demirtaş ve Yüksekdağ özgürlüklerine kavuşmalı'

Yani özgürlüklerin arttığı, kişilerin kendini siyasi olarak ifade edebildikleri, kişilerin siyasete katıldıkları, var oldukları, korkmadan konuştukları, hakkını aradıkları bir zemine ihtiyaç var. Bu iktidarın bunu sağlaması mümkün değil ama yine de bu konuda komisyonun altıncı ve yedinci maddelerinin peş peşe değil iç içe ele alınarak bu sorunların çözülmesini; AYM kararlarıyla gezi tutsaklarının, AİHM kararlarıyla hem Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın, siyasi tutsakların hem de yapılacak düzenlemelerle yine bu konuda siyasi tutsakların özgürlüklerini kavuşması gerektiğini söylüyoruz. Hangi partide olursa olsun mutlaka kayyım uygulamalarına son verilmesi gerektiğini düşünüyoruz ve bunu şiddetli şekilde hep birlikte savunuyoruz.”

 

Bu haber toplam 1133 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 13:00:50