Duran Kalkan: 'Bu süreç batmayacak'
PKK yöneticilerinden Duran Kalkan, Kandil'de gazeteci Ruşen Çakır'a konuştu. Sürecin 'başarısız olmayacağını' söyleyen Kalkan, devamında, "Yüzde 100 oyun yok demiyoruz. Tartışma yürüttüklerimizle yüzde 100 aynı görüşte değiliz. Fakat oyun da olsa bir politika yapmanın önü açılıyor mu? Biz ona bakıyoruz" dedi

PKK’nin üst düzey yöneticilerinden Duran Kalkan, sürece ilişkin yeni açıklamalarda bulundu.
Kandil'e giden Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır'a konuşan Kalkan, 2013'teki Çözüm Süreci ve yeni sürece dair konuştu.
Kalkan, Türkiye'de demokratik siyasete katılmalarına ilişkin soruya "Neden olmasın? Olabilir" şeklinde yanıt verdi. Kalkan, Demirtaş'a ilişkin bir soruya ise "Sadece Selahattin Demirtaş değil, bütün siyasetçiler çıksın istiyoruz biz, cezaevindeki herkes çıksın" ifadelerini kullandı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Meclis'te yaptığı çağrıya değinen Duran Kalkan, "Barışı savaşanlar getirirler" yorumunda bulundu.
"Erdoğan'ın oyunu var ve Öcalan ve örgütü o oyunun parçası oldu" eleştirilerine "Herkes kendi düşüncesiyle yürüyor. Fakat oyun da olsa bir politika yapmanın önü açılıyor mu? Yeni şeyler yapmak için imkan doğuyor mu? Biz ona bakıyoruz" ifadeleriyle yanıt veren Kalkan, CHP'ye ilişkin ise "Bu dar particilik CHP'yi bu hale getirdi. Bunu doğru bulmuyoruz. Bu siyasi yaklaşımı doğru bulmuyoruz" dedi.
"Her şey savaşla çözülmez"
2013'teki çözüm sürecini hatırlatarak "O zamanki süreç battı, şimdiki?" sorusunu soran Çakır'a Kalkan şu yanıtı verdi:
"Sürüyor, batmayacak. Birincisi koşullar batmamasını gerektiriyor. Hangi koşullar? Siyasi ve askeri koşullar. Bölgedeki koşullar, Türkiye'deki koşullar, Kürtlerin koşulları. Yani durum 2013 gibi değil. O zaman durum daha farklıydı. 2015'den sonra yaşanan bir süreç var, 2023'den sonra yaşanan bir süreç var. Yani hem Gazze süreci var hem de Türkiye, Kürdistan süreci var. Bu gerçekleri görmemiz lazım. Bunlar bir değişiklik yarattı. Bir de 2015'ten bu yana yaşanan bir süreç var, savaş gerçeği. O da yeni şeyler ortaya çıkardı. Yani önceki gibi değil. Hem kendi savaşımızla bir noktaya geldik. “Artık nereye kadar?” sorusu gündeme geldi. Bu nereye gidecek? Yani bir çözüm gerekli buna. Her şey savaşla çözülmez. Savaş açığa çıkarır, çoğu zaman siyaset çözer. Dolayısıyla hem çözümün zamanı hem de siyasetin zamanı geldi.
Duran Kalkan, Türkiye'de bir kısım vatandaşın sürece dair güvensizliğine, 'oyun' olduğuna dair tartışmalara ilişkin soruya ise şöyle cevap verdi:
"Şunu iyi görelim. Yani Kürtlük adına, Kürt özgürlüğü adına son 50 yılda hangi değerler yaratıldıysa bunların hepsi Önder Abdullah Öcalan'ın öncülüğünde, mücadelesiyle, düşünceleri temelinde yaratıldı. Bu inkar edilemez bir gerçek. Bu olmasaydı Kürtlük ne durumda olurdu? Onu soralım. PKK olmasaydı? Önder Abdullah Öcalan'ın çıkışı olmasaydı? Örneğin 1970'lerin başına gidelim. Bunlar olmasaydı durum neydi? Kuzeyde durum neydi? Doğuda neydi? Güneyde neydi? Örneğin en çok sığınılan şey olarak KDP'nin durumu neydi? KDP de yeniden KDP olduysa kuzeydeki gelişmelere dayanarak oldu. Dolayısıyla yani bu dar milliyetçi, aslında çok bir şey yaratamamış olanların, bir yandan Önder Abdullah Öcalan'ın yarattıklarının üzerinde yaşayıp diğer yandan da ona karşı karşıt propagandaları. Böyle bir düşmanlık var."
"Oyun olabilir ama bir şeyler yapmanın imkanı doğuyor"
Kalkan, "Erdoğan'ın oyunu var ve Öcalan ve örgütü o oyunun parçası oldu" gibi değerlendirmelere ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Şimdi oyun olabilir. Biz şey etmiyoruz. Yani oyun değil diyemeyiz. Herkesin kendi bileceği bir iş. Herkesin kendi yaptığı bir durum. Yani biz de yüzde 100 oyun yok demiyoruz. Yani işte çağrılar yapanlarla diyelim tartışma yürüttüklerimizle yüzde 100 aynı görüşte değiliz ve böyle bu bir şeyle nasıl diyelim güvenle ya da ortak düşünceyle yürümüyor. Herkes kendi düşüncesiyle yürüyor. Fakat oyun da olsa bir politika yapmanın önü açılıyor mu? Yeni şeyler yapmak için imkan doğuyor mu? Biz ona bakıyoruz."
