Bakırhan: Bahçeli'nin sözlerinin altına imzamızı atıyoruz … 'PKK adım atmazsa ilk biz eleştireceğiz'
Tuncer Bakırhan silah bırakma tartışmalarına ilişkin Meclis’e özel yasa teklifi sunulmasını istedi ve 'Bütün bunlara rağmen PKK adım atmazsa söz ilk biz eleştireceğiz' dedi. Öcalan'ın 'statüsü' tartışmalarına da değinen Bakırhan, 'Bahçeli'nin ortaya koyduğu çerçevenin altına imzamızı atıyoruz' dedi
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada İmralı Süreci’ne ilişkin yasal düzenlemelerin geciktirilmemesi gerektiğini söyledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a çağrı yapan Bakırhan, özel yasanın Meclis’e sunulmasını ve bir hafta içinde yasalaşmasını istedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Öcalan’ın statüsü ve yasal adımlara ilişkin sözlerine de değinen Bakırhan, “Sayın İktidar, bugün Sayın Bahçeli’nin grup toplantısında statü ve yasal adımlar atılması konusunda ortaya koyduğu çerçevenin altına imza atıyoruz” dedi.
Bakırhan, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da çağrı yaparak şu ifadeyi kullandı:
“Sayın Erdoğan’ın da belirttiği gibi 'süreci sonuna götürenler tarihe geçecektir' sözü üzerine biz de diyoruz ki; tarih cesaret edenleri yazar, buyurun tarihi birlikte yazalım Sayın Erdoğan.”
"Meclis özneyim demeli"
Bakırhan, sürecin hukuki güvenceye kavuşturulması gerektiğini belirterek Meclis’in izleyici değil, kurucu özne olması gerektiğini söyledi. Bakırhan, “Altını önemle çizmek istiyorum, bu sürecin ciddiyetinin adı hukuktur. Süreci ciddiye alan onu hukuka bağlar. Barış bir tohumsa hukuk onun toprağıdır. Toprağı olmayan bir yerde tohum yeşerir mi? Hukuk, Meclis’in ‘Ben izleyici değil, kurucu özneyim’ demesidir” dedi.
Silah bırakma sürecinde teyit ve tespit tartışmasının hukukun önüne engel olarak konulmaması gerektiğini söyleyen Bakırhan, “Tespit ve teyit hukukun önüne konulan bir duvar değil, hukuka açılan bir kapı olmalıdır. Çünkü insanlar belirsizliğe dönmez, güvenceye döner” ifadelerini kullandı.
"Her iki kaygıyı da anlıyoruz"
Bakırhan, silah bırakma ve demokratik siyasete dönüş tartışmasında tarafların kaygılarını anladıklarını belirtti.
Bakırhan, “Silahlı bir örgüte ‘Ülkeye gel, demokratik siyasete dön’ dedikten sonra hangi hukukla karşılanacağını da söylemeniz gerekmiyor mu? Gerekiyor değil mi? Nereye gelecek? ‘Gel ama hukuk yok, gel ama yasa yok’ diyorlar. Devlet ‘Silah bıraksınlar biz adım atarız’ diyor aylardır. PKK ise ‘Yasal zemin olsun biz bırakırız’ diyor. Her ikisinin de kaygısını anlıyoruz” dedi.
Bakırhan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a şu çağrıyı yaptı:
"Sayın Kurtulmuş, komisyondaki partilerin koordinatörlerini önce bir çağırın. Elimizde müşterek bir belge var, komisyonun hazırlamış olduğu rapor var. Özel yasayı hemen Meclis’e sunalım, bu teklif bir haftada yasallaşsın. Siyaset yol açsın, ülke rahatlasın, yasal adımlar atılsın"
'PKK adım atmazsa ilk biz eleştireceğiz'
Bakırhan, Öcalan’ın çalışma ve iletişim koşullarının oluşturulması gerektiğini söyledi. Bu adımların atılmasına rağmen PKK’nin gereğini yapmaması hâlinde DEM Parti’nin buna karşı çıkacağını belirtti.
