DILKURD’dan MHP’ye Kürtçe Seçmeli Ders Çağrısı
Kürtçe Gönüllüleri Birliği (DILKURD), MHP’ye yayımladığı açık mektupta Kürtçe seçmeli derslerin teşvik edilmesinin toplumsal barış ve normalleşme süreci açısından kritik bir adım olacağını vurguladı.

Kürtçe Gönüllüleri Birliği (DILKURD), Türkiye’de yürütülen toplumsal normalleşme tartışmaları kapsamında Milliyetçi Hareket Partisi’ne (MHP) açık mektup yayımladı. Mektupta, Kürtçe seçmeli derslerin teşvik edilmesinin toplumsal barış açısından stratejik bir adım olacağı vurgulandı.
DILKURD, Türkiye’nin tarihi bir süreçten geçtiğini belirterek, kalıcı barış için kapsayıcı ve somut adımların önemine dikkat çekti. Açıklamada, MHP’nin son dönemde toplumsal normalleşme ve kardeşlik hukuku çerçevesinde sergilediği yaklaşımın dikkatle takip edildiği ifade edildi.
Birlik, kronikleşmiş sorunların çözümünde “devlet aklı” vurgusunun karşılıklı güvenin inşasında belirleyici rol oynadığını savundu.
Açık mektupta, Kürtçe seçmeli derslerin önündeki idari engellerin kaldırılması ve bu derslerin teşvik edilmesinin, yeni bir dönemin başladığına dair güçlü bir toplumsal mesaj olacağı belirtildi. Kürt vatandaşların ana dillerini devlet güvencesiyle öğrenebilmesinin, barış sürecinin samimiyetini gösterecek önemli bir gösterge olduğu kaydedildi.
“Dil bir milletin ruhudur” ifadesine yer verilen açıklamada, Kürtçenin eğitim alanında görünür olmasının aidiyet duygusunu güçlendireceği vurgulandı. DILKURD, MHP’nin kurucu lideri Alparslan Türkeş’in “Biz ne kadar Türksek, onlar o kadar Türk’tür; onlar ne kadar Kürtse biz de o kadar Kürtüz” sözlerini hatırlatarak, bu yaklaşımın bugün daha fazla anlam kazandığını belirtti.
Açıklamada, Türkçe kadar Kürtçenin de Türkiye’nin ortak mirası olduğu ifade edilerek, bir dilin eğitim sisteminin dışında bırakılmasının toplumsal bütünlüğe zarar verdiği görüşü dile getirildi.
Kürtçe seçmeli derslerin devlet eliyle desteklenmesinin ve MHP gibi milli hassasiyetleri yüksek bir parti tarafından sahiplenilmesinin, dil meselesinin bir güvenlik sorunu değil, toplumsal zenginlik ve kardeşlik meselesi olarak görülmesini sağlayacağı ifade edildi.
DILKURD ayrıca, 2012 yılından bu yana müfredatta yer almasına rağmen uygulamada çeşitli sorunlarla karşılaşan Kürtçe seçmeli derslere sahip çıkılması çağrısında bulundu. Ailelerin bu derslere yönlendirilmesi için siyasi ve toplumsal öncülük beklentisi dile getirildi.
Açıklama, Kürtçe ve Türkçenin eğitim alanında yan yana var olduğu bir anlayışın, daha güçlü ve huzurlu bir Türkiye’nin teminatı olacağı vurgusuyla sona erdi.
Son güncellenme: 20:38:39


































































































































































































