Ortadoğu'da yeni mücadele: İran'ın vekil ağına karşı devletler
İran'ın bölgesel stratejisini vekil güçler üzerinden yürüttüğüne dikkat çekilen analizde, Ortadoğu'daki mücadelenin artık yalnızca milislerle değil, devlet düzenini koruma ekseninde şekillendiği vurgulandı.

Şarku'l Avsat yazarı İbrahim Hamidi, kaleme aldığı analizde İran'ın bölgedeki vekil güç stratejisini ve bunun Ortadoğu üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Hamidi'ye göre Tahran, Hizbullah, Irak'taki Haşdi Şabi grupları ve Yemen'deki Husilerden oluşan yapıyı tek merkezden yönlendirilen bir güvenlik ağı olarak kullanıyor. Bu nedenle söz konusu gruplar yalnızca bulundukları ülkelerde faaliyet gösteren silahlı oluşumlar değil, İran'ın bölgesel stratejisinin parçaları olarak hareket ediyor.
Analizde, Beşşar Esad yönetiminin devrilmesiyle İran'ın bölgesel kara koridorunun önemli ölçüde zarar gördüğü ancak Tahran'ın buna rağmen Lübnan, Irak ve Yemen ekseninde yeni bir güvenlik mimarisi oluşturduğu ifade edildi.
Hamidi, İran'ın bu yapıyı kendi sınırlarını korumaktan çok, çatışmaları komşu ülkelere taşıyan bir mekanizma olarak kullandığını belirtti. Yazıya göre bu durum, herhangi bir bölgesel gerilimin kısa sürede Körfez, Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve uluslararası enerji hatlarını etkileyebilecek geniş çaplı krizlere dönüşme riskini artırıyor.
Analizde, İran'ın milis ağlarına giderek daha fazla bağımlı hale gelmesinin aynı zamanda Tahran'ın diplomatik ve siyasi nüfuzundaki zayıflamayı da ortaya koyduğu savunuldu. Hamidi, güçlü devletlerin nüfuzlarını ekonomi, teknoloji, yatırım ve uluslararası ortaklıklar üzerinden inşa ettiğini, İran'ın ise bunu büyük ölçüde silahlı gruplar aracılığıyla sürdürmeye çalıştığını dile getirdi.
Hamidi, bölgedeki çözümün yalnızca Hizbullah, Husiler veya Irak'taki silahlı gruplara yönelik askeri operasyonlarla sağlanamayacağını belirterek, esas mücadelenin devlet kurumlarını güçlendirmek, silahın devlet tekelinde toplanmasını sağlamak ve ulusal egemenliği pekiştirmek olduğunu vurguladı.
Yazının sonunda Hamidi, İran'ın her yeni gerilimle birlikte kendisine karşı oluşan bölgesel ittifakları büyüttüğünü savunarak, bugün Ortadoğu'daki temel mücadelenin yalnızca İran'ın vekil güçlerine karşı değil, aynı zamanda ulus-devlet modelini koruma mücadelesi olduğunu ifade etti.
Son güncellenme: 11:06:49

































































































































































































