Öcalan'ı (İmralı'yı) Arkasına Alan Cengiz Çandar Kürdlere Parmak Sallıyor

7 Mayıs 2026 - 12:41
7 Mayıs 2026 - 12:41
 0
Öcalan'ı (İmralı'yı) Arkasına Alan Cengiz Çandar Kürdlere Parmak Sallıyor

Senin 68 kuşağının liderlerinden olduğunu, Jitem personeli dediğin Doğu Perinçek ile Aydınlık Hareketi'nde yer aldığını, 12 Mart darbesi ile ülkeyi terk edip Filistin, Şam ve Beyrut’ta kaldığını biliyoruz. Oralardan edindiğin bilgiler ile Aydınlık, Tercüman, DHA ve Cumhuriyet gazetesi gibi farklı gazeteler de yazılar yazdın.

Başta İran olmak üzere defalarca gidip geldiğin Ortadoğu ülkeleri ile ilgili gazetelerde siyasi yorumlar yaptın. Kitaplar yazarak çağrıldığın üniversitede dersler verdin.

Cumhur Başkanlığı döneminde ölünceye kadar Özal'a Ortadoğu konusunda danışmanlık yaptın.

Nerelerden nerelere geldin, getirildin, biliyoruz....

Torun sevecek yaşta olmana rağmen bu güne kadar organik bir bağın olmadığı halde DEM Parti'den millet vekili aday olduğunda süreçte ile ilgili Öcalan'a destek ile görevli olduğunu bilmeyenler "Bu da nerden çıktı?" diye tepki göstermişlerdi....

Görevin gereği "Türkiye için en büyük şans "Abdullah Öcalan'ın İsrail karşıtı olmasıdır." diyorsun. Kürdlere karşı millet vekili olarak da görevini yapmak yerine Bahçeli'nin başlattığı süreç sona erdiğinde görevinin biteceği bilinen Öcalan'ı arkana alarak Kürdleri ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta taraf yapmaya çalışıyorsun.

Farslar ile Kürdler arasında Kasr-ı Şirin Anlaşması'ndan bu yana yaşanan ve hala devam eden sorunlar var. İsrail halkı ile Kürdler arasında hiç sorun yaşanmadı. Molla rejimi ile sorunlar devam etmesine ve yapılan bütün tekliflere rağmen Kürdler savaşta taraf olmadı....

Musevi  Hazar Türkleri gibi Musevi olan Kürdler var. Musevi olan Kürd ve Türk'ler İsrail'e inançlarından dolayı destek verebilirler. Bunda şaşılacak bir durum yok. Dört parçaya bölünmüş ülkelerinde yaşayan Kürdler tek ulustur ve her ulus gibi bünyesinde (Ezidi, Musevi, İsevi ve Muhammedi) farklı inançları taşır....

Gazeteci Ruşen Çakır ile yaptığın röportajda

Ortaya kanıt koymadan "Kürd milliyetçiliğiyle İsrail yandaşlığı arasında korelasyon (uyumlu hareket) oluştu" demişsin. Böyle demekle Netanyahu'nun yarattığı İsrail fobisinden yararlanıp bizim ulusalcı ve yurtsever dediğimiz insanları "Kürd milliyetçileri" diyerek karalamaya çabalıyorsun. Ezilen ulus milliyetçiliği ile ezen ulus milliyetçiliği arasındaki farka rağmen aynı kefeye koyarak değerlendirmeye çabalıyorsun....

Aynı röportajda "Kürd milliyetçi tepkilerin Öcalan, PKK ve DEM karşıtlığıyla beslendiğinin etkisi olduğunu" iddia ediyorsun. Bunda haklısın ama bilerek eksik bırakmışsın. Öcalan ve PKK'si ile DEM Parti'ye atanan kayyumlar sayesinde ulusal hakların vatandaş olma hakkına indirgemesi ve zaten Türk olmak kaydı ile verilen vatandaşlık hakkının lütuf gibi yeniden Kürdlere sunulması ulusal talepleri öne çıkardığı gibi süreç ile ilgili ulusal beklentileri de boşa çıkardı. Bunun yanında geçen yüzyılda yaşanan katliamlar, inkar ve zorla asimilasyon uygulamaların yeni yüzyılda tekrarına duyulan tepkiyle birlikte Kürdistan'ın bir parçasında yaşanan acı (Enfal katliamı ve İŞİD saldırıları gibi) ve kazanımların diğer parçalardaki etkisi ulusal potansiyelin güçlenmesinde fazlasıyla etkili oldu....

