100 Kürt Aydınından Milli Platform Çağrısı
İçlerinde sanatçı, siyasetçi, yazar, işadamı, ve gençlerin de olduğu 100 Kürt Aydını bir araya gelerek Kürtler için ortak bir temsil örgütü vazifesi görecek "Kürt Milli Platformu" nun kuruluş çağrısını yaptı.

İçlerinde sanatçı, siyasetçi, yazar, işadamı, ve gençlerin de olduğu 100 Kürt Aydını bir araya gelerek Kürtler için ortak bir temsil örgütü vazifesi görecek "Kürt Milli Platformu" nun kuruluş çağrısını yaptı.
Platformun; Kuruluş Konferansı 28-29 Mart 2026 da Diyarbakır'da yapılacak.
Platformun çağrıcılardan Sevgi ÇELİK;
Ortadoğuda Kürtlerin kaderlerinin ve geleceklerinin belirlendiği bu olağanüstü dönemde evlerimizde oturup izleyemezdik.
Milletimize karşı hissettiğimiz milli ve vicdani sorumluluk bizlere bu adımı arttırdı. Bu süreçte etkin, sonuç alıcı ve millli reflekslere sahip ortak bir ses'e ihtiyacımız var. Bunu da "Kürtlük ortak paydasında" ve "Asgari Müşterekler Çerçevesinde" dayanışma ve işbirliği içinde bir araya gelerek sağlayabiliriz" dedi.
Çağrıcılardan Ramazan TUNCER " Bu çalışma bir kesimin veya kişilerin değil farklı Kürt kesimlerin ortak sivil ve legal bir çalışmasıdır ve tamamen bağımsız şahsiyetlerin öncülüğünde yapılmaktadır. Bu çalışma bir bakıma Kürtlerin birikmiş olan milli duygularının anonim olarak dışa vurumudur." diyerek çalışmanın önemine vurgu yaptı.
Bir başka çağrıcı olan Baha MUTLU ise;
"Bu Kuruluş toplantısına hangi inançtan ve ideolojiden olursa olsun Kürtlerin ulusal hakları ve statüleri hakkında sözü olan herkes kesimi, kişiyi, partiyi ve grubu davet edeceğiz. Kürt Ulusal birliği için bu çalışmaya "milli duruşu olan" hiçbir kesimi ve kişiyi dışlamayacağız. Bu Platform yola çıkarken varlığını hiç bir kesimin karşıtlığı üzerinden değil; Kürtlerin Millet olmaktan kaynaklanan temel hak ve statülerini talep etmek üzerine bina edecektir" diye konuştu.
Platformun Davet Metni şu şekildedir:
KÜRT MİLLİ PLATFORMU ÇAĞRISI
Ortadoğu’da köklü değişimlerin yaşandığı, konjonktürün ise Kürtler adına ciddi varoluşsal fırsat ve riskleri barındırdığı tarihî bir dönemden geçiyoruz.
Buna rağmen Kürtler, zamanında doğru adımlar atmayarak, geçmişte olduğu gibi
konjonktürün kendilerine sunduğu imkânları heba etme ve statüsüz kalma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Bugün Türkiye'de Ortadoğu’daki gelişmelere paralel olarak “Milli Kardeşlik Projesi", "Pozitif Entegrasyon” ve “Terörsüz Türkiye” adlarıyla anılan; yalnızca Kuzey Kürdistan’ı değil, Rojava ve Güney Kürdistan’ı da etkileyen yeni bir süreç yaşanmaktadır. PKK’nin bu sürecin sonunda silah bırakacak olması, Kürt ve Kürdistan meselesinin şiddetten arındırılması ve Kuzey Kürdistan’da sivil siyasetin nefes alması açısından olumlu bir gelişmedir.
Ancak, süreci kurgulayan tarafların projeyi “Kürtlerin Kurtuluş Projesi” gibi sunmalarına rağmen; ortada Kürtlerin millet olarak varlık ve statülerinin tanınacağına, millet temelli hak ve özgürlüklerine riayet edileceğine dair somut bir emarenin henüz görünmüyor olması, Kürtlerin çoğunluğunda sürece dair ciddi şüphe ve endişelere neden olmaktadır.
Bizler; farklı siyasal yelpazelerden gelen ve “Kürtlerin millet/ulus olmaktan doğan hakları” ortak paydasında farklılıklarını bir kenara bırakabilen bağımsız şahsiyetler olarak, bu süreçte söyleyecek bir sözümüzün ve yüzyılı aşkın süredir devam eden Kürtlerin statü mücadelesine de bir katkımızın olması gerektiğine inanıyoruz.
Ve bu amaçla da bir araya geldik.
Çünkü Kürt milletinin hiçbir ferdinin ulusal statü mücadelesine kayıtsız kalmaması gerektiğine inanıyoruz.
Bizler; farklılıklarımızla bir millet olduğumuzu, bu farklılıklarımıza rağmen asgarî müştereklerimiz etrafında buluşarak Kürt ve Kürdistan davasını sahiplenmenin millî, vicdanî ve ahlakî bir sorumluluk olduğunu vurguluyoruz.
Bu sorumluluk bilinciyle; milletimizin farklı kesimlerinin “özgün kimlikleri” ve “kendi tanımlarıyla” bir araya gelerek bir birlik oluşturmaları, bu birliktelikten de Kürtlerin millet olmaktan doğan haklarını talep ve gündem edecek bir “Temsil Kurumu”nun ortaya çıkması gerektiğine inanıyoruz.
Böylesi bir “Ortak Ses”e her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. Rojava Kürtlerine statüsüzlüğün dayatıldığı ve Türkiyede ise anadilde eğitim hakkı başta olmak üzere Kürt milletinin temel hak ve statülerinin görmezden gelindiği bu günlerde el ve kollarımızın bağlı, süreci uzaktan izlememiz kabul edilebilir bir durum değildir.
Dolayısıyla; Kürt toplumsal dinamiklerinin ulusal ortak bir yapıda buluşması ertelenemez bir zorunluluktur. Bir araya gelerek güçlü bir “Millî Ses” ve etkin bir “Millî İşbirliği” mekanizması oluşturamazsak, mevcut kazanımlarımızı yitirebilir ve geleceğimizi heba edebiliriz.
Bu doğrultuda:
• Çalışmalarında meşru ve hukuki zemini gözeten,
• Sorun değil çözüm dilini esas alan,
• Kürtler arası farklı kesimleri düşmanlaştırmaktan ve ötekileştirmekten uzak duran,
• Ön yargılardan ve arınmış, yapıcı, geliştirci ve gerçekçi,
• Kimden gelirse gelsin; İlkesel olarak Kürtler'in hayrına olan her gelişmeyi destekleyen, zararına olanlara da itiraz eden siyasal bir zemini inşa etmek ve bunu kurumsallaştırarak gelecek nesillere aktarmak istiyoruz.
Bu amaçla; 28-29 MART tarihinde, Kürt millî davasına dair kaygısı ve sözü olan tüm siyasi partileri, hareketleri, grupları, sivil toplum kuruluşu temsilcilerini, kanaat önderlerini, aydınları, yazarları ve sanatçıları davet ettiğimiz Kürt Millî Platformunun Kuruluş Konferansına katılmanızdan onur duyacağız.
Bilinmelidir ki; bu çağrı ne bir partinin ne de dar bir çevrenin çağrısıdır. Bu, geleceğimizin inşası için tüm Kürtlerin ortak vicdanından doğan, tarihin bizlere yüklediği zorunlu bir görev ve kolektif bir ulusal sorumluluktur.
Geliniz, omuz omuza vererek yarınlarımıza ışık tutacak kolektif bir temsiliyet mekanizmasını birlikte oluşturalım.
Saygılarımızla,
KÜRT MİLLÎ PLATFORMU ÇAĞRI KOMİTESİ
Tarih ve Yer
28-29 Mart 2026
Demir Hotel /Diyarbakır
Program:
1.GÜN
9.00-10.00 Divan Seçimi ve açılış konuşmaları
10.00-12.50 Platformun yapısı ve Siyasal Programı hakkında somut öneri ve görüşlerin sunulması
12.30-13.30 Öğle Arası
13.30 -16.00 Platformun yapısı ve Siyasal Programı hakkında somut öneri ve görüşlerin sunulmasının sonlandırıldı
2. GÜN
9.00- 12.30.Platformun tüzüğüne göre yetkili organların seçimi.
12.30-13.30 Öğle arası
13.30-15.00 Konferansın sonuç bildirgesinin basına ve kamuoyuna ilan edilmesi.
Son güncellenme: 11:28:48




































































































































































