Bahçeli'nin çağrısı: "doğruya yakın olandır"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Meclis'te yaptığı çağrıya ilişkin Kalkan, "Herkes şaşkındı. Devlet Bahçeli el sıkışmış dediler. Sonra da özellikle o çağrı olduğunda ilk sözleri söylediğinde Devlet Bahçeli böyle nasıl söylüyor? Biraz yani tartışma oldu aramızda şaşkınlıkla. Sonra şu kanaate ulaştık. Barışı savaşanlar getirirler. Yani savaşı durdurmayı savaş yapanlar gündeme alırlar, irade koyarlar. Dolayısıyla böyle bir çıkış savaşın bu koşullarında Devlet Bahçeli tarafından oluyorsa bu yanlış değil, anormal değil yani. Doğruya yakın olandır" dedi.
'Demokratik siyaset mi yapacaksınız?' sorusuna yanıt
"Demokratik siyaset yapalım derken genel bir şeyden bahsediyorsunuz. Türkiye'ye geleceksiniz ve yasal siyaset mi yapacaksınız?" sorusunu ise Kalkan şöyle yanıtladı:
"Neden olmasın? Yani olmaz mı? Zorluklar var ama neden olmasın? Olabilir. 25 yıldan sonra her şey siyasi takdire kalıyor. Bu konuda siyasi iradenin karar vermesi gerekiyor. Siyaset bunu üstlenmiyor. Bu konuda bir de toplumun durumu çok aşırı şey ediliyor."
"Dar particilik CHP'yi bu hale getirdi"
19 Mart sürecinden sonra CHP'ye yakın isimlerin sürece dair mesafeli olduğunu dile getiren Kalkan, şöyle konuştu:
"Bu dar particilik CHP'yi bu hale getirdi. Bunu doğru bulmuyoruz. Bu siyasi yaklaşımı doğru bulmuyoruz. Dolayısıyla da CHP'yi gerileten, geliştirmeyen, başarılı kılmayanın bu siyaset olduğu kanaatindeyiz. Bunun yerine yani bu kendi içlerinde bu kadar iktidar kavgasının yerine biraz dert edinseler Türkiye'nin sorunlarını, meselelerini, demokrasi meselesini örneğin Kürtlerin özgürlük meselesini örneğin Türkiye'nin güvenlik meselesini Ortadoğu'daki savaş göz önünde, yani böyle bir ortamda bu Türkiye'nin etrafında oluyor ve bu savaş Türkiye'yi birebir 24 saat etkiliyor. Bunları dert edinseler CHP bu darlıktan, dar boğazdan çıkabilir. Türkiye toplumuna kendisini bence daha iyi anlatabilir."
İsrail ve Suriye değerlendirmesi
Kalkan, Ortadoğu'da yaklaşık yüz yıl önce kurulan bölgesel düzenin değişim sürecine girdiğini öne sürerek, İsrail, ABD ve bölgedeki diğer aktörlerin Kürtlerle ilişki geliştirmek istediğini söyledi.
Kalkan, kendilerinin stratejisinin dış güçlere dayanmak olmadığını belirterek, Türkiye, Araplar, İran ve bölgedeki diğer halklarla demokratik ilişkiler geliştirmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Suriye'nin kuzeyindeki gelişmelere de değinen Kalkan, geçmişte ABD ile kurulan ilişkinin stratejik değil, taktik nitelikte olduğunu savundu. Bu ayrımın yeterince doğru değerlendirilememesinin bazı sorunlara yol açtığını dile getirdi.
"Öcalan ile görüştük ama yeterli değil"
Kalkan, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 'süreç' içinde PKK yöneticileriyle görüştüğüne dair iddialara ilişkin konuştu: "Yani çok yalan denilmez ama çok da doğru böyle bu kadar önemli bir mesele de böyle büyük kararlar alırken onun gerektirdiği kadar konuşulmuş, tartışılmış de değil yani. Çok ileri düzeyde olması gereken şeyler varken yapılamadı yani."
Öcalan'ın 27 Şubat çağrısı: "Şaşkınlık yarattı ama hazırlıklıydık"
Kalkan, Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'ta yaptığı çağrıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kalkan, söz konusu çağrının hem örgüt tabanında hem de kamuoyunda şaşkınlık yarattığını söyledi.
Özellikle ulus devlet hedefinden vazgeçilmesi, ayrı bir devlet talebinin gündeme getirilmemesi ve demokratik toplum vurgusunun öne çıkarılmasının örgüt içinde de tartışmalara neden olduğunu belirten Kalkan, buna karşın yönetim kadrolarının bu değişime hazırlıklı olduğunu ifade etti.
Kalkan, çağrının ardından kısa süre içinde ateşkes ilan ettiklerini hatırlatarak, bunun ani alınmış bir karar olmadığını, daha önce yapılan değerlendirmeler ve hazırlık sürecinin sonucu olduğunu savundu.
Selahattin Demirtaş sorusuna yanıt
"Selahattin Demirtaş için ne diyorsunuz?" sorusuna "Ne dememi bekliyorsunuz? Deneyimli" diyen Kalkan, devamında şu ifadeleri kullandı: "Sadece Selahattin Demirtaş değil, bütün siyasetçiler çıksın istiyoruz biz, cezaevindeki herkes çıksın. Onlarınki tümüyle siyasi zaten. Çıksalardı dışarıda önemli rol oynayabilirlerdi. Herkes kendi rolünü iyi tanımalı ve gereğini yerine getirmeli. Oldukça zeki, deneyimli, tecrübe birikimi de kazandı."
Son güncellenme: 18:28:14



































































































































































































