Bakırhan: “Rojava’daki Normalleşme Türkiye’nin İç Barışına Güçlü Katkı Sunar”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Independent Türkçe’ye verdiği kapsamlı röportajda Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam arasında varılan anlaşmayı, Türkiye’nin iç barış süreci, Kürt meselesi ve bölgesel dengeler açısından değerlendirdi. Bakırhan, anlaşmanın Türkiye için bir tehdit değil fırsat olduğunu savunurken; Bahçeli’nin son açıklamalarını “süreci yeniden gündemin merkezine taşıyan kritik çıkış” olarak nitelendirdi. Silahsızlanma, umut hakkı, Meclis komisyonu ve “Demokratik Türkiye” vurgusu öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Independent Türkçe’ye verdiği röportajda, Suriye’de 30 Ocak’ta SDG ile Şam yönetimi arasında varılan mutabakatın yalnızca Suriye için değil, Türkiye ve tüm bölge açısından yeni bir dönemin kapısını araladığını söyledi.
Bakırhan, anlaşmanın başarısının somut siyasi sonuçlar üretmesine bağlı olduğunu vurgulayarak, Kobanê, Haseke ve Kamışlo’da entegrasyon adımlarının başlamasını “umut verici” olarak değerlendirdi. Ortadoğu’daki kronik sorunlara dikkat çeken Bakırhan, söz konusu uzlaşıyı “bölgenin kangrenleşmiş yarasına sürülen etkili bir merhem” olarak tanımladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin anlaşmaya yönelik destek açıklamalarını da “kıymetli” bulduğunu ifade etti.
“Rojava, Türkiye’nin Güvenlik Kaygılarını Azaltabilir”
SDG-Şam anlaşmasının Türkiye’nin iç barış sürecine etkilerine değinen Bakırhan, tarafların mutabakata bağlı kalması halinde bunun başta Türkiye olmak üzere tüm bölgeye olumlu yansıyacağını söyledi. Rojava’nın bugüne kadar Türkiye’de bir güvenlik kaygısı olarak görüldüğünü belirten Bakırhan, Şam ile uzlaşmış ve siyasi-idari özgünlüğünü koruyan bir Rojava’nın bu kaygıları zamanla azaltacağını savundu.
Türkiye’deki Kürtlerle Rojava Kürtleri arasındaki tarihsel ve sosyolojik bağlara dikkat çeken Bakırhan, Ankara’nın Rojava’ya “tehdit penceresinden” bakmamasının, Türkiye’deki Kürtlerin sürece olan güvenini artıracağını ifade etti.
Bahçeli’nin Açıklamaları: “Süreci Yeniden Esas Gündem Yaptı”
Devlet Bahçeli’nin son dönemde Kürt meselesine ilişkin kullandığı dili değerlendiren Bakırhan, umut hakkı, kayyımlar ve Selahattin Demirtaş’a ilişkin açıklamaların önemli olduğunu söyledi. Bahçeli’nin çıkışlarının, bir süredir Suriye gündemi nedeniyle arka planda kalan barış ve demokratik toplum tartışmalarını yeniden merkezine aldığını belirten Bakırhan, bu sürecin iktidar tarafından somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı “Asrın Çağrısı”na destek verdiklerini ifade ederek, çağrının barışa dönüşmesi için üzerlerine düşeni yapmaya devam edeceklerini söyledi.
“Ulusal Birlik Jeopolitik Değil, Demokratik Dayanışmadır”
Irak Kürdistan Bölgesi’nden Suriye Kürtlerine verilen desteğe de değinen Bakırhan, “Kürt ulusal birliği” çağrısının yanlış yorumlandığını belirtti. Bu çağrının dört parçada birleşme gibi jeopolitik bir hedef taşımadığını vurgulayan Bakırhan, kast edilen birliğin “duyguda, dayanışmada ve demokratik siyasette ortak tutum” olduğunu söyledi.
Erdoğan’ın Açıklamaları ve Meclis Komisyonu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Orta Doğu gezisi sonrası yaptığı açıklamaları da değerlendiren Bakırhan, daha itidalli dilin ve sürece dair pozitif mesajların önemli olduğunu belirtti. Meclis’te kurulması planlanan komisyonun ise rapor üretmenin ötesine geçerek somut hukuki düzenlemelere dönüşmesi gerektiğini ifade etti.
Silahsızlanma ve Hukuki Güvence Vurgusu
PKK’nin silah bırakmasının geri dönülmez hale gelmesi için hangi eşiklerin aşılması gerektiği sorusuna yanıt veren Bakırhan, hukuki güvenceyi temel şart olarak gösterdi. “Silahlar sustuğunda boşalan yere hukuk mu gelecek, yoksa daha katı bir inkâr mı?” sorusunun belirleyici olduğunu söyleyen Bakırhan, ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile seçilmiş iradenin korunmasının altını çizdi.
“Demokratik Türkiye” Önerisi
“Terörsüz Türkiye” söylemi yerine yeni bir isim tartışmasına da değinen Bakırhan, yaklaşık iki yıldır “Demokratik Toplum ve Barış” başlığıyla çalıştıklarını hatırlatarak, “Demokratik Türkiye” isminin bu süreci daha doğru ifade edebileceğini söyledi.
CHP’ye Övgü
CHP’nin Suriye sürecindeki tutumunu da değerlendiren Bakırhan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in sağduyulu yaklaşımını “örnek” olarak nitelendirdi. CHP’nin barış sürecine katkısının hayati olduğunu savunan Bakırhan, umut hakkının toplumsal barışın inşasında önemli bir rol oynayabileceğini ifade etti.
Son güncellenme: 17:22:40

































































































































































































