Eski CIA görevlisi Giraldi'den Trump'a ağır ifadeler
Eski CIA görevlisi ve güvenlik analisti Philip Giraldi, Andrew Napolitano’nun sunduğu Judging Freedom programında yaptığı açıklamalarda, ABD Başkanı Donald Trump’ın liderlik kapasitesi, ABD’nin dış politika yönelimi ve İsrail’in Washington üzerindeki etkisine dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Giraldi’nin açıklamaları büyük ölçüde kişisel analiz ve yorum niteliği taşırken, bazı başlıklarda doğrulanmamış iddialar da içeriyor.

Giraldi, Trump’ın karar alma süreçlerinin “gerçeklikten kopuk” olduğunu savunarak, Başkan’ın hem entelektüel hem de ahlaki açıdan görevini yerine getirme kapasitesini sorguladı. Trump’ın sosyal medya paylaşımlarını ve siyasi çıkışlarını örnek gösteren Giraldi, ABD yönetiminde kararların büyük ölçüde çevresindeki isimler tarafından yönlendirildiğini öne sürdü. Andrew Napolitano’ya verdiği mülakatta Trump'ın bir sosisli standını bile yönetecek kapasitede olmadığını dile getiren Giraldi, Trump'ın zihinsel yeterliliğini ve etik tutumunu ele alarak, mevcut yönetimin tamamen dış etkilerin kontrolünde olduğunu belirtti
Giraldi, ABD’nin son yıllardaki askeri operasyonlarını “önleyici savaş” anlayışının yaygınlaşması olarak tanımladı ve ilan edilmemiş askeri müdahalelerin sıradanlaştığını savundu. Ona göre Amerikan kamuoyu, hükümetin meşruiyeti tartışmalı güç kullanımına karşı giderek daha tepkisiz hale geliyor.
Röportajın en tartışmalı kısmı, Giraldi’nin İsrail hükümeti ve İsrail yanlısı lobilerin ABD yürütme organı üzerindeki etkisine dair sözleri oldu. Giraldi, özellikle Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Trump üzerindeki etkisinin belirleyici olduğunu iddia etti.
Ancak bu iddialar için programda herhangi bir belge ya da bağımsız doğrulama sunulmadı. Söz konusu değerlendirmeler, ABD siyasetinde uzun süredir tartışılan “lobi etkisi” konusuna dair bir görüşü yansıtıyor, fakat resmî kurumlarca teyit edilmiş veriler niteliğinde değil.
Giraldi, İftira ve Karalama ile Mücadele Birliği’nin (ADL) dijital platformları izleyerek bazı bilgileri FBI ile paylaştığı yönündeki açıklamalarını da eleştirerek, bunun ifade özgürlüğü açısından tehdit oluşturduğunu söyledi. Bu konu, ABD’de sivil özgürlükler ve güvenlik dengesi bağlamında süregelen tartışmalarla örtüşüyor; ancak Giraldi’nin yorumları yine eleştirel perspektif çerçevesinde kalıyor.
Giraldi, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın İsrail politikaları nedeniyle baskı altında olduğunu ve İngiliz siyasetinin de dış etkilerle şekillendiğini savundu. Bu başlıkta da röportajda dile getirilen görüşler analitik yorum niteliğinde olup, doğrudan kanıt sunulmuyor.
Giraldi’nin en somut uyarılarından biri, stratejik silahları sınırlayan anlaşmaların zayıflamasının yeni bir silahlanma yarışı riski doğurduğu yönündeydi. Trump’ın geçmişte İran nükleer anlaşmasından çekilmesini hatırlatan Giraldi, benzer bir yaklaşımın Rusya ile ilişkilerde de tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini savundu.
Bu değerlendirme, uluslararası güvenlik çevrelerinde de tartışılan bir konuya işaret ediyor.
Giraldi’nin röportajı, ABD dış politikasına yönelik radikal eleştiriler, İsrail’in ABD siyaseti üzerindeki etkisi tartışması, Trump yönetiminin karar alma mekanizmasına güvensizlik ve Nükleer silahlanma ve küresel istikrarsızlık kaygısı başlıkları etrafında şekilleniyor. Ancak kullanılan dil ve üslubun sertliği dikkat çekiyor.
Röportaj, ABD’de yürütme gücünün işleyişi, lobi etkileri ve küresel güvenlik mimarisi üzerine eleştirel bir perspektif sunarken; içerdiği iddialar nedeniyle politik tartışmaların parçası olmaya aday görünüyor. Giraldi’nin sözleri, sistem içi bir itirazı değil, mevcut düzenin yönelimine dair köklü bir sorgulamayı temsil ediyor.
Son güncellenme: 16:14:23



































































































































































































