Akın Gürlek’ten Avrupa Parlamentosu'nun yaptırım iddiasına tepki

Avrupa Parlamentosu’nda 17 Haziran’da oylanması beklenen Türkiye raporunun taslak metnine, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in AB yaptırım listesine alınması önerisinin girdiği iddia edildi.

13 Haziran 2026 - 16:08
13 Haziran 2026 - 16:08
 0
Akın Gürlek’ten Avrupa Parlamentosu'nun yaptırım iddiasına tepki

Avrupa Parlamentosu’nda (AP) 17 Haziran’da oylanması planlanan Türkiye raporunun taslak metnine, Türkiye Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Avrupa Birliği yaptırım listesine alınmasına yönelik bir önerinin eklendiği öne sürüldü.

İddiaya göre, raporun hazırlanmasında görev alan Slovenyalı parlamenter Vladimir Prebilic, Ankara’nın söz konusu öneriden haberdar edildiğini ve bu konuda temaslarda bulunulduğunu ifade etti.

Konuya ilişkin ilk açıklama Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten geldi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Gürlek, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsız ve egemen bir hukuk devleti olduğunu belirterek, devam eden yargı süreçleri üzerinden Türk yargısına yönelik eleştirileri reddetti.

Gürlek açıklamasında, Türkiye’deki yargı süreçlerinin siyasi amaçlarla çarpıtıldığını savunarak, Avrupa Parlamentosu’ndaki bazı çevrelerin tutumunun ideolojik ön yargılarla açıklanabileceğini ifade etti.

Bakan Gürlek'in açıklaması şöyle:

"Türkiye Cumhuriyeti, demokratik hukuk devleti ilkesine bağlı, köklü devlet geleneğine sahip, bağımsız ve egemen bir ülkedir. Türk yargısı, kararlarını anayasa, kanunlar ve milletimiz adına sahip olduğu yargı yetkisi çerçevesinde verir.

Türkiye’de devam eden yargı süreçlerini çarpıtarak, henüz kovuşturması devam eden dosyalar üzerinden siyasi kampanya yürütmek; Türk yargısına ve şahsıma yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmak, ancak ideolojik ön yargılarla izah edilebilir bir tutumdur.

Avrupa Parlamentosu’nun bazı çevrelerince körüklenen bu siyasi içerikli yaklaşım, bu kişilerin temsil ettiği kurumların güvenilirliğini zedelemektedir.

Bizim için asıl olan, Aziz Milletimizin vicdanı ve bağımsız Türk mahkemelerinin kararlarıdır. Avrupa Parlamentosu raporları ise tavsiye niteliğinde siyasi metinlerdir. Bu metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı kurumlarını hedef almak, milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır.

Belediyecilik döneminden seçim kampanya süreçlerine kadar farklı başlıklarda tartışma konusu olmuş bir Avrupa Parlementosu üyesinin, kendi siyasi kariyerine ilişkin kamuoyuna yansıyan şeffaflık, etik ve hesap verebilirlik tartışmalarına bakması da yerinde olacaktır.

Türkiye; terörle, organize suç örgütleriyle, yolsuzlukla ve her türlü hukuksuzlukla mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Bu mücadele ne içeriden ne de dışarıdan yürütülen siyasi baskı kampanyalarıyla sekteye uğratılamaz.

Hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın. Milletimizin huzuru, devletimizin bekası ve hukuk düzenimizin korunması için görevimizi yapmaya devam edeceğiz." 

 

Bu haber toplam 1178 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 17:09:15