Röportajda "Bağımsızlık isteyenler İsrail yanlısı bir tutumla birleştiğini" hiç bir Kürd "Türk devleti bizi eziyor, bizim geleceğimiz İsrail ile birlikte" demiyor. Bunlar senin basit ve temelsiz iddiaların. Bu iddiaları Kürdler adına sen ve senin gibiler yapıyor. Kürdlerin ulusal yönden ezildiği doğrudur, bu doğrunun ardından Kürdler adına "geleceğimiz İsrail ile birlikte" diyerek yalan demen yanlış. Ortada Kürd örgütleri ile İsrail arasında oluşmuş bir işbirliği ve ittifak varmış gibi asılsız iddiaları savunman "bilen olarak" sana hiç yakışmıyor....

Devam eden savaşa rağmen sen ve Öcalan'ın duyduğu endişeler ile molla rejimi Irak'taki uzantıları Haşdi Şabi milisleri ile birlikte roket saldırıları ile Güney Kürdistan'ı defalarca vurdu.

Molla rejiminin saldırılarına rağmen Güney Kürdistan yönetimi dahil diğer üç parçadaki örgüt ve partilerin yapılan bütün tekliflere rağmen savaşta tarafsız kaldılar. İsrail yanlısı olduklarına dair elle tutulacak ne sözlü, ne yazılı ne de sözlü ortada bir yok.

Ayrıca Katalonlar ile sorunu olan İspanya ve  Kürdlerle sorunu olan Türkiye dışında Avrupa ülkelerinin tamamı molla rejimine destek vermiyor. Çünkü atom silahına sahip ülkeler gibi molla rejiminin de atom silahına sahip olmasının bütün dünya için tehlikeli olduğunu biliniyor.

Savaşa rağmen yargısız idamları arttıran molla rejiminde seçimlere katılım oranı %40 olduğu halde Cumhur Başkanlığı'na kimlerin aday olabileceğine yine mollalardan oluşan bir komisyon karar veriyor. Seçimi kazanan Cumhur Başkanı'nın verdiği önemli kararların uygulanması için mollaların başı Ayetullah'ın onaylaması gerekiyor....

Yapılan yargısız infazlarla gündemden düşmeyen molla rejiminde uygulanan muta nikahını, bakire olan kadınlar cennete gitmesin diye önce tecavüz edilip sonra asıldığını da iyi bilirsin.

İsrail'de seçimler demokratik bir şekilde yapıldığı gibi yolsuzluk yaptı diye yargıçlar Netanyahu'yu yargılayabiliyor. Savaşı ve Netanyahu'yu halk sokaklara çıkıp protesto edebiliyor. Bunları bilmez gibi Kürdleri İsrail yerine molla rejimine destek vermeleri için boşuna çabalıyorsun....

Gazze'nin yerle bir edilmesinden, halka yapılan kıyımdan sadece Netanyahu'mu sorumlu? Netanyahu kadar sonucun böyle olacağı bilinmesine rağmen Hamas'ın İsrail'de sivillere saldırarak öldürmesi, bir kısmını esir alıp götürmesinden molla rejiminin biç mi sorumluluğu yok?

İsrail'in Dürzi ve Nusayri Arap'ları ile kurduğu ilişkinin benzerini Kürdlerle kuracak diye duyduğunuz endişeye Kürdleri de ortak etmek istiyorsun. ABD-İsrail (Netanyahu) ile İran (molla rejimi) arasında devam eden savaşın sonunda ortaya çıkacak olan olumsuz koşulları Türk halkının çıkarına, Kürd halkının beklentilerine yanıt verecek şekilde olumlu görüşleri ortaya koyman  gerekir.

