Şovenizm ve İnkarcılık Geri Kalmışlığın Gıdasıdır!

''Halep’te yüz binlerce Kürt yerinden evinden göçe zorlanırken on yıllarca Kürt gençlerinin idam edilme sehpasına dönüşen İran’daki çalkantılar üst düzeye çıkıyorken Kürt halkının omurgasıyla hayat bulan DEM Parti’nin başına atanmış Tülay Hatimoğlulları gibi Türk solun akıl deryası İstanbul Sözleşmesine istinaden Kürt halkını Tandoğan’da buluşmaya çağrı yapabiliyor! Kürtlerin duygusal dünyası bu kadar bombardıman altındayken, bin bir zulmün taşları Kürtlerin ruhsal dünyasına yağdığı bir ortamda İstanbul Sözleşmesi için Tandoğan’da buluşalım çağrısı! Dünya komedi kültür komedisi olarak yer almasına yeter de artar bile! ''

14 Ocak 2026 - 09:09
14 Ocak 2026 - 09:09
 0
Şovenizm ve İnkarcılık Geri Kalmışlığın Gıdasıdır!

Şovenizme batırılmış Türk solunun sol aklıyla, inkârcılıkla pişmiş Devletin devlet mantığıyla bir yere varılamıyor? Kürtlerin siyasal dünyası Kürt olmanın öncelikleriyle buluşmak istiyorsa mutlaka ve mutlaka bir an önce Türk solundan arınmalıdır. Çünkü hiçbir zaman Türk solun siyasal dünyası Kürt halkının öncelikleriyle barışık yaşama gibi bir dertleri olmadı. Zira Kürtlerin kucağında bulunan önceliğine olan en öncelikli yaklaşımı, nenni de nenni ötesine geçmedi bugüne kadar!

Örneğin Halep’te yüz binlerce Kürt yerinden evinden göçe zorlanırken on yıllarca Kürt gençlerinin idam edilme sehpasına dönüşen İran’daki çalkantılar üst düzeye çıkıyorken Kürt halkının omurgasıyla hayat bulan DEM Parti’nin başına atanmış Tülay Hatimoğlulları gibi Türk solun akıl deryası İstanbul Sözleşmesine istinaden Kürt halkını Tandoğan’da buluşmaya çağrı yapabiliyor! Kürtlerin duygusal dünyası bu kadar bombardıman altındayken, bin bir zulmün taşları Kürtlerin ruhsal dünyasına yağdığı bir ortamda İstanbul Sözleşmesi için Tandoğan’da buluşalım çağrısı! Dünya komedi kültür komedisi olarak yer almasına yeter de artar bile!

Evrensel değerlerle barışık her aklıselim aklın İstanbul Sözleşmesine taraf olduğu muhakkaktır. Çünkü bizi doğuran Analarımızın geleceği bizi biz yapan gerçeğimizin tam da özüdür. Ama gel gelelim ki gerek Halep’te gerekse çalkalanan İran’da sıcak gelişmeler her dakika başı Kürtlerin yüreğini hoplatıyorken Kürtleri İstanbul Sözleşmesi için Tandoğan’a çağrılması siyasi ahlak bağlamıyla etik değildir? Türk devletin Devlet aklına gelince, Kürtlerin yüzde doksan dokuzu Türk devletinin Kürtlerle ilgili yaklaşımı, PKK’nin varlığıyla sınırlı olmadığını, Halep’te yaşanan gelişmelerle görmüş oldu!

Kürtler her nerde olursa olsun, Anasıyla buluşmaya hazırlandığı her zeminde, hem PKK’nin varlığı hem de İsrail’in kışkırtmasıdır gibi bir sonuçla Kürt halkına olan karşıtlığını devreye sokmuştur! Dolayısıyla Kürtler söz konusu olduğu her platformda Türk devletin aklını da ara ki bulasın? Bulunmadığı için de gün geçtikçe Devletle Kürtler arası kopuşa hızlanmış oluyor maalesef. Türk solun sol aklı olsun, Türk devletin devlet aklı olsun, Kürtler söz konusu olduğu her dönemde, aynı su yatağına akan su gibi birleşiyor hemen!

Kürtlerin yaşlısından, ergenlik çağına adım atan gençlerinden, dedesinden ninesinden tutun Türk devletinin Kürtlerle barışma hamlesine halaya kalkıştığı bir dönemde Halep’te Kürtler Anasıyla buluşabilir ihtimaline karşı, Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler Kürtlerin duygusal dünyasına bomba yağdırdı hemen? İnsan aklını tarumar eden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın tehditvari tutumu ise kin ve inkârın bir başka hikâyesidir! Dolayısıyla akla ziyan açıklamalarla Kürt halkını dış güçlerin kucağına itilmediğini kim söyleyebilir ki! Hatta ve hatta yarım asırdır Devletle taraf korucu başlarının aklını bile alt üst edilmediğini de kimse söylemez.

Dolayısıyla Halep’te yaşayan yüz binlerce Kürt insanı savunmasız bir şekilde, karma Arap ordusunun insafına terk eden DSG’nin böyle olur şöyle olurlara oynayan yanlışı ne kadar yanlışsa? Türk devleti Kürtlerle birleşip birlikte büyümek yerine akla ziyan yanlış hamlelerle şöyle böyle ederim tehtitvari tehditleri de o kadar yanlışa oynamıştır! Devletle Kürtler arası barışa yol alan insan aklına izin verilmiyor maalesef! Zira Türk devletinin Kürtlerin Kürt olarak yaşamasına olan karşıtlığın hangi gerekçesine bakılırsa bakılsın samimiyetsizliği gıdıklamaktan ötesine geçmediğini görürsünüz! Görüldüğü için de ona buna ve özelikle kelle koparan İnsan cellatlarına bel bağlanıyor! Bağlandıkça da olmalı olanın sahasını terk eden aklın rotası yanlışa örtü olmaktan ötesine geçmiyor?

Bu nedenle doğruyu yanlışa kurban eden bir ortamda geleceğe yönelen aklıselim aklın ayağa kalkması zorlaşıyor. Yani sözün kısası şovenizm ve inkârcılık aklı geri kalmış toplumların gıdasıdır! İnkârcılığa batırılmış insan aklıyla, aklıselim aklını ayağa kaldırmak bu nedenle zordur? Özellikle suni gündemlerle sorunu örtme siyasetin gelişmiş düzeyi altın çağını yaşıyorken! Bir ileri iki geri adımlarla yol alan toplumlarda Allah beterinden korusun demeye zorlanıyor insan? Baksanıza Kürtlerin kendi demokratik hakkaniyetine yol alan tüm yol kavşakları PKK’yi gerekçe gösteren Vatan-Millet-Sakarya tabelasıyla donatılmıştır her zaman!

Hüseyin Akıncı

 


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı toplam 1287 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 10:09:45