İran'da sona doğru... Trump’ın Masasındaki 4 Senaryo!
ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki hükümet karşıtı protestolara yönelik müdahalelerin ardından Tahran rejimine karşı olası askeri saldırılardan siber operasyonlara kadar "çok güçlü seçenekleri" değerlendirdiklerini açıkladı. Trump'ın masasında 4 senaryo var. İranlı bir yetkili, protestolardaki ölü sayısına dair korkunç bir iddia ortaya attı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’daki hükümet karşıtı protestolara yönelik sert müdahalenin ardından Tahran yönetimine karşı “çok güçlü seçenekleri” değerlendirdiğini açıklaması, Washington–Tahran hattında yeni bir gerilim eşiğine işaret ediyor. İngiltere merkezli The Telegraph’ta yer alan analizler, Beyaz Saray’ın askeri, siber ve örtülü operasyonları kapsayan çok katmanlı senaryolar üzerinde durduğunu ortaya koyuyor.
1. Sınırlı Askeri Operasyon: Caydırıcılık mı, Sembolizm mi?
İlk senaryo, Devrim Muhafızları’na (IRGC) ait üsler veya füze tesislerine yönelik sınırlı ve hedefli saldırıları içeriyor. Amaç, rejime doğrudan bir mesaj vermek ve iç baskıyı artırmak. İsrail’in daha önce Tahran’daki istihbarat hedeflerine düzenlediği nokta operasyonları bu yaklaşım için emsal olarak gösteriliyor.
Ancak askeri uzmanlara göre bu tür sınırlı saldırılar, İran’ın stratejik kapasitesine ciddi zarar vermediği sürece caydırıcılık üretmekte yetersiz kalabilir. Hatta düşük yoğunluklu bir hamle, Tahran’ın daha agresif bölgesel karşılıklar vermesine zemin hazırlayabilir.
2. Geniş Çaplı Müdahale: Rejimi Sarsma Riski
İkinci senaryo, protestoculara yönelik şiddeti durdurmayı veya rejimin güvenlik aygıtını zayıflatmayı hedefleyen daha geniş çaplı bir askeri planı kapsıyor. Bu yaklaşım; Besic milis noktaları, iletişim merkezleri ve güvenlik altyapısının hedef alınmasını öngörüyor.
Ancak bu tür bir operasyon, ABD açısından yüksek askeri ve siyasi maliyet anlamına geliyor. Bölgeye uçak gemisi sevkiyatı, kapsamlı askeri yığınak ve müttefiklerle koordinasyon gerekliliği, Washington’un doğrudan bir çatışmaya sürüklenme riskini artırıyor.
3. Hamaney Senaryosu: En Yüksek Risk, En Büyük Belirsizlik
Analizlerde en dikkat çeken başlıklardan biri, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i hedef alan suikast veya alıkoyma ihtimali. Bazı danışmanların bu seçeneği tartıştığı iddiaları dile getirilse de, bu senaryo rejim değişikliği ihtimalinden çok bölgesel bir patlamayı tetikleyebilir.
İran’da siyasi sistemin kişisel değil kurumsal bir yapıya sahip olması, böyle bir hamlenin rejimi çökertmek yerine kontrolsüz bir güç mücadelesi yaratabileceği değerlendirmelerine yol açıyor.
4. Siber Savaş ve Bilgi Alanı: En Düşük Askeri Maliyet
Dördüncü ve Trump açısından daha “kontrollü” görülen seçenek ise siber operasyonlar. Rejimin iletişim altyapısını felç etmeye yönelik saldırılar ve Starlink benzeri sistemlerle İran halkına alternatif internet erişimi sağlanması, protestoların koordinasyonunu güçlendirmeyi hedefliyor.
Bu yaklaşım, doğrudan askeri çatışma riskini azaltırken, rejimin bilgi kontrolünü zayıflatmayı amaçlıyor. Ancak siber saldırıların etkisinin sınırlı ve geçici olabileceği de sıkça dile getirilen bir risk.
Washington’un önündeki seçenekler, askeri güç kullanımı ile siber ve örtülü operasyonlar arasında değişiyor. Ancak her senaryo, yüksek belirsizlik ve bölgesel yayılma riski barındırıyor. İran’daki protestoların seyri, ABD’nin atacağı adımlar kadar, Tahran yönetiminin iç dengeyi ne ölçüde koruyabileceğine de bağlı olacak.
Son güncellenme: 19:37:17








































































































































































































