Fethullah Elçi: Sessizce Kurulan Yeni Denklem

Tarih bize defalarca göstermiştir ki büyük dönüşümler çoğu zaman silahların gölgesinde değil, masalarda kurulan yeni dengelerle gerçekleşir. Bugün bölgede yaşanan gelişmeleri yalnızca "PKK'nin silah bırakma süreci" olarak değerlendirmek, meselenin yalnızca görünen kısmına odaklanmak olur. Asıl cevap aranması gereken soru şudur: Bu sürecin sonunda kim güçlenecek, kim zayıflayacak ve nasıl bir bölgesel denklem ortaya çıkacak?
Benim değerlendirmeme göre ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan mücadele, yalnızca iki taraf arasındaki askeri gerilimden ibaret değildir. Bu süreç aynı zamanda Ortadoğu'nun yeniden şekillendirilmesini ve ABD ile Çin arasındaki ekonomik ve teknolojik rekabetin geleceğini etkileyecek stratejik bir kırılma noktasıdır. Ortadoğu'da yaşanan her gelişme, yalnızca devletlerin değil, bu coğrafyada yaşayan halkların ve milletlerin kaderini de doğrudan etkilemektedir.
Bu çerçevede yaşanan gelişmeler, İran'ın yönetimi altında yaşayan Rojhilat Kürdleri açısından tarihî bir fırsat penceresi oluşturabilir. Uzun yıllardır devam eden baskı ve siyasal kısıtlamaların ardından, kendi siyasal iradelerini ortaya koyabilecek yeni bir zeminin oluşma ihtimali göz ardı edilmemelidir. Ancak bu ihtimal, Kürdistan'ı paylaşan devletlerin de kendi çıkarlarını korumaya yönelik yeni stratejiler geliştirmesine yol açmaktadır.
Başûrê Kurdistan'daki Rojhilat peşmergelerine yönelik İran saldırıları ile Türkiye'nin Abdullah Öcalan ve PKK üzerinden yürüttüğü süreci birbirinden bağımsız değerlendirmek doğru olmayacaktır. Bölgedeki yeni dengeler, bu gelişmeler arasında doğrudan veya dolaylı bağlantılar kurulmasını gerekli kılmaktadır. Türkiye'nin temel önceliklerinden biri, Kürdistan'ın herhangi bir parçasında ortaya çıkabilecek yeni siyasi kazanımların kendi güvenlik politikalarını etkilemesini engellemektir.
Bu bağlamda dikkat çeken gelişmelerden biri de PJAK isminin yeniden öne çıkarılmasıdır. Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekir. Rojhilat Kürtlerinin siyasal iradesi, tek bir örgütsel yapı üzerinden okunamayacak kadar geniş ve çeşitlidir. PKK saflarında yer alan bazı Rojhilatlı kadrolar üzerinden bütün Rojhilat Kürtlerini temsil eden bir siyasi zemin oluşturulmaya çalışılması, bölgenin sosyolojik gerçekliğiyle tam olarak örtüşmemektedir. Çünkü örgüte mesafeli duran ve milli çizgide siyaset üretilmesini savunan geniş bir toplumsal kesim de mevcuttur.
Bu nedenle Türkiye'de yürütülen süreci yalnızca bir "tasfiye süreci" olarak değerlendirmek eksik kalacaktır. Daha çok, faaliyet alanı değiştirilen ve yeni bir misyona yönlendirilen bir yapılanmadan söz etmek mümkündür. Türkiye sahasında etkisi azalan yapının ağırlık merkezinin İran sahasına kaydırılması ihtimali, bölgedeki gelişmelerle birlikte daha görünür hâle gelmektedir. Böyle bir senaryoda temel hedeflerden biri, Rojhilat'ta milli çizgide gelişebilecek alternatif siyasi dinamikleri denetim altına almak ve hareket alanlarını sınırlandırmak olacaktır.
