Mela Bahtiyar’dan KDP ve YNK’ye uyarı: Kararı ABD verebilir

Kürt siyasetçi Mela Bahtiyar, Kürdistan Bölgesi’nde yaklaşık 20 aydır hükümetin kurulamaması ve parlamentonun etkin şekilde çalışamamasının temel nedeninin, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) arasındaki derin güven krizi olduğunu belirterek, tarafların uzlaşamaması halinde ABD’nin Kürtlerin muhatabı olacak siyasi aktörü belirleyebileceğini söyledi.

18 Haziran 2026 - 14:49
18 Haziran 2026 - 14:49
 0
Mela Bahtiyar’dan KDP ve YNK’ye uyarı: Kararı ABD verebilir

Mela Bahtiyar, Kürdistan Bölgesi’nde yaklaşık 20 aydır hükümetin kurulamaması ve parlamentonun etkin şekilde çalışamamasının temel nedeninin, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ile Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) arasındaki derin güven krizi olduğunu belirterek, tarafların uzlaşamaması halinde ABD’nin Kürtlerin muhatabı olacak siyasi aktörü belirleyebileceğini söyledi.

Bahtiyar, Rûdaw’a verdiği röportajda, Kürdistan Bölgesi’nde seçimlerin üzerinden uzun süre geçmesine rağmen yeni hükümetin kurulamamasını, KDP ve YNK arasındaki stratejik ortaklık anlayışının zayıflamasına bağladı.     

Mevcut siyasi tablonun seçim kampanyası döneminde ortaya çıktığını ifade eden Bahtiyar, kampanya sürecinin iki parti arasındaki derin anlaşmazlıkları ve karşılıklı güvensizliği açık biçimde yansıttığını söyledi. 

KDP ve YNK arasındaki ilişkinin özellikle eski Irak Cumhurbaşkanı ve YNK lideri Celal Talabani’nin ölümünün ardından farklı bir boyuta evrildiğini söyleyen Bahtiyar, “Bu iki partinin birbirleriyle olan ilişki anlayışı bozulmaya doğru gitti. Güven öyle bir noktaya ulaştı ki, iki tarafın bu aşamayı tamamen geride bırakabileceklerine inanmıyorum” dedi.

Bahtiyar, tarafların hükümeti kurmaları halinde bile bunun stratejik bir uzlaşmanın değil, mevcut siyasi koşulların dayattığı geçici bir çözüm olacağını vurguladı.

“Kürtlerin ortak tutum geliştirememesi Bağdat’ın elini güçlendiriyor”

Irak merkezi hükümetiyle ilişkilerde de KDP ve YNK arasındaki ayrışmanın olumsuz sonuçlar doğurduğunu belirten Bahtiyar, Kürt siyasi aktörlerin Bağdat karşısında ortak bir dil geliştirememesinin Kürdistan Bölgesi’nin pozisyonunu zayıflattığını söyledi.  

Bahtiyar, iki parti arasında kapsamlı bir stratejik anlaşma olmasa bile en azından Bağdat’ta ortak hareket etmeyi sağlayacak bir siyasi mutabakatın gerekli olduğunu belirterek, “Diğer taraflar KDP ve YNK'nin rakibi olarak Bağdat'a gidiyor, KDP ve YNK de kendi aralarında anlaşmazlıkla gidiyor. Sonuç olarak Bağdat, Kürdistan Bölgesi için olayların akışını bekler hale geldi” ifadelerini kullandı.

“Ulusal yönetime olan güven sarsılıyor”

Siyasi tıkanıklığın Kürdistan Bölgesi’nde halkın yönetime duyduğu güven üzerinde ciddi etkiler yarattığını kaydeden Bahtiyar, mevcut yönetimin tüm eksiklerine rağmen Kürtler açısından önemli bir siyasi kazanım olduğunu söyledi.

Kürdistan Bölgesi’nin Irak, Türkiye, İran ve Suriye’de yaşayan Kürtler açısından sembolik bir öneme sahip olduğunu belirten Bahtiyar, yaşanan krizlerin sadece bölge halkını değil, tüm Kürt kamuoyunu etkilediğini ifade etti.

Bahtiyar, “Halkın güvenini sarsmak ve umutsuzluğa düşürmek büyük bir suçtur” değerlendirmesinde bulundu.

“En büyük eksiklik anayasanın olmaması”

Kürdistan Bölgesi’nin kurumsal yapısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bahtiyar, bölgenin en büyük sorunlarından birinin halen anayasal bir çerçeveye sahip olmaması olduğunu söyledi.

Peşmerge güçlerinin, polis teşkilatının ve çeşitli kamu kurumlarının yıllardır tam anlamıyla birleştirilemediğini belirten Bahtiyar, bunun yönetimsel sorunları derinleştirdiğini kaydetti.

Kürdistan Bölgesi’nde fiilen iki ayrı siyasi ve idari alan bulunduğunu bildiren Bahtiyar, “Hükümetimiz Köye’den Xaneqin’e kadar YNK’ye sormadan bir hizmetli bile atayamaz; YNK de Koye’den Zaho’ya kadar KDP’ye sormadan bir asker atayamaz” dedi.

