Cemil Bayık’ın ''İran'' çıkışı ne anlama geliyor?

PKK’nin üst düzey yöneticisi Cemil Bayık, İran rejiminin sürdürülebilirliğini yitirdiğini savunarak, ABD ve İsrail baskılarının yeni bir aşamaya geçtiğini söyledi. Bayık’ın, uzun yıllar İran’a yakın bir çizgide anılan bir isim olarak yaptığı bu çıkış, PKK’nin bölgedeki güç dengelerine ilişkin tutumunda dikkat çekici bir kırılma olarak değerlendiriliyor.

7 Şubat 2026 - 14:27
7 Şubat 2026 - 14:27
 0
Cemil Bayık’ın ''İran'' çıkışı ne anlama geliyor?

PKK yöneticilerinden Cemil Bayık’ın İran rejiminin “ya değişeceği ya da yıkılacağı” yönündeki açıklamaları, yalnızca bölgesel gelişmelere dair bir tespit değil; örgütün jeopolitik pozisyonlanmasında yaşanan dikkat çekici bir kırılmaya da işaret ediyor. Zira Bayık, uzun yıllar boyunca PKK çizgisi içinde İran’la çatışmadan kaçınan, hatta Tahran’a yakın duran kanadın öne çıkan isimlerinden biri olarak biliniyordu.

Bayık’ın değerlendirmeleri, Ortadoğu’da ABD ve İsrail öncülüğünde şekillenen yeni güç dengelerinin artık İran’ı doğrudan hedef aldığı yönündeki yaygın analizlerle örtüşüyor. Ancak bu söylemin PKK düzeyinde bu denli açık ve sert biçimde dillendirilmesi, örgütün İran rejimini “kalıcı bir aktör” olarak görmediğine işaret ediyor.

İran’la mesafelenme mi, yeni pozisyon arayışı mı?

Bayık’ın sözlerinde dikkat çeken nokta, İran’daki rejimin iç dinamiklerle değil, dış baskılarla çözüleceği vurgusu. Bu yaklaşım, PKK’nin olası bir rejim değişikliği senaryosunda Kürtlerin “yerel özerkliklere dayalı demokratik bir sistem” içinde yer alması gerektiği tezini ön plana çıkarmasına hizmet ediyor. Bu da örgütün, İran sonrası döneme ilişkin siyasi bir alan açma arayışında olduğunu düşündürüyor.

Uzun süre İran’ı Türkiye’ye karşı bir denge unsuru olarak gören PKK çizgisi açısından bu söylem, pragmatik bir yön değişikliğine işaret ediyor olabilir. İran’ın zayıflaması ya da çözülmesi ihtimali, örgüt açısından hem risk hem de yeni fırsatlar barındırıyor. Bayık’ın açıklamaları, bu sürece erken pozisyon alma çabası olarak da okunabilir.

Irak ve Suriye vurgusu: Bölgesel satranç tahtası

Bayık’ın Irak’ı İran’ın “nefes alanı” olarak tanımlaması ve bu alanın ABD-İsrail ekseni tarafından daraltılmak istendiğini söylemesi, bölgesel satranç tahtasında Kürdistan coğrafyasının merkezi rolüne yapılan bir vurgu niteliğinde. Haşdi Şabi üzerinden Irak’ta yaşanan gerilimlere dikkat çekmesi ise, İran etkisinin gerilemesi halinde Irak’ta da yeni güç mücadelelerinin kaçınılmaz olacağı mesajını veriyor.

Suriye ve Irak’ı birlikte ele alan bu değerlendirme, PKK’nin kendisini bölgesel dönüşümün pasif bir unsuru değil, aktif bir aktörü olarak konumlandırma arzusunu yansıtıyor.

Mesaj sadece İran’a değil

Cemil Bayık’ın açıklamaları yalnızca İran rejimine yönelik bir eleştiri değil; aynı zamanda ABD, İsrail, bölge devletleri ve Kürt siyasi hareketlerine dönük çok katmanlı bir mesaj niteliği taşıyor. Yıllarca İran’a yakın durduğu düşünülen bir isimden gelen bu çıkış, PKK’nin değişen bölgesel dengelere uyum sağlama ve olası bir “İran sonrası Ortadoğu”ya hazırlanma çabası olarak değerlendirilebilir.

Bu yönüyle Bayık’ın sözleri, İran’ın geleceğinden çok, Kürt hareketinin yeni dönemde kendisini hangi zeminde konumlandıracağına dair güçlü ipuçları barındırıyor.

 

Bu haber toplam 3001 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 15:28:02