Bu yeteneğe sahip olduğunu biliyoruz. Böyle yaparsan Türk ve Kürd ulusunun aralarında olması gereken eşitliğe dayalı ilişki kurulmasına  yararın olur. Sana saygı da duyulur. Ama sen bunu yapmak yerine anlamını yitiren, üstü örtülü  söylemleri ile parmak sallayarak Kürdleri tehdit ediyorsun.

Kürdlerin savaşta taraf olmasından duyulan endişenin nedenlerini bilen Kürdler eski Kürdler değil, sağ ve sol söylemler ile oyalanamayacakları gibi kendilerine yararı dokunmayan bir savaşta taraf olmayacak kadar  bedel ödeye ödeye deneyim sahibi oldular.

Bunu sen ve sana görev verenler iyi biliyorsunuz. "Köprünün altından çok sular geçti" Geçen yüzyıldan kalma deneyimleri ile ister savaşta, ister barışta Kürdler kendi kendilerinden (ulusal çıkarlarından) yana olmayı geç te olsa öğrendiler. Sizleri rahatsız eden ve telaşlanmanıza neden olan bu....

Kürd sorunu artık dört ülkenin iç sorun değil, uluslar arası güçlerin gündeminde olan bir sorun. Tehditler ile Kürd halkını korkutarak, asılsız kardeşlik söylemleri ile oyalayarak ulusal taleplerinin gündemden düşürülmesi mümkün değil. Bunları bildiğin halde bilmezden gelerek ortaya Kürdlerin aklı ile oynamak için kurnazlık yaparak ortaya görüşler atıyorsun. Öcalan'ı referans alarak ortaya attığın görüşlerin Kürdlerin nazarında alıcısı yok....

Bahçeli Öcalan için PKK'nın kurucu başkanı diyebilir. Süreçte de oynayacağı rol için "Siyasi ve siyasallaşma koordinatörlüğü" gibi görev verilmesini talep edebilir. Aralarındaki ilişki söylendiği gibi terörsüz Türkiye için atılan adımlar olarak değerlendirilemez.

Senin de iyi çok  bildiğin gibi hendek savaşında olduğu gibi  Kürd kıran harekete dönüşen Öcalan'ın PKK'sinin kendini feshederek silah bırakması dahil  Kürd ulusal taleplerine karşı ortaya konulan senaryolar.

Öcalan'a ne paye verilirse verilsin Kürdler adına konuşacak ve karar verebilecek en son kişidir.

Kürdlerin gelecekleri ile ilgili kararları sadece Kürd halkı verir....

Savaşla birlikte daha da etkili biçimde gündeme gelen Kürdlerin sorunlarını görmezden gelerek

Türkiye'nin sorunlarını çözmesine yardımcı olmuyorsun. Bari kafaları karıştırmak için çabalama....

Öcalan'a mal edilen "Kürdler mezarıma tükürecek ama Türk halkı altından heykelimi dikecek" sözlerinin doğru olup olmadığını kesin olarak bilmiyorum. Mahkemede yaptığı savunmasını ve İmralı görüşmelerinde söylediklerini  biliyorum. Süreç ile ilgili Bahçeli'nin öne çıkarma çabalarına rağmen Öcalan'ın miadı doluyor. Buna sen dahil kimse engel olamaz. Öcalan adına Kürdlere parmak sallarken  bunu unutma.

Adnan Güllüoğlu

Not: Daha önce olduğu gibi yazılarımdan dolayı savcılar beni tekrar ifadeye çağırmasın diye PKK'li olmadığımı, kirli savaşa ve terör eylemlerine karşı olduğumu, PKK'nin kendini feshederek silah bırakmasını desteklediğimi tekrar ediyorum....


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Nerina Azad'ın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Bu yazı toplam 7936 kişi tarafından görüldü.
Son güncellenme: 20:34:10