Bu durumun uzun vadede siyasi ve idari istikrar açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade eden Bahtiyar, Kürtçenin standartlaştırılması, mali sistemlerin entegrasyonu ve güvenlik kurumlarının birleştirilmesi gibi temel hedeflerde de ilerleme sağlanamadığını söyledi.

“35 yıldır neden bir anayasa yazamıyoruz?” diye soran Bahtiyar, bunun Kürdistan Bölgesi’nin çözmesi gereken temel meselelerden biri olduğunu vurguladı.

Muhalefete “alternatif üretme” eleştirisi

Röportajında muhalefet partilerine yönelik eleştirilerde de bulunan Bahtiyar, Kürdistan Bölgesi’nde muhalefetin zaman zaman güç kazandığını ancak bunu kalıcı bir siyasi projeye dönüştüremediğini savundu.

Muhalefetin özellikle yolsuzluk, maaş krizleri ve kamu hizmetlerindeki aksaklıklar üzerinden destek topladığını belirten Bahtiyar, buna rağmen kapsamlı bir siyasi program ortaya koyamadığını söyledi.

Bahtiyar, “Muhalefet; sistemli, fikri, siyasi, ekonomik ve toplumsal bir alternatif sunamadı. Kamuoyu için yeni bir dava yaratamadılar, sadece eleştiri yaptılar” dedi.

Goran Hareketi ve Yeni Nesil Hareketi’ne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bahtiyar, söz konusu yapıların zaman zaman popülist söylemlere yöneldiğini ve stratejik bir alternatif oluşturmakta zorlandığını ifade etti.

“Bölgede dengeler Kürtlerin lehine değişiyor”

Ortadoğu’daki gelişmeleri de değerlendiren Bahtiyar, son yıllarda yaşanan değişimlerin Kürtler açısından yeni fırsatlar oluşturduğunu kaydetti.

ABD, Irak ve bölge ülkeleriyle ilişkilerde Kürtlerin geçmişe kıyasla daha avantajlı bir konuma geldiğini belirten Bahtiyar, Suriye’deki gelişmelerin de yeni bir siyasi sürecin önünü açtığını ifade etti. 

Türkiye’de Kürt meselesine ilişkin diyalog arayışlarının sürdüğünü söyleyen Bahtiyar, “Durum Kürtlerin lehine değişiyor” görüşünü dile getirdi.

“ABD sonunda muhatabını seçebilir”

Erbil-Bağdat ilişkilerinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahtiyar, ABD’nin Irak’ta güçlü ve birleşik bir devlet yapısını desteklediğini söyledi.

Washington yönetiminin birleşik ordu, birleşik mali sistem ve güçlü merkezi kurumlar görmek istediğini belirten Bahtiyar, Kürdistan Bölgesi ile Bağdat arasındaki sorunların çözümünün de bu nedenle önem taşıdığını söyledi. 

KDP ve YNK’nin mevcut anlaşmazlıklarını aşamaması halinde dış aktörlerin sürece daha fazla müdahil olabileceğini ifade eden Bahtiyar, şunları kaydetti:

“Çözseler daha iyi olur. Ama çözmezlerse, bence sonunda ABD Kürtlerin temsilcisinin kim olduğuna bizzat karar verir. Durum oraya varmadan çözmeleri en iyisidir.”

ABD’nin böyle bir durumda seçim sonuçlarını, siyasi meşruiyeti ve yönetim kapasitesini dikkate alacağını bildiren Bahtiyar, “ABD seçimlerdeki çoğunluğa, o anki iktidar meşruiyetine ve başkentin kimin elinde olduğuna bakar” dedi. 

“Silahlı mücadele dönemi sona erdi”

Bölgesel gelişmeler çerçevesinde ABD ile İran arasında olası bir anlaşmanın Ortadoğu’nun siyasi dengelerini önemli ölçüde değiştireceğini ifade eden Bahtiyar, devlet dışı silahlı yapıların etkisinin giderek azalacağını bildirdi.

İran, Irak, Lübnan, Suriye ve Yemen’deki gelişmelerin yeni bir dönemin habercisi olduğunu belirten Bahtiyar, gelecekte siyasi süreçlerin ve devlet kurumlarının daha belirleyici olacağını ifade etti. 

Bahtiyar, “Devletin resmi gücü olmayan meşru olmayan güçlerin dönemi bitiyor” değerlendirmesinde bulundu. 

Kürt siyasi hareketlerinin de bu değişimi dikkate alması gerektiğini söyleyen Bahtiyar, ulusal hedeflere ulaşmanın artık silahlı mücadeleden değil siyasi, diplomatik ve kurumsal yöntemlerden geçtiğini belirtti.

“Stratejik olarak ulusal hedeflere ulaşma noktasında silahlı mücadele dönemi bitmiştir” diyen Bahtiyar, Kürt siyasi aktörlerin yeni dönemin koşullarına uygun stratejiler geliştirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

 

Bu haber toplam 970 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 15:49:38