Bu tablo yalnızca Rojhilat ile sınırlı değildir. Sürecin ikinci önemli ayağını Güney Kürdistan oluşturmaktadır. Türkiye'nin yıllardır PKK tehdidini gerekçe göstererek oluşturduğu askeri varlığın, yeni dönemde farklı bir siyasi zemine taşınması ihtimali giderek güçlenmektedir. PKK kadrolarının Süleymaniye çevresinde yeniden yoğunlaşması, etkinliğin dağlardan şehir merkezlerine taşınmasını hedefleyen daha kapsamlı bir planın parçası olarak değerlendirilebilir.
Bu kapsamda MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın Süleymaniye ziyareti ve Talabani ailesiyle gerçekleştirdiği görüşmeler de dikkat çekicidir. Görüşmelerin içeriği kamuoyuyla paylaşılmış değildir. Ancak zamanlama ve bölgedeki gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, bu temasların Güney Kürdistan'ın geleceğine ilişkin yeni siyasi arayışlarla bağlantılı olabileceği yönünde güçlü işaretler bulunmaktadır.
Bütün bunlar yaşanırken Güney Kürdistan'ın en büyük handikabı ise kendi iç siyasi tıkanıklığıdır. Seçimlerin üzerinden uzun süre geçmesine rağmen hükümetin kurulamaması ve parlamentonun beklenen etkinlikle çalışamaması, dış gelişmelere karşı ortak ve güçlü bir siyasi refleks geliştirilmesini zorlaştırmaktadır. Oysa böylesine kritik dönemlerde güçlü bir hükümet, işleyen demokratik kurumlar ve ortak siyasi irade, toplumun en önemli güvencesidir.
Öte yandan PKK kadrolarının Süleymaniye'de yoğunlaşmasının yalnızca askeri ve siyasi değil, toplumsal sonuçlar da doğurabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Böyle bir yapılanma zamanla toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebilir, hükümet ile toplum arasındaki gerilimleri artırabilir ve iç istikrarı zayıflatabilir. Bu tür bir tablonun ortaya çıkması hâlinde ise Irak, Türkiye ve İran gibi bölgesel aktörlerin "istikrarın sağlanması" veya "arabuluculuk" gerekçeleriyle daha geniş bir müdahale alanı elde etme ihtimali de güçlenebilir.
Hiç kuşkusuz geleceği kesin biçimde öngörmek mümkün değildir. Ancak bugün Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler, yalnızca bugünün siyasi gündemini değil, gelecek yılların güç dengelerini de şekillendirecek niteliktedir. Bu nedenle yaşananları günlük siyasi tartışmaların dar çerçevesinde değil, uzun vadeli jeopolitik dönüşümün bir parçası olarak değerlendirmek gerekir.
Bugün sessizce kurulan yeni denklem, yarının siyasi haritasını belirleyecektir. Asıl mesele ise bu denklemin hangi aktörler tarafından kurulacağı değil; Kürtlerin bu denklemde kendi iradeleriyle mi yer alacağı, yoksa başkalarının çizdiği sınırlar içinde kendilerine biçilen rolü mü üstleneceğidir.
Tarih, kritik eşiklerde doğru stratejiyi geliştiremeyen toplumların fırsatları nasıl kaybettiğine defalarca tanıklık etmiştir. Aynı tarih, ortak akıl etrafında buluşabilen milletlerin ise en zor dönemleri yeni başlangıçlara dönüştürebildiğini de göstermektedir.
Önümüzdeki süreç, yalnızca devletlerin değil, Kürt siyasetinin de en önemli sınavlarından biri olacaktır. Bu sınavın sonucunu belirleyecek olan ise silahların sesi değil; milli bilinç, ortak akıl, demokratik meşruiyet ve ulusal birlik etrafında ortaya konulacak siyasi irade olacaktır.
Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Son güncellenme: 10:56:25





































































































































































































