Çandar’dan Erdoğan’ın adaylığı için DEM Parti mesajı
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, çözüm sürecinde toplumsal güvenin sağlanması için somut adımlar atılması gerektiğini belirterek, Selahattin Demirtaş’ın tahliyesi ve kayyım atanan belediyelerin seçilmiş yöneticilerinin görevlerine iadesinin önemine dikkat çekti.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, Rûdaw İstanbul stüdyosunda Rawin Sterk’in sorularını yanıtlayarak çözüm sürecinin mevcut durumu, toplumsal destek ve önümüzdeki dönemde atılması gereken adımlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sürecin en önemli eksikliklerinden birinin toplumsallaşma olduğunu belirten Çandar, Kürt toplumunda barışın sağlanmasına yönelik isteğin güçlü olduğunu ancak sürecin başarıya ulaşacağı konusunda güven sorunu yaşandığını söyledi.
Çandar, Kürt meselesinin geçmişte birçok hayal kırıklığına neden olduğunu belirterek, devletin atacağı somut adımların toplumdaki güvensizliği azaltabileceğini dile getirdi.
‘Demirtaş’ın özgür olması gerekiyor’
Toplumdaki güvenin yeniden sağlanması için atılması gereken adımlara değinen Çandar, Selahattin Demirtaş’ın tahliyesini öncelikli konular arasında gösterdi.
Demirtaş’ın özgürlüğüne kavuşmasının sürecin geleceğine ilişkin kaygıları azaltabileceğini ifade eden Çandar, kayyım uygulamalarına da dikkat çekti. Çandar, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve diğer seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesinin önemli bir güven adımı olacağını belirtti.
Sürecin yavaş ilerlemesine rağmen devam ettiğini kaydeden Çandar, toplumdaki güvensizliğin giderilmesi için somut gelişmelere ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Çerçeve yasa için yürürlük beklentisi
Çözüm sürecinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çandar, çerçeve yasanın kabul edilmesini önemli bir gelişme olarak nitelendirdi. Söz konusu yasanın farklı siyasi kesimlerin uzlaşmasıyla 467 oyla kabul edildiğini belirten Çandar, bunun Kürt meselesiyle ilgili hukuki bir dayanak oluşturduğunu ifade etti.
Yasanın yürürlüğe girmesi için belirli koşulların yerine getirilmesi gerektiğini söyleyen Çandar, Milli Güvenlik Kurulu’nun PKK’nin silah bıraktığını tespit ve teyit etmesinin ardından sürecin yeni bir aşamaya geçebileceğini kaydetti.
Çandar, yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte altı aylık bir uygulama sürecinin öngörüldüğünü belirterek, gelişmelerin planlanan takvimin ötesine geçebileceğini de dile getirdi.
‘Öcalan’ın doğrudan rol üstlenmesi gerekiyor’
Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolünün somutlaşması gerektiğini vurgulayan Çandar, silah bırakan PKK üyelerinin Türkiye’ye dönüşü, cezaevinde bulunanların durumu ve yurt dışında yaşayanların geri dönüşü gibi konuların düzenli biçimde ele alınması gerektiğini söyledi.
Çandar, sürecin uygulanabilmesi için Öcalan’ın doğrudan devrede olmasının önemine işaret ederek, bu aşamanın iyi planlanması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’ye dönüşlerin ve yasal düzenlemelerin uygulanmasının toplumsal hassasiyetler gözetilerek yürütülmesi gerektiğini belirten Çandar, sürecin provokasyonlara açık hale gelmemesi için dikkatli hareket edilmesi çağrısında bulundu.
DEM Parti’ye toplumsallaşma rolü
DEM Parti’nin çözüm sürecindeki rolüne yönelik eleştirileri de değerlendiren Çandar, partinin yalnızca İmralı ile devlet arasında aracılık yapan bir yapı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
Çandar, Abdullah Öcalan ile devlet arasında doğrudan temasların bulunduğunu belirterek, DEM Parti’nin asıl görevinin süreci topluma anlatmak ve toplumsal desteği güçlendirmek olduğunu ifade etti.
Partinin parlamentodaki konumu ve Kürt toplumunun siyasi temsilindeki rolü nedeniyle bu konuda başrol üstlenmesi gerektiğini kaydeden Çandar, sürecin toplumsal düzeyde daha fazla sahiplenilmesinin önemini vurguladı.
Demokrasi ve ifade özgürlüğü uyarısı
Türkiye’deki demokrasi sorunları ve ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların çözüm sürecini olumsuz etkileyebileceğini belirten Çandar, sosyal medyaya erişim engelleri ve bazı medya kuruluşlarına yönelik uygulamaların tartışma ortamını daralttığını savundu.
Ekonomik sorunların da mevcut tabloyu ağırlaştırdığını ifade eden Çandar, toplumun sesinin kısılması ve tartışma ortamının ortadan kalkmasının sürecin ilerlemesini zorlaştırabileceğini söyledi.
Önümüzdeki dönemde seçim gündeminin siyasi tartışmaları yoğunlaştıracağını belirten Çandar, sürecin bu gelişmelerden etkilenebileceğine dikkat çekti.
Erdoğan’ın adaylığı ve DEM Parti’nin tutumu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığına ilişkin tartışmaları da değerlendiren Çandar, DEM Parti’nin desteğinin gündeme gelmesi durumunda anayasal düzenlemelerin belirleyici olabileceğini söyledi.
Erdoğan’ın yeniden adaylık sürecinde DEM Parti’nin desteğine ihtiyaç duyup duymayacağının önemli olduğunu belirten Çandar, olası bir destek tartışmasında vatandaşlık tanımı ve ana dilde eğitim konularının öne çıkabileceğini ifade etti.
Çandar, özellikle Anayasa’nın 42’nci ve 66’ncı maddelerine işaret ederek, Kürtlerin eşit vatandaşlığı ve ana dilde eğitim önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik bir anayasa değişikliği taahhüdünün değerlendirmede etkili olabileceğini kaydetti.
Son güncellenme: 13:11:48



































































































































































































