Rojhılatlı Kürtler karar aşamasında: Tarihi fırsat mı, yeniden terk edilme riski mi?

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken Rojhılatlı Kürt gruplar kritik bir ikilemle karşı karşıya: Tarihi bir fırsatı değerlendirip rejime karşı mücadeleye katılmak mı, yoksa geçmişte olduğu gibi büyük güçler tarafından kullanılıp terk edilme riskini mi göze almak?

13 Mar 2026 - 11:02
13 Mar 2026 - 11:02
 0
Rojhılatlı Kürtler karar aşamasında: Tarihi fırsat mı, yeniden terk edilme riski mi?

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırıları yoğunlaşırken  Kürdistan Bölgesi’nde bulunan İranlı (Rojhılatlı) Kürt muhalif gruplar, çatışmanın seyrinde rol oynayıp oynamama konusunda zor bir kararın eşiğinde bulunuyor.

İran sınırına birkaç düzine kilometre uzaklıktaki Irak Kürdistanı’ndaki Koye kasabası, uzun yıllardır İran’dan gelen siyasi sürgünlere ev sahipliği yapıyor. Yaklaşık 30 bin nüfuslu bu kasaba, son protesto dalgasının ardından İran’dan kaçan yeni muhaliflerin de sığınağı haline geldi.

25 yaşındaki Mehdi de bunlardan biri. Güneybatı İran’daki Hürremabad kentinde protestolara katıldığını söyleyen Mehdi, güvenlik güçlerinin sert müdahalesi nedeniyle ülkeyi terk etmek zorunda kaldığını anlatıyor.

“Her gün akşam saatlerinde şehir merkezinde toplanıyorduk. Özel birlikler tamamen siyah giyinmiş şekilde sokaklara konuşlanıyordu. Arkalarında bizi kuşatıp tutuklamaya hazır ikinci bir güvenlik hattı vardı” diyen Mehdi, gösteriler sırasında silahsız sivillere ateş açıldığını söyledi.

Dağlarda sürgün hayatı

İran-Irak sınırındaki Zagros Dağları’nda yüzlerce Rojhilatlı Kürt muhalif yıllardır sürgünde yaşıyor. Bu bölgede İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ) gibi örgütlerin gizli kampları bulunuyor.

1945 yılında kurulan KDP-İ, İran’daki en eski Kürt muhalif hareketlerinden biri olarak biliniyor. Parti geçmişte İran Devrim Muhafızları ile sınır hattında yoğun çatışmalar yaşamıştı.

Bugün kamplarda yaşayan savaşçılar zor koşullara rağmen askeri eğitimlerini sürdürüyor. İran’ın 2018 ve 2022 yıllarında bu kamplara düzenlediği füze saldırılarında çok sayıda kişi hayatını kaybetmişti.

KDP-İ üyesi 30 yaşındaki Amira, İran’daki son protestolar sırasında birçok savaşçının ülkeye dönüp mücadeleye katılmayı düşündüğünü söylüyor.

“Bu ayaklanma diğerlerinden farklıydı. Ülke çapında protestolar ve uluslararası baskının birleşmesi radikal bir değişimi tetikleyebilirdi” diyor.

Silahlı mücadele tartışması

Rojhılatlı Kürt grupların bir diğer önemli hareketi ise sol ideolojiye sahip Komala Partisi. Partinin dağlardaki kamplarında savaşçılar silah eğitimi almaya devam ediyor.

Komala üyesi 31 yaşındaki Ali, İran’da protestoların yıllardır tekrarlandığını ancak rejimin güçlü silahları nedeniyle sonuç alınamadığını söylüyor.

“İnsanlarımız cesur ama silahları yok. Bu bizim zayıf noktamız” diyen Ali, İran’da gerçek değişimin ancak silahlı mücadele ve uluslararası baskının birleşmesiyle mümkün olabileceğini savunuyor.

Kürt gruplar ortak platform kurdu

Son dönemde Rojhılatlı Kürt hareketleri arasında daha önce görülmemiş bir iş birliği oluştu. KDP-İ, PJAK, Komala, Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) ve Xebat örgütü ortak bir platform kurarak koordinasyon sağlamaya başladı.

Bu girişimin temel amacı, İran’daki Kürt nüfusunu koruyacak siyasi ve askeri bir yapı oluşturmak olarak gösteriliyor.

Her ne kadar bazı kaynaklar olası bir kara operasyonu ihtimalinden söz etse de Kürt gruplar böyle bir planın henüz resmen gündeme gelmediğini belirtiyor.

ABD’nin ilgisi arttı

ABD yönetimi ise İran’daki gelişmeleri yakından takip ediyor. Washington’un, İran rejimini zayıflatabilecek bir unsur olarak Kürt grupları değerlendirdiği belirtiliyor.

Ancak Kürt hareketleri geçmiş deneyimler nedeniyle temkinli davranıyor.

Araştırmacı Kamal Chomani’ye göre büyük güçlerin Kürtlere yönelik yaklaşımı çoğu zaman geçici oluyor.

“Bu güçler tehdit ortadan kalktığında genellikle kendi çıkarlarını önceliklendirir ve Kürtleri geride bırakır” diyen Chomani, bunun geçmişte birçok kez yaşandığını hatırlatıyor.

Kürtler temkinli

PJAK liderlik konseyi üyesi Ehven Çiyako da uluslararası destek arayabileceklerini ancak dikkatli olmaları gerektiğini söylüyor.

“İslam Cumhuriyeti’nin zayıflamasından yararlanmak istiyoruz ama top yemi olmak istemiyoruz” diyen Çiyako, Kürt hareketinin temkinli davranacağını vurguluyor.

ABD Başkanı Donald Trump da 7 Mart’ta yaptığı açıklamada Kürt güçlerinin çatışmaya dahil olmayacağını söyleyerek geri adım attı.

Bölgesel gerilim artıyor

Buna rağmen İran yönetimi Kürt grupları ABD ve İsrail’le iş birliği yapmakla suçluyor. Uzmanlara göre bu durum İran’daki Kürt bölgelerinde baskının daha da artmasına yol açabilir.

Öte yandan Irak Kürdistan Bölgesi de İran ve İran’a bağlı milislerin baskısı altında bulunuyor. Bu gruplar zaman zaman Kürt muhalif kamplarını ve bölgedeki hedefleri vurmakla tehdit ediyor.

Sınırın her iki tarafında yaşayan Kürtler ise belirsizlik içinde.

İran Kürdistanı’ndan Rojda adlı bir kadın, “Çok korkuyoruz. Eğer rejim ayakta kalırsa yeni bir katliam dalgası başlayabilir” diyor.

Irak Kürdistanı’nda yaşayan 40 yaşındaki Manitx ise savaşın gölgesinde büyüyen çocuklardan söz ediyor: “Yedi yaşındaki oğlum doğduğundan beri korku içinde yaşıyor. Bu bir hayat değil.” (New Lines Magazine)

 

 

Bu haber toplam 1752 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 12:02:15