Trump yönetiminin İran’a karşı yeni yaptırım planı

ABD, İran’a yönelik ekonomik baskıyı artırmaya hazırlanırken Çin, döviz şirketleri, ikincil yaptırımlar ve İran’ın yurtdışındaki varlıkları hedefte.

16 Ağustos 2026 - 09:37
16 Ağustos 2026 - 09:37
 0
Trump yönetiminin İran’a karşı yeni yaptırım planı

ABD, İran’a yönelik ekonomik baskıyı artırmaya hazırlanırken, Başkan Donald Trump yönetiminin değerlendirdiği olası adımların Amerikan ekonomisi, küresel enerji piyasaları ve Çin ile ilişkiler üzerinde önemli etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington’ın Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya hazırlandığını açıklarken, İran’ın halihazırda binlerce yaptırımla karşı karşıya olduğu ve limanlarına yönelik deniz ablukasının uygulandığı ifade ediliyor.

Washington yönetimi henüz yeni tedbirlerin ayrıntılarını açıklamadı. Ancak ABD Hazine Bakanlığı’nın İran’ın gelir kaynaklarını daha da daraltmak amacıyla kullanabileceği çeşitli araçlar bulunuyor.

Bloomberg’e göre Trump yönetiminin değerlendirebileceği başlıca seçenekler şöyle:

Çin’e yönelik baskının artırılması

Çin, İran’ın petrol ihracatının yüzde 90’dan fazlasını satın alıyor. Bu nedenle İran petrolünün alımını kolaylaştıran şirket ve kuruluşlara yönelik yaptırımların artırılması, Tahran’ın petrol gelirlerini doğrudan azaltabilecek seçenekler arasında yer alıyor.

ABD, şubat sonunda başlayan savaşın ardından bazı küçük Çinli rafinerilere ve bağlantılı şirketlere yaptırım uygulamıştı. Ancak Washington şimdiye kadar bu ticareti finanse eden büyük Çin bankalarını hedef almaktan kaçındı.

Çinli şirket ve finans kuruluşlarına yönelik daha kapsamlı yaptırımlar, özellikle Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında beklenen görüşme öncesinde Washington-Pekin ilişkilerinde yeni bir gerilim yaratabilir.

Ayrıca İran petrolünün piyasadan çekilmesi, düşük fiyatlı ham petrol arzını azaltarak küresel petrol fiyatlarının daha da yükselmesine yol açabilir.

Döviz şirketlerinin hedef alınması

İran, petrol satışlarından elde ettiği gelirleri ülkeye aktarmak için farklı ülkelerde faaliyet gösteren döviz şirketleri ve aracılardan yararlanıyor. Petrol satışlarının ardından çoğunlukla Çin yuanı üzerinden alınan ödemelerin İran’ın kullanabileceği para birimlerine dönüştürülmesinde bu şirketler önemli rol oynuyor.

ABD Hazine Bakanlığı daha önce bazı İranlı döviz şirketlerine yaptırım uygulayarak bu kanalı İran açısından önemli bir zayıflık noktası olarak değerlendirmişti.

Yeni yaptırımlar, Tahran’ın elde ettiği gelirlerin önemli bir bölümüne erişimini zorlaştırabilir. Ancak İran’ın yıllardır resmi finans sisteminin dışında alternatif para transfer kanalları oluşturması nedeniyle bu tür adımların işlemleri tamamen durdurmak yerine yeni aracılara, farklı para birimlerine veya dijital varlıklara yönlendirmesi de mümkün.

İkincil yaptırımlar

Washington’ın bir diğer seçeneği ise İran’la sınırlı dahi olsa ticaret yapan yabancı şirket ve finans kuruluşlarına ikincil yaptırım uygulamak.

Bu yöntem, yabancı şirketleri İran’la ticaret yapmak ile ABD finans sistemine erişimlerini korumak arasında seçim yapmaya zorlayabilir. Böylece ABD’nin ekonomik baskısı, İran petrol ticaretiyle doğrudan bağlantılı olmayan kuruluşlara da yayılabilir.

Söz konusu politika Rusya ve Çin üzerinde de baskı oluşturabilir. Ancak İran’la önemli ticari ilişkileri bulunan Türkiye gibi ABD ile ilişkileri olan ülkelerdeki şirket ve finans kuruluşları da bu baskıdan etkilenebilir.

Trump daha önce İran’la ticaret yapan ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi uygulanabileceği yönünde tehditte bulunmuş, ancak bu adım henüz hayata geçirilmemişti.

Yurtdışındaki İran varlıkları

ABD, İran devletine ait varlıkları yalnızca dondurmak yerine, kendi yargı yetkisi kapsamındaki bazı varlıkların müsaderesini de gündeme getirebilir.

Ancak ABD’nin doğrudan kontrol edebileceği İran devlet varlıklarının sınırlı olduğu belirtiliyor. Ayrıca varlıklara el konulması, dondurulmalarına kıyasla çok daha karmaşık hukuki ve diplomatik süreçler gerektiriyor.

İran’ın yurtdışındaki varlıklarının önemli bir bölümü üçüncü ülkelerde bulunduğundan, Washington’ın bunlara el koyabilmesi için ilgili hükümetlerin işbirliğine ihtiyaç duyulabilir.

Gizli filoya yönelik operasyonlar

ABD’nin İran’a uyguladığı deniz ablukasının İran limanlarına giriş ve çıkış yapan gemilerin hareketliliğini azalttığı belirtilirken, Washington’ın operasyonların kapsamını genişletmesi de seçenekler arasında bulunuyor.

Bu kapsamda yalnızca münferit gemilerin değil, İran’ın petrol taşımacılığında kullandığı “gizli filo”nun faaliyetlerini mümkün kılan şirketlerin, terminallerin ve diğer altyapı unsurlarının da hedef alınması gündeme gelebilir.

ABD daha önce İran’ın petrol taşımacılığıyla bağlantılı çok sayıda gemi ve kuruluşa yaptırım uygulamıştı.

Trump yönetiminin atacağı yeni adımların, İran’ın petrol gelirlerini azaltmanın yanı sıra küresel enerji piyasaları, Çin’le ilişkiler ve ABD ekonomisi üzerinde de önemli sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.

Bu haber toplam 1 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 09:37:34