Trump’ın uçak değişikliğinin perde arkası: 'İsrail istihbaratı suikast alarmı verdi'
ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’daki NATO Zirvesi sonrası uçak değiştirmesinin ardında suikast tehdidi bulunduğu iddia edildi. ABD basınına konuşan bir yetkili, Trump’a yönelik saldırı istihbaratının İsrail tarafından paylaşıldığını öne sürerken, olayın ayrıntılarının Kongre’den gizlenmesi Demokratların tepkisine yol açtı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, geçen ay Ankara’daki NATO Zirvesi’nin ardından uçak değiştirerek Birleşik Krallık’a gitmesinin gerekçesiyle ilgili yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Trump, ABD Gizli Servisi’nin talebi üzerine farklı bir uçakla seyahat ettiğini doğrularken, ABD basınına konuşan bir yetkili tehdide ilişkin istihbaratın İsrail tarafından paylaşıldığını öne sürdü.
Trump, dün yaptığı açıklamada, uçak değişikliğinin ABD Gizli Servisi’nin talebiyle gerçekleştiğini belirterek, “Benden farklı bir uçakla gitmemi istediler. Sanırım bir tehdit vardı” dedi. Çok sayıda tehdit aldığını söyleyen Trump, ayrıntıları fazla sorgulamadığını ifade etti.
İsrail istihbaratından füze uyarısı
Washington Post, New York Times ve Wall Street Journal'ın haberlerine göre Trump, Ankara’dan ayrılırken önce kamuoyunun önünde Air Force One’a bindi. Daha sonra ikram aracı aracılığıyla daha küçük bir askeri uçağa nakledildi.
WSJ’ye konuşan ve kimliğinin açıklanmasını istemeyen ABD’li bir yetkili ise Trump’a yönelik saldırı tehdidine ilişkin istihbaratın İsrail tarafından paylaşıldığını söyledi. İsrail istihbaratının, omuzdan ateşlemeli bir füzenin ABD başkanının makam uçağını hedef alabileceği yönünde uyarıda bulunduğu iddia edildi.
Ancak ABD merkezli Dış Politika Araştırma Enstitüsü'nden Jeffrey Lewis, İran'ın Ankara’dan havalanan bir uçağı vurabilecek karadan havaya füzelere sahip olmadığını savundu.
Air Force One “tuzak” olarak havalandı
New York Times ise Trump başka bir uçağa nakledildikten sonra Air Force One'ın “tuzak” olarak havalandırıldığını aktardı. Habere göre Trump’ın asıl uçağı daha sonra Birleşik Krallık’a ulaştığında, ABD Başkanı yeniden gizlice Air Force One’a geçirildi.
Air Force One’da Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump’ın Başdanışmanı Stephen Miller ve Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung’un da bulunduğu belirtildi.
Basın mensupları ve Beyaz Saray personelinin Trump’ın uçakta olduğunu düşündüğü, gazetecilere ise uçuş boyunca uçak pencerelerindeki perdeleri kapalı tutmaları talimatı verildiği aktarıldı.
Trump, seyahatin ardından yaptığı açıklamada gazetecilere yönelik bu uygulamayı, kendisine ve beraberindeki kişilere yönelik tehditlerle ilişkilendirdi. “Ben listelerinde en baştayım. Ben gidersem siz de gidersiniz” ifadelerini kullandı.
Demokratlardan Beyaz Saray’a tepki
Olayın uzun süre kamuoyundan ve Kongre’den gizli tutulması ise Demokratların tepkisine yol açtı.
Senato Azınlık Lideri Demokrat Chuck Schumer, Beyaz Saray’ın uçak değişikliği operasyonunun tüm ayrıntılarını Kongre ile paylaşması gerektiğini belirtti. Schumer, Kongre üyelerinin ciddi bir tehdit iddiasını basından öğrenmesini eleştirdi.
Demokrat Senatör Richard Blumenthal da konunun yalnızca Trump’ın güvenliğiyle sınırlı olmadığını savunarak Kongre’ye kapsamlı bir brifing verilmesi çağrısında bulundu.
Blumenthal, özellikle Trump’ın uçakta olmadığı halde Air Force One’da bulunan yolcular, personel ve gazetecilerin güvenliği için hangi önlemlerin alındığının açıklanmasını istedi.
Son güncellenme: 17:29:17
































































































































































































