Cihatçılığın kalıntılarıyla yüzleşmek

Suriye’de çatışmaların yeniden alevlenmesi, yıllardır ceza ve gözaltı kamplarında tutulan binlerce eski IŞİD mensubu ile ailelerinin geleceğini bir kez daha uluslararası toplumun gündemine taşıdı.

7 Şubat 2026 - 14:46
7 Şubat 2026 - 14:46
 0
Cihatçılığın kalıntılarıyla yüzleşmek
Eski IŞİD militanlarının aileleri için kurulan El-Hol kampında, çitin arkasından görülen küçük çocuklar ve diğer tutuklular; Haseke, Suriye; 21 Ocak 2026./Reuters

Suriye, 14 ay önce bir diktatörlüğün devrilmesinin ardından Ortadoğu’daki kilit konumunu yeniden inşa etmeye çalışırken, ülkenin karşı karşıya olduğu en karmaşık sorunlardan biri yeniden öne çıktı: IŞİD’le bağlantılı eski savaşçılar ve ailelerine ne yapılacağı.

Geçen ay yeni yönetimin Kürtlerin yoğun yaşadığı bir bölgeye düzenlediği operasyon, ülkedeki kırılgan dengeleri bir kez daha gözler önüne serdi. Taraflar arasında sağlanan müzakere edilmiş uzlaşı bölgeyi sakinleştirse de, bu gelişme uzun süredir ertelenen bir dosyayı yeniden gündeme taşıdı.

Kamp gerçeği: On binlerce kişi belirsizlik içinde

IŞİD, 2019 yılında çok uluslu bir askeri koalisyon tarafından askeri olarak yenilgiye uğratılmış olsa da, Suriye’nin kuzeydoğusunda halen eski örgüt mensuplarının bulunduğu cezaevleri ve kamplar varlığını sürdürüyor. Bugüne kadar ABD desteğiyle Kürt güçleri tarafından yönetilen 20’den fazla kampta yaklaşık 50 bin kişi tutuluyor.

Bu kişilerin büyük bölümünü, Suriye ve Iraklı IŞİD mensuplarının kadın ve çocuklardan oluşan aileleri oluşturuyor. Yaklaşık 8 bin kişinin ise Avrupa ve Orta Asya ülkeleri dahil olmak üzere farklı ülke vatandaşları olduğu belirtiliyor. Bu tablo, IŞİD’in sınır aşan etkisinin halen sürdüğüne işaret ediyor.

Radikalleşme endişesi ve geri dönüş tartışması

Bazı hükümetler ve güvenlik uzmanları, bu kampların radikalleşmenin yeniden üretildiği alanlara dönüşebileceği uyarısında bulunuyor. Irak ve bazı Orta Asya ülkeleri, 2019 sonrasında binlerce vatandaşını ülkelerine geri götürürken; İngiltere, Fransa ve Hollanda gibi ülkeler, geri dönenlerin güvenlik riski oluşturacağı gerekçesiyle bu konuda daha temkinli davrandı.

ABD’li yetkililer ise uzun vadeli küresel güvenlik açısından farklı bir yaklaşımı savunuyor. NPR’ye konuşan yetkililere göre, “bu insanların kamplardan çıkarılarak toplumlarına yeniden kazandırılması” kalıcı çözümün temelini oluşturuyor. Trump yönetimi de, IŞİD bağlantılı kadın ve çocukların kendi ülkelerine dönmesini “yüksek öncelik” ve “tek sürdürülebilir çözüm” olarak tanımlamıştı.

“Yeniden topluma kazandırmak mümkün”

İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne konuşan ve İsveç’e geri götürülen çocukların dedesi olan bir kişi, yeniden entegrasyonun mümkün olduğunu vurguladı: “Torunlarım bunun kanıtı. Bütün çocuklar hayatta yeni bir şans elde etmeli.”

Uzmanlar, özellikle çocukların suçla özdeşleştirilmeden rehabilitasyon programlarına alınmasının hem insani hem de güvenlik açısından kritik olduğuna dikkat çekiyor.

Ortadoğu’da değişen toplumsal eğilimler

Bölgedeki toplumsal eğilimler de daha umutlu bir tabloya işaret ediyor. Ortadoğu’da hem siviller hem de dini liderler arasında, din ile siyasetin ayrılması ve otoriter yönetimler yerine demokratik sistemlerin benimsenmesi yönünde artan bir eğilim gözlemleniyor.

Arab Barometer’ın Aralık ayında yayımladığı rapora göre, Arap toplumlarının çoğunluğu demokrasiyi tercih ediyor ve demokrasiyi daha çok “onur, sosyal ve ekonomik adalet” üzerinden tanımlıyor. Cambridge Üniversitesi’nin 2023 tarihli çalışması ise, halkın dinin kamusal alanda tanınmasını isteyebileceğini ancak dini liderlerin doğrudan yönetime müdahil olmasına sıcak bakmadığını ortaya koyuyor.

 

Bu haber toplam 314 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 15:51:32