Trump–Hamaney gerilimi: Yarım asırlık çatışma sona mı eriyor?

The Economist’e göre ABD Başkanı Donald Trump ile İran’ın dini lideri Ali Hamaney arasındaki sertleşen gerilim, Washington–Tahran hattındaki 50 yıllık çatışmayı sona erdirmeyi hedeflerken, Ortadoğu’nun dengelerini bir nesil boyunca etkileyebilecek sonuçlar doğurabilir.

6 Şubat 2026 - 11:40
6 Şubat 2026 - 11:40
 0
Trump–Hamaney gerilimi: Yarım asırlık çatışma sona mı eriyor?

ABD Başkanı Donald Trump ile İran lideri Ali Hamaney arasındaki tırmanan gerilim, yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, tüm Ortadoğu’nun geleceğini şekillendirebilecek bir kırılma noktasına doğru ilerliyor. İngiliz dergisi The Economist, yayımladığı analizde bu karşılaşmanın, ABD ile İran arasındaki yarım asırlık düşmanlığı sona erdirme amacı taşıdığını ve bölgeyi uzun yıllar etkileyecek sonuçlar doğurabileceğini yazdı.

1988’den Günümüze Uzanan Hesaplaşma

Dergi, iki lider arasındaki gerilimin kökenini 1988 yılına götürüyor. O dönemde New Yorklu bir iş insanı olan Donald Trump, Körfez’de konuşlu ABD savaş gemilerinin İran’a karşı “sert” davranması gerektiğini savunmuş, İran’ın petrol ihracatında kritik öneme sahip Harg Adası’nı hedef alabileceğini söylemişti.
Buna karşılık İran’ın o dönemki cumhurbaşkanı Ali Hamaney, Amerikan güçlerini “deniz mezarlığıyla” tehdit etmişti.

Aradan geçen yaklaşık 40 yıla rağmen tarafların söylemlerinin büyük ölçüde değişmediği görülüyor.

Askeri Yığınak ve Savaş İhtimali

Trump yönetimi, son haftalarda Ortadoğu’daki askeri varlığını belirgin şekilde artırdı. ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln’ün bölgeye ulaşmasının yanı sıra, savaş uçakları, destroyerler, hava savunma sistemleri ve yakıt ikmal uçakları Körfez’e sevk edildi.

The Economist’e göre bu yığınak, Washington’un “büyük bir adım” planladığına işaret ediyor. Ancak Trump’ın askeri gücünü sergilerken, doğrudan kullanma konusunda tereddütlü olduğu da vurgulanıyor.

Diplomasi Kapısı Açık mı?

Bu çerçevede Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff’un, 6 Şubat’ta Umman’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüşmesi planlanıyor. Görüşmenin, Mısır, Türkiye ve Körfez ülkelerinin yoğun diplomatik çabaları sonucunda ayarlandığı belirtiliyor. Söz konusu ülkeler, bölgesel bir savaş ihtimalinden ciddi endişe duyuyor.

Ancak İran tarafı, geçmiş deneyimlere dikkat çekiyor. Tahran yönetimi, Trump’ın daha önce de müzakere çağrılarını askeri saldırılar öncesinde bir “örtü” olarak kullandığını hatırlatıyor.

Hamaney Zayıflıyor mu?

Dergiye göre İran, son yıllarda hiç olmadığı kadar kırılgan bir döneme girmiş durumda. İç protestolar, ekonomik kriz, çevresel sorunlar ve bölgedeki müttefiklerinin aldığı darbeler, Hamaney’in elini zayıflatıyor.
Buna rağmen İran lideri, rejimin ayakta kalmasının tavizsiz bir çizgiden geçtiğine inanıyor ve hem iç reformlara hem de ABD ile uzlaşmaya mesafeli duruyor.

Uzmanlara göre bu katı tutum, Hamaney’in korktuğu çöküşü engellemek yerine daha da hızlandırıyor.

Trump’ın Hesabı Ne?

Trump ise ideolojik bir çerçeveye bağlı olmamakla birlikte, İran’ın onlarca yıldır ABD başkanlarını zor durumda bıraktığına inanıyor. Washington’daki bazı çevrelere göre Trump, bu dosyayı “kapanışa götüren” başkan olmak istiyor.

ABD yönetimi, olası bir anlaşmanın 2015 nükleer anlaşmasının çok ötesine geçmesi gerektiğini savunuyor. Washington, İran’ın yalnızca nükleer faaliyetlerini değil, balistik füze programını ve bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteği de sınırlamasını talep ediyor.

Çatışma Kaçınılmaz mı?

İran bu talepleri “müzakere edilemez” olarak nitelendirirken, Washington’da hâkim görüş, Umman’daki görüşmelerin başarısız olacağı yönünde.
The Economist’e göre soru artık “ABD İran’ı vuracak mı?” değil, “ne zaman ve nasıl vuracak?” şeklinde soruluyor.

Dergiye konuşan Batılı bir diplomat, “ABD bu kadar askeri gücü sadece sembolik bir saldırı için bölgeye yığmış olamaz” değerlendirmesinde bulunuyor. Bazı senaryolarda, İran’ın en üst düzey siyasi ve askeri liderliğinin doğrudan hedef alınabileceği ihtimali de dile getiriliyor.

Bu tür bir adımın İran’da nasıl bir siyasi değişim yaratacağı ise belirsizliğini koruyor. Ancak net olan şu: Trump ile Hamaney arasındaki bu hesaplaşma, Ortadoğu’nun kaderini uzun yıllar boyunca etkileyecek bir dönemece işaret ediyor.

 

Bu haber toplam 734 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 13:41:00