Duran Kalkan: Eski PKK'ye dönüş olmayacak
PKK yöneticisi Duran Kalkan, örgüte yakın Medya Haber televizyonuna PKK'nin geleceği, Türkiye'nin güvenlik politikaları, Avrupa'nın rolü ve Ortadoğu'daki son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kalkan, PKK'nin eski yapısına dönmeyeceğini ve mücadelenin yeni yöntemlerle devam edeceğini söyledi.

PKK yöneticisi Duran Kalkan, Medya Haber televizyonuna örgütün geleceği, Türkiye'deki siyasi süreç ve bölgesel gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Kalkan, "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" olarak tanımladığı dönemin başarıya ulaşmasının devletin atacağı adımlara bağlı olduğunu savundu.
"Öcalan'ın özgürlüğü sürecin anahtarı"
Kalkan, sürecin ilerleyebilmesi için PKK lideri Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğünün sağlanmasının zorunlu olduğunu öne sürdü. Çıkartılabilecek yasal düzenlemelerin yalnızca teknik değişikliklerden ibaret olmaması gerektiğini belirten Kalkan, Öcalan'ın özgür çalışma ve siyaset yürütme koşullarına kavuşmasını sağlayacak hukuki zeminin oluşturulmasının belirleyici olacağını ifade etti.
Bu konuda atılacak adımların yalnızca PKK açısından değil, Kürt toplumunun beklentileri bakımından da önem taşıdığını savunan Kalkan, aksi yöndeki düzenlemelerin kamuoyunda karşılık bulmayacağını ileri sürdü.
"PKK yeni bir döneme girdi"
Kalkan, PKK'nin aldığı dönüşüm kararlarının stratejik nitelikte olduğunu belirterek, örgütün eski yapısına dönmeyeceğini söyledi.
"Eski PKK'ye dönüş olmayacak" diyen Kalkan, değişim kararlarının geri çevrilemeyeceğini, bundan sonraki dönemin farklı örgütlenme ve mücadele anlayışıyla şekilleneceğini savundu. Devlet ya da farklı çevrelerin eski koşulları yeniden oluşturmak istemesi halinde bunun mümkün olmayacağını ileri süren Kalkan, yaşanan dönüşümün kalıcı olduğunu ifade etti.
Silahlı mücadeleye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kalkan, bundan sonraki süreçte demokratik siyaset ve toplumsal mücadelenin ön plana çıkacağını söyledi.
Kalkan, bunu "mücadelenin sona ermesi" olarak değerlendirmediklerini belirterek, mücadele biçiminin değiştiğini, siyasi ve demokratik alanın daha fazla önem kazanacağını savundu. Yeni dönemin örgüt açısından farklı bir yapılanmayı beraberinde getireceğini dile getirdi.
MGK bildirisini eleştirdi
Milli Güvenlik Kurulu'nun son toplantısının ardından yayımlanan bildiriyi de değerlendiren Kalkan, devletin güvenlik politikalarında herhangi bir değişiklik görmediklerini iddia etti.
PKK'nin halen güvenlik tehdidi olarak tanımlandığını hatırlatan Kalkan, bunun sürecin ruhuyla bağdaşmadığını öne sürdü. Demokratikleşme konusunda somut adımlar atılmadığını savunan Kalkan, güvenlik eksenli yaklaşımın devam ettiğini ifade etti.
Koruculuk sistemi
Türkiye'deki koruculuk sistemi ve güvenlik uygulamalarını da eleştiren Kalkan, "özel savaş politikaları" olarak tanımladığı uygulamaların sürdüğünü iddia ederek bunların çözüm sürecine zarar verdiğini öne sürdü.
Avrupa daha aktif olmalı
Uluslararası aktörlerin rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kalkan, Avrupa ülkeleri ve uluslararası kurumların çözüm sürecinde daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Geçmişte çeşitli fırsatların değerlendirilemediğini öne süren Kalkan, Avrupa'nın Türkiye'nin demokratikleşmesi konusunda daha etkin bir tutum almasının sürece katkı sağlayacağını savundu. Arabuluculuk ya da kolaylaştırıcılık girişimlerine karşı olmadıklarını ancak uluslararası toplumun bugüne kadar yeterince inisiyatif kullanmadığını dile getirdi.
İran ve Ortadoğu
Ortadoğu'da yaşanan gelişmeleri de değerlendiren Kalkan, İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilimin bölgesel güç mücadelesinin sonucu olduğunu öne sürdü.
İran'da demokratik reformların hayata geçirilmesi gerektiğini savunan Kalkan, idam cezalarının kaldırılması, farklı halklar ve inanç gruplarıyla diyalog kurulması ve demokratikleşme yönünde adımlar atılmasının bölgesel istikrara katkı sağlayacağını söyledi.
Bölgedeki savaşların halkların çıkarına olmadığını dile getiren Kalkan, sorunların diyalog ve siyasi yöntemlerle çözülmesi gerektiğini savundu.
Futbol mesajı
Konuşmasının son bölümünde spora da değinen Kalkan, Kürt gençlerinin uluslararası spor organizasyonlarında daha görünür olması gerektiğini söyledi. Sporun halklar arasında köprü kuran önemli alanlardan biri olduğunu belirten Kalkan, Kürt sporcuların uluslararası platformlarda daha fazla yer almasının demokratikleşme sürecine katkı sağlayacağını savundu.
Türkiye'nin futbol alanındaki başarılarını da toplumsal atmosferle ilişkilendiren Kalkan, 2002 FIFA Dünya Kupası'nda elde edilen üçüncülüğün çatışmaların görece azaldığı döneme denk geldiğini, sonraki yıllarda yaşanan sportif başarısızlıkların ise yeniden tırmanan çatışmalı süreçten olumsuz etkilendiğini iddia etti.
Sporun milliyetçi söylemlerin aracı haline getirilmemesi gerektiğini belirten Kalkan, futbolun rekabeti, kardeşliği ve birlikte yaşam kültürünü güçlendiren bir alan olması gerektiğini ifade etti. Hem Kürt hem de Türk gençlerinin özgür ve eşit koşullarda spor yapabilmesinin toplumsal barış açısından önemli olduğunu savunan Kalkan, sporun siyasal kutuplaşmanın değil ortak yaşamın güçlendirilmesine hizmet etmesi gerektiğini söyledi.
Son güncellenme: 11:31:56


































































































































































































