İsrail Gerçekten Zayıflıyor mu? Hizbullah Lideri Kasım’ın İddiaları ve Olası İran Savaşı Senaryosu
Hizbullah Lideri Şeyh Naim Kasım, El Mayaden TV'ye verdiği demeçte, İsrail'in askeri kapasitesinin çöktüğü, ekonomik olarak büyük bir aşınma yaşadığını dile getirdi ve “Askerî olarak güçlü görünen taraf, siyasi ve stratejik olarak başarısızdır.” iddiasında bulundu.

Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, El Mayadin'e yaptığı son açıklamasında İsrail’in “her zamankinden daha zayıf” olduğunu savundu. Kasım’a göre Gazze, Lübnan, İran ve Yemen cephelerinde hedeflerine ulaşamayan İsrail; ABD desteği olmadan ayakta kalamayacak bir noktaya gelmiş durumda. Ayrıca İsrail’in uluslararası itibarının zedelendiği ve ekonomisinin ciddi baskı altında olduğu iddia ediliyor.
Bu söylem, bölgesel direniş ekseninin uzun süredir dile getirdiği “stratejik aşınma” tezinin güncel bir yansıması olarak okunuyor.
Ancak tablo gerçekten bu kadar net mi?
Şeyh Naim Kasım: "Bugün İsrail, her zamankinden daha zayıf; belki buna şaşıracaksınız. Bunun kanıtı şudur: Uçaklar, gemiler, mühimmat, silahlar, medya, uluslararası destek ve tecrübe ile sağlanan günlük tüm Amerikan imkânlarına rağmen, 2 yıl geçmesine rağmen Gazze'deki hedeflerine ulaşamadılar. Lübnan'daki hedeflerine ulaşamadılar. İran karşısında hedeflerine ulaşamadılar. Yemen karşısında hedeflerine ulaşamadılar. Başaramadılar! Neden? Çünkü mevcut durumun tamamı, bir direnişe ve sürekliliğe işaret ediyor."
İsrail ordusu Gazze’de Hamas’ın askeri altyapısına ciddi darbe vurdu. Üst düzey kadroların hedef alınması, altyapı kayıpları ve operasyonel alan daralması somut sonuçlar olarak görülüyor. Ancak Hamas’ın tamamen ortadan kaldırıldığı da söylenemiyor.
Benzer şekilde, Lübnan sınırında Hizbullah caydırıcılığını sürdürüyor, Yemen kaynaklı saldırılar bölgesel risk yaratıyor, İran ile doğrudan çatışma ise kontrollü gerilim düzeyinde ilerliyor. Bu durum İsrail’in “askeri olarak zayıf” olduğu anlamına gelmiyor; ancakçok cepheli yıpranma yaşadığı gerçeğini güçlendiriyor.
Kasım’ın en güçlü argümanı, İsrail’in ABD olmadan hareket edemeyeceği yönünde: "İsrail neden daha zayıf? Çünkü Amerika olmasaydı hiçbir değeri olmazdı. Mühimmatları hızla tükeniyor ve sonuç olarak devam edemeyecek hale geliyorlar; bu bizzat kendi ifadeleri. Dolayısıyla İsrail bugün daha zayıf, çünkü meseleyi neticelendiremedi. Uluslararası konumu çok kötü bir noktaya geldi; hatta Amerika'nın içinde bile gençler artık onlara tahammül edemiyor. Ekonomisi ise bitik bir durumda. Tüm bunlar, İsrail'in bir gerileme sürecinde olduğunun kanıtıdır."
Gerçek şu ki, İsrail uzun yıllardır ABD’nin en büyük askeri yardım alan müttefiki ve Savunma sanayiinde yerli üretim güçlü olsa da mühimmat tedariki ve diplomatik koruma açısından Washington kritik rol oynuyor.
Ancak bu bağımlılık yeni değil. İsrail’in güvenlik mimarisi zaten ABD ile entegre şekilde inşa edildi. Dolayısıyla mevcut durum, ani bir “çöküş” göstergesi değil; yapısal bir ittifakın devamı niteliğinde.
Ekonomi ve İç Siyaset: Gerçek Baskı AlanıŞeyh Naim Kasım: "Şu an İsrail, ABD tarafından yönetiliyor. Kendi öz kabiliyetini kaybetti. Zaten İsrail oluşumu içinde şu an bir tartışma var: 'Netanyahu bize ne yaptı? Bizi öyle bir noktaya getirdi ki artık kararları Trump veriyor; şunu yap, bunu yapma diyor.'"
Savaşın İsrail ekonomisine maliyeti ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Yedek asker mobilizasyonu iş gücünü etkiliyor. Turizm ve yatırım akışı darbe aldı. Savaş bütçesi kamu maliyesine yük getiriyor.
İç siyasette ise Netanyahu’ya yönelik eleştiriler artmış durumda. Ancak bu durum, İsrail’in devlet kapasitesinin çöktüğü anlamına gelmiyor. Demokratik sistemlerde savaş dönemleri doğal olarak siyasi tartışmaları derinleştirir.
Olası Bir İran–İsrail Savaşı: Bölgesel Dengeler Nasıl Değişir?Asıl kritik soru burada başlıyor. Olası bir İran-İsrail savaşı İsrail'in zaten kötüleşmiş pozisyonunu iki türlü senaryoya göre biçimlendirebilir.
Sınırlı Çatışma Senaryosu:Karşılıklı hava saldırıları, vekil güçler üzerinden gerilim, ABD’nin kontrollü destek politikasının etkin olduğu senaryoda savaş bölgesel kalır ancak enerji piyasalarında ciddi dalgalanma yaşanır. Türkiye dahil bölge ülkeleri ekonomik etkileri hisseder.
Kapsamlı Bölgesel Savaş Senaryosu: Hizbullah’ın tam kapasite devreye girmesi, Körfez’de enerji hatlarının hedef alınması, ABD’nin doğrudan askeri müdahalesinin konuşulacağı bir senaryoda ise Petrol fiyatları dramatik biçimde yükselir, Küresel ekonomik kriz tetiklenebilir ve Doğu Akdeniz ve Körfez'de geniş çaplı askeri hareketlilik yaratabilir.
Ancak hem İsrail hem İran açısından bu senaryo yüksek maliyetlidir. Bu nedenle tarafların doğrudan topyekûn savaştan kaçınma eğilimi sürmektedir.
İsrail’in Stratejik Hamlesi Ne Olabilir?İsrail’in önümüzdeki dönemde üç temel stratejiye yönelmesi muhtemel:
Hedefli Operasyonlar: İran’ın bölgesel ağını zayıflatmaya yönelik nokta operasyonlar.
ABD ile Entegrasyonun Derinleşmesi: Savunma ve diplomatik koordinasyonun artırılması.
Kuzey Cephesini Kontrol Altında Tutma: Hizbullah ile tam savaştan kaçınırken caydırıcılığı sürdürme
Hizbullah liderinin “İsrail daha zayıf” iddiası, askeri kapasite üzerinden değil; uzayan savaşın yarattığı stratejik aşınma üzerinden temellendiriliyor.
Ancak mevcut veriler, İsrail’in askeri kapasitesinin sürdüğünü, ABD desteğinin devam ettiğini, İran’ın da doğrudan savaştan kaçınma eğiliminde olduğunu gösteriyor.
Bu nedenle tabloyu “çöküş” değil, karşılıklı yıpranma ve uzun süreli denge savaşı olarak okumak daha gerçekçi görünüyor.
Son güncellenme: 17:40:23
































































































































































