Bakırhan, “Biz de kamuoyunun önünde söz veriyoruz, sizin de huzurunuzda söz veriyoruz: Özgür demokratik siyaset için yasal düzenlemeler yapılırsa ve buna rağmen PKK gereğini yapmazsa söz olsun ilk sözü biz söyleyeceğiz, ilk eleştiriyi biz yapacağız ve bu durumu kabul etmeyeceğiz. Ama söz olsun bunun gereğini yapmayan iktidarı da eleştireceğiz, eleştirmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Sürecin belirsizlik içinde bırakılmasının risk yaratacağını belirten Bakırhan, komisyon raporunun raflarda kalmaması gerektiğini söyledi.
Bakırhan “Komisyon raporu barış için son söz değil, ilk sözdür. Türkiye’nin tarihi raflarda unutulmuş raporlarla doludur” dedi.
Bakırhan, konuşmasında Öcalan’ın hukuki durumuna ilişkin başlığın sürecin kritik konularından biri olduğunu söyledi. Fiziki koşullar, görüşme ve iletişim imkânlarının genişletilmesi gerektiğini belirtti.
Bakırhan, Öcalan’ın sözlerini şöyle aktardı:
“Sayın Öcalan kendisi de söylüyor, aynen şöyle diyor: 'Benim tek derdim sorunu çözmektir.' Biz de şahidiz, biz de gördük; vallahi doğru söylüyor. 'Statüden kastettiğim şey çalışma koşullarına sahip olmamdır. Kişisel konfor değil talebim.' dedi, 'İletişimdir.' dedi.”
"Bahçeli'nin sözleri tarihidir"
Bahçeli’nin “Öcalan statüsü ne olacaktır?” sorusunu tarihi bulduğunu söyleyen Bakırhan, “Sayın Bahçeli’nin 'Öcalan statüsü ne olacaktır?' sorusu bu açıdan tarihidir. Bu soru orta yerde hala duruyor ve hala cevabını beklemektedir” dedi.
"Barış izleme kurulu" önerisi
Bakırhan, DEM Parti olarak sürecin takibi için yeni bir mekanizma önerdiklerini açıkladı. Meclis’teki siyasi partilerin temsilcilerinin yer alacağı kurulun süreci kolaylaştırıcı rol üstlenebileceğini söyledi.
Bakırhan, “Şimdi bu süreci risklerden koruyacak, takibini yapacak bir mekanizma gelin kuralım diyoruz. Adı 'Barış İzleme ve Takip Kurulu' olsun. Meclis’teki siyasi partilerin vereceği üyeler süreci takip etsin, kolaylaştırıcı olsun” ifadelerini kullandı.
Bu kurulun denetleyen değil, takip eden ve kolaylaştıran bir yapı olabileceğini belirten Bakırhan, akademi ve sivil toplumla da istişare yürütülebileceğini söyledi.
Konuşmasının son bölümünde adalet gündemine değinen Bakırhan, Türkiye’de adalet meselesinin yargı paketleriyle çözülemeyeceğini söyledi. Bütünlüklü bir hukuk reformuna ihtiyaç olduğunu belirtti.
Bakırhan, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayısına dikkat çekerek, “Türkiye'nin adalet meselesi artık yargı paketleriyle geçiştirilecek bir sorun değil. İhtiyaç bütünlüklü bir hukuk reformudur. Cezaevlerinde 414 bini aşan tutuklu ve hükümlü var. Soruşturma dosyalarında milyonlarca insan şüpheli olarak geçiyor” dedi.
Bakırhan, infaz düzenlemesi, hasta mahpusların tahliyesi, uzun tutukluluğun sona ermesi, İdare ve Gözlem Kurullarının kaldırılması, AİHM ve AYM kararlarının uygulanması gerektiğini söyledi. “Türkiye'nin adaletle ilgili ihtiyacı dermansız paketler değil, zihniyet değişikliğidir. 86 milyonun umudunu taşıyacak demokratik toplumsal bir barış hukukudur. 'Bu hukuk kurulmalıdır' diyoruz” ifadelerini kullandı.
Son güncellenme: 20:37:38