Rojava'nın görünmeyen acıları: Kürt savaşçıların yaşam mücadelesi belgeselde
Rojava’da IŞİD'e karşı savaşan Kürt kadın ve erkek savaşçıların yaşamını konu alan "The Phantom Pain of Rojava" belgeseli, savaşın fiziksel ve psikolojik izlerini, dayanışmayı ve kadınların özgürlük mücadelesini etkileyici bir dille izleyiciye aktarıyor.

İranlı belgesel yönetmeni Maryam Ebrahimi'nin çektiği "The Phantom Pain of Rojava",Rojava’da savaşta yaralanan DSG savaşçılarının yaşadığı bir rehabilitasyon evine odaklanıyor. Film, IŞİD'e karşı verilen mücadelenin ardından hayatta kalmayı başaran savaşçıların hem fiziksel hem de psikolojik yaralarıyla yüzleşmesini anlatıyor.
Belgeselin açılışında, yaşamını yitiren bir kadın komutanın cenazesi yer alıyor. Yönetmen, Ortadoğu'da ilk kez kadınların bir tabutu omuzlarında taşıdığına tanıklık ettiğini belirterek Rojavalı kadınlar arasındaki dayanışmanın kendisini etkilediğini ifade ediyor. Cenazede kadınların mezarı elleriyle kazması ise Rojava'da yaşamını yitiren kadınlara gösterilen son dayanışma örneği olarak aktarılıyor.
Kadın komutanlar ve savaşın bedeli
Belgeselde öne çıkan isimlerden biri, İran Kürdü olan komutan Sorwxin. Ezidi kadın ve çocukları IŞİD'in elinden kurtarmasıyla tanınan Sorkhin, mücadelesinin temel amacını "Kadınların insan gibi yaşayabilmesi için mücadele ettim" sözleriyle anlatıyor.
Ancak savaş sona erse de tehditlerin devam ettiği vurgulanıyor. Belgeselde, Türkiye'nin düzenlediği belirtilen İHA saldırıları nedeniyle Kürt askeri liderlerinin sürekli hedef olma riskiyle yaşadığı ve bu nedenle komutanların sürekli tetikte olduğu aktarılıyor.
Savaşın izleri yaşam boyu sürüyor
Belgeselde yer alan gazilerden Fedekar, iki bacağını kaybetmesine rağmen geceleri hâlâ "hayalet ağrılar" ve kaşıntılar hissettiğini anlatıyor. Bir diğer savaşçı Zarin ise keskin nişancı olarak görev yaparken başından vuruluyor. Beyin hasarı nedeniyle konuşmakta zorlanan Zarin'in kameraya gülümseyerek söylediği "Demokrasi için yaralandım" sözleri filmin en çarpıcı anları arasında yer alıyor.
Kadınların özgürlük mücadelesi merkeze alınıyor
Belgesel, Rojava'daki kadın savaşçıların yalnızca IŞİD'e karşı silahlı mücadele yürütmediğini, aynı zamanda kadın özgürlüğü ve toplumsal eşitlik için de mücadele ettiğini ortaya koyuyor. Film, savaşın kahramanlık hikâyelerinden çok, geride bıraktığı kalıcı yaralara ve bu yaralarla yaşamayı öğrenen insanların dayanışmasına odaklanıyor.
"The Phantom Pain of Rojava", 31 Temmuz'dan itibaren Londra'daki Bertha DocHouse sinemasında gösterime girecek.
Son güncellenme: 17:04:50





































































































































































































