Trump, İran savaşındaki hedeflerine ulaştı mı?
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik operasyonların başında füze kapasitesinin yok edilmesinden nükleer programın durdurulmasına kadar birçok hedef ortaya koymuştu. Üç ayı aşkın süren çatışmaların ardından geçici bir barış anlaşması sağlanırken, Washington'un bu hedeflerde ne ölçüde başarı elde ettiği tartışma konusu olmaya devam ediyor.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılar başlatmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ın balistik füze kapasitesini ortadan kaldırmak, nükleer silah geliştirmesini engellemek ve bölgedeki vekil güçlerine verdiği desteği sonlandırmak gibi bir dizi hedef açıklamıştı.
Aradan geçen üç aydan fazla sürenin ardından taraflar arasında ön anlaşmaya varılırken, Trump yönetiminin bu hedeflere ne ölçüde ulaştığı sorusu gündemdeki yerini koruyor.
İran'ın füze kapasitesi ciddi darbe aldı
Savaş öncesinde İran'ın envanterinde Ortadoğu'nun en büyük balistik füze stoklarından biri bulunuyordu. Tahminlere göre ülkenin elinde 2 bin 500 ile 6 bin arasında farklı menzillere sahip füze vardı.
ABD kaynakları, savaşın ilk ayında bu kapasitenin yaklaşık üçte birinin imha edildiğini, üçte birlik bölümünün ise hasar gördüğünü veya kullanılamaz hale geldiğini bildirdi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı yetkilileri, İran'ın füze ve uzun menzilli insansız hava aracı üretim kapasitesinin yıllarca geriye gittiğini savunuyor.
Buna rağmen İran, savaş boyunca bölgedeki hedeflere füze saldırıları düzenlemeyi sürdürdü ve İsrail ile Körfez ülkelerini hedef alan saldırılar gerçekleştirdi.
Konvansiyonel askeri güç zayıfladı
ABD ordusuna göre İran'ın bölgesel askeri caydırıcılığı da önemli ölçüde zarar gördü.
Washington, İran donanmasına ait 161 geminin imha edildiğini ve ülkenin hava savunma sistemlerinin yüzde 82'sinin devre dışı bırakıldığını açıkladı.
Ayrıca savaş öncesinde günlük yaklaşık 100 sorti gerçekleştiren İran Hava Kuvvetleri'nin operasyon yapamaz hale geldiği öne sürüldü.
Ancak İran, çatışmalar sırasında Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğini ciddi şekilde etkileyerek küresel enerji arzı üzerindeki baskısını korudu.
Nükleer programda belirgin değişiklik yok
Trump'ın en önemli hedeflerinden biri İran'ın nükleer silah geliştirmesini önlemekti.
Ancak ABD istihbarat değerlendirmelerine göre savaş, İran'ın nükleer programında köklü bir değişikliğe yol açmadı.
Son değerlendirmelerde İran'ın nükleer silah üretme kapasitesine ulaşmasının hâlâ bir yıldan kısa sürebileceği belirtiliyor.
Bu nedenle İran'ın nükleer faaliyetleri, taraflar arasında imzalanması beklenen nihai anlaşmanın en kritik başlıklarından biri olarak görülüyor.
Vekil güçlerin etkisi azaldı
Trump yönetimi, İran'ın Irak, Lübnan, Gazze ve Yemen'deki müttefik silahlı gruplara verdiği desteği sona erdirmeyi de hedefler arasında göstermişti.
Uzmanlar, İran'ın bu gruplara desteğini tamamen kesmediğini ancak vekil ağının geçmiş yıllara kıyasla önemli ölçüde zayıfladığını değerlendiriyor.
Hamas ve Hizbullah'ın üst düzey kadrolarına yönelik operasyonlar, Suriye'de Beşşar Esed yönetiminin devrilmesi ve İran'ın ekonomik sorunları bu yapıları olumsuz etkileyen faktörler arasında gösteriliyor.
ABD ordusu, İran'ın bu gruplara gelişmiş silah tedarik etme kapasitesinin ciddi ölçüde azaldığını savunuyor.
Rejim değişikliği hedefi gerçekleşmedi
Trump savaşın ilk günlerinde İran'da yönetim değişikliği çağrıları yapmış ve ülke liderliğinin değişmesini istediğini açıkça dile getirmişti.
Ancak çatışmalar İran'daki teokratik yönetimin devrilmesine yol açmadı.
Buna rağmen Trump, ülke liderliğinde yaşanan değişimin kendi hedefleriyle uyumlu olduğunu savunarak yeni yönetimi daha "makul" olarak nitelendirdi.
Son haftalarda ise Trump'ın İran'da rejim değişikliği çağrılarını daha az dile getirdiği görülüyor.
Karmaşık bir bilanço
Uzmanlara göre savaş sonucunda İran'ın füze kapasitesi, hava savunması ve bölgesel nüfuzu önemli ölçüde zayıflarken, nükleer program ve rejimin geleceği gibi Washington'un temel hedeflerinde net bir sonuca ulaşılamadı.
Bu nedenle Trump yönetiminin İran politikasının nihai başarısı, önümüzdeki dönemde yürütülecek nükleer müzakerelerin sonucuna bağlı olacak.
Son güncellenme: 13:02:15































































































































































































