ABD Temsilciler Meclisi’nden “Suriye Yol Ayrımı” Oturumu: Kürtlerin Güvenliği Temel Şart, Şara’ya Güvensizlik Ağır Baskı Oluşturuyor

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, “Yol Ayrımındaki Suriye: Esad Sonrası ABD Politikası” başlıklı oturumda Suriye’nin geleceğini ve Washington’un yeni politikalarını tartıştı.

11 Şubat 2026 - 11:45
11 Şubat 2026 - 11:45
 0
ABD Temsilciler Meclisi’nden “Suriye Yol Ayrımı” Oturumu: Kürtlerin Güvenliği Temel Şart, Şara’ya Güvensizlik Ağır Baskı Oluşturuyor

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, “Yol Ayrımındaki Suriye: Esad Sonrası ABD Politikası” başlıklı oturumda Suriye’nin geleceğini ve Washington’un yeni politikalarını tartıştı. Kongre üyeleri, Kürt müttefiklerin güvenliğinin ABD için kırmızı çizgi olduğuna vurgu yaparken, Ahmed Şara’nın liderliğine ve geçmişine yönelik derin güvensizlik ifadeleri öne çıktı. Oturumda çok sayıda Kongre üyesi, Şara yönetiminin Kürtler ve diğer azınlıklar için somut güvence vermesi gerektiğini söyledi.

Komitenin Cumhuriyetçi Başkanı Brian Mast, oturumu açarken Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Kürt müttefiklerin Washington için stratejik önemde olduğunu vurguladı. Mast’a göre SDG’ye yönelik saldırılar, IŞİD ile mücadeleyi zedeleyen ciddi güvenlik riskleri oluşturuyor ve bu tür girişimler ABD için kabul edilemez kırmızı çizgidir.

Mast ayrıca, Washington’un Sezar Yaptırımları’nın askıya alınmasının “açık çek” olmadığını; azınlıkların korunması ve güç entegrasyonu gibi şartlara bağlı olduğunu belirtti.

Cumhuriyetçi Temsilci Scott Perry, oturumda Şara liderliğindeki yeni Suriye güçlerinin geçmişine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Perry, HTŞ gibi radikal unsurlarla bağlantıları olduğunu öne sürdüğü grupların “yeniden markalanmasının” gerçek değişim anlamına gelmediğini savundu ve bu konudaki şüpheci yaklaşımı desteklemek için işkence görüntüleri gösterdi.

Perry’nin yorumu, Washington’daki pek çok Kongre üyesinin Şara’nın liderliğine dair güven seviyesinin düşük olduğunu gösterdi.

Komitenin kıdemli Demokrat üyesi Gregory Meeks, Şara’nın “tüm Suriyelilerin başkanı olma” vaadinin halen pratikte yeterince karşılık bulmadığını belirtti. Meeks, özellikle Kürt toplumunun yanı sıra Hristiyan ve diğer azınlıkların durumuna dair ciddi endişeleri olduğunu vurguladı.

Meeks’in değerlendirmesi, her iki partiden de Kürtlerin korunmasına dönük güçlü bir duyarlılık bulunduğunu işaret ediyor.

Yeni Yapı İçin Somut Garantiler Şart

Oturuma uzman ve akademisyenlerin katılımıyla yapılan panelde, örneğin eski ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Washington’un Suriye’de “ahlaki garantör” rolünü sürdürmesi gerektiğini savundu. Jeffrey, Kürtlerin kültürel haklarının anayasal güvenceye alınması gibi somut şartların önemine dikkat çekti.

Benzer şekilde diğer uzmanlar da, Suriye’deki yeni yönetim modelinin merkeziyetçi yapısından kaynaklanan riskler nedeniyle sadece formel anlaşmaların yeterli olmadığına işaret etti.

Oturum sonrasında bazı Kongre üyeleri Rûdaw’a, Kürtlerin korunmasının Washington-Şam ilişkilerinde “temel şart” olması gerektiğini belirtti. Ayrıca, Kürt bölgelerinin güvenliğine ve yönetim modellerine dair somut adımlar atılması gerektiği yönünde çağrılar yapıldı.

Kongre oturumu, ABD’nin Suriye politikalarında Kürt müttefiklerin güvenliğine öncelik verdiğini net şekilde ortaya koydu.

Ahmed Şara liderliğine yönelik yaygın güvensizlik, Washington’un Şam’la ilişkilerde somut güvence ve sahada uygulama beklediğini gösteriyor.

Her iki partiden de katılımcılar, Kürtlerin korunması ve Suriye’nin yeniden inşasında adaletin sağlanması için somut yasal ve anayasal güvenceler talep ediyor.

Bu haber toplam 2261 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 12:45:57