Analiz: Husilerin İsrail’e saldırıları İran savaşını nasıl etkiler?

Yemen’deki İran yanlısı Husilerin çatışmaya dahil olması, bölgesel savaşı genişletme riski taşırken küresel ticaret ve Yemen’deki kırılgan barışı da tehdit ediyor.

28 Mar 2026 - 15:16
28 Mar 2026 - 15:16
 0
Analiz: Husilerin İsrail’e saldırıları İran savaşını nasıl etkiler?

Yemen’de İran’a yakın Husiler 28 Mart’ta İsrail’e yönelik füze saldırısıyla Orta Doğu’daki çatışmaya doğrudan dahil oldu. Bu hamle, zaten kırılgan olan bölgesel dengeleri daha da karmaşık hale getiren önemli bir tırmanış olarak değerlendiriliyor.

Husilerin devreye girmesi, özellikle Bab al-Mandab boğazı ve Kızıldeniz’deki ticaret yolları açısından büyük risk taşıyor. Bu hatlar, küresel enerji ve ticaret akışının kritik damarları arasında yer alıyor.

Olası bir kesinti; nakliye maliyetlerini artırabilir, petrol fiyatlarını yukarı çekebilir ve zaten kırılgan olan küresel ekonomiye yeni bir darbe vurabilir. Üstelik bu durum, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimle birleştiğinde etkisi katlanabilir.

İran’ın bölgesel stratejisi

Husilerin çatışmaya katılması, İran’ın bölgedeki müttefik ağını harekete geçirme stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Daha önce Hizbullah gibi aktörlerin de devreye girmesi, çok cepheli bir baskı stratejisini işaret ediyor.

Ancak Husilerin bu hamlesi, Yemen içinde geniş bir destek bulmayabilir. Uzmanlara göre bu durum, grubun “İran’ın uzantısı” olduğu yönündeki algıyı daha da güçlendirebilir.

Yemen’de kırılgan barış tehlikede

BM verilerine göre Yemen hâlâ dünyanın en ağır insani krizlerinden birini yaşıyor. 2015’ten bu yana süren savaşın ardından oluşan kırılgan ateşkes, yeni bir tırmanışla tamamen çözülebilir.

Husilerin saldırılarını Körfez ülkelerine genişletmesi durumunda, özellikle Suudi Arabistan ile yeniden doğrudan savaş ihtimali gündeme gelebilir. Bu senaryo, 2022’de sağlanan ateşkesin sona ermesi ve çok daha yıkıcı bir çatışma döngüsünün başlaması anlamına geliyor.

Husilerin İsrail’e yönelik saldırıları, sadece sembolik bir destek hamlesi değil; bölgesel savaşın kapsamını genişletebilecek stratejik bir gelişme. Bu durum, küresel ticaretten enerji piyasalarına, Yemen’deki insani krizden Körfez güvenliğine kadar birçok alanda zincirleme etkiler yaratma potansiyeli taşıyor.

Önümüzdeki süreçte en kritik soru şu: Bu yeni cephe, sınırlı bir gerilim olarak mı kalacak, yoksa Orta Doğu’da daha geniş çaplı bir savaşa mı dönüşecek? (Farea Al-Muslimi-Chatham House)

 

Bu haber toplam 340 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 16